12. Ceza Dairesi 2023/6470 E. , 2024/3138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 8.750,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çan Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2016 tarihli ve 2016/193 esas, 2016/234 karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18/10/2022 tarihli, 2020/8754 E, 2022/6897 K. sayılı kararı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir.
2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çan Asliye Ceza Mahkemesi'nin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece "maddi gerçeğin genel hükümlere tabi yargılama ile ortaya çıkarılacağına ..." ilişkin değerlendirme ile basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verilerek genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 8.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Sanığın kastı bulunmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına, fazla ceza tayininin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 2.94 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2 maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmesi esnasında dayanak madde olan 5237 sayılı TCK'nın 52/3 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline'' karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çan Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (5) ve (6) numaralı paragraflarının hükümden çıkartılması ile yerlerine "Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 250 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine,
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 35 TL olarak hesabıyla 8.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ” ibaresinin eklenmesi ve hükmün (7) numaralı paragrafında yer alan "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline," ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "sanık hakkında hükmolunan adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.