11. Ceza Dairesi         2021/32423 E.  ,  2024/6501 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/387 E., 2016/239 K.
SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 Tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/239 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

2.Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve (son) bentleri, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın eşinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın Balçova PTT Sube Müdürlüğüne başvurarak mağdur ...' e ait fotoğrafları sanığa ait aldatma niteliği bulunan sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini ibraz ederek bireysel kredi sözleşmelerini imzalayarak PTT'nin kredi işlemlerine aracılık ettiği ING Bank'tan 25.099,00 TL kredi çektiği,14.08.2014 tarihinde 25.000,00 TL kredinin sanığa ödendiği, olayla ilgili olarak açılan kamu davasında, sanık suçlamaları kabul etmiş, Mahkemece sanığın banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçu ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde;

1.Sanığın kredi çekme eylemi sırasında mağdur ...'e ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte kimlik ve sürücü belgesini kullanması sebebiyle fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi yanında aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle dolandırıcılık suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Dosya arasında davaya konu sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin aslının bulunmadığı, belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, ancak davaya konu sahteleştirilmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin araştırılması ve aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği göz önüne alınarak, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi aslının araştırılması; iddianamede sahteliği iddia edilen kredi sözleşmesinin ise özel belge niteliğinde bulunduğu da gözetilerek nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi asıllarının ele geçirilmesi ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlenmesi halinde Türk Ceza Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme halinde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, anılan nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin asıllarının ele geçmemesi halinde ise özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtilen dosyanın ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının araştırılarak mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması,

3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususu, hukuka aykırı bulunmuş bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

1.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi 13.07.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/239 Karar sayılı Kararına yönelik sanığın eşinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden ONANMASINA,

2.Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 Tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararına yönelik sanık eşi temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
30.08.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5275 sayılı Kanun 5237 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6545 sayılı Kanun