12. Ceza Dairesi 2021/5211 E. , 2024/3175 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ..., ..., ... vekili, katılanlar ..., ... vekili, sanık müdafii
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii, katılanlar ..., ..., ... vekili ile katılanlar ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılanlar ..., ..., ... vekilinin yüzüne karşı 02.02.2021 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 25.02.2021 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık müdafii ile katılanlar ..., ... vekilinin, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/422 esas,2014/359 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli, 2016/6014 esas, 2018/2571 karar sayılı ilamıyla, kaza anından telefon ile uğraşan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile verilen ceza miktarının az olması sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamına uyularak sanık hakkında Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/237 esas,2019/196 sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1-2, 53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 8 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii ile katılanlar ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2019/11328 esas,2020/3199 karar sayılı ilamıyla, sanığın kaza esnasında cep telefonuyla ilgilendiğine dair kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde delil tespit edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gözetilmemesi sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamına uyularak sanık hakkında Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/266 esas, 2021/60 sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri: alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, kusur durumunun hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar ..., ...
vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Katılanlar ..., ..., ...
vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfının hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 04.11.2013 günü saat 06.20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahal dışı, 90 km/s hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş istikametine göre sağından doğru yoldan çıkıp yol kenarında bulunan bilgilendirme tabelasına aracının ön kısmı ile çarpması neticesinde iki kişinin öldüğü, iki kişininde yaralandığı olayda, hükme esas alınan 25.04.2014 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 11.06.2014 tarihli rapora göre; sanığın idaresindeki minibüs ile kavşaklara yaklaşırken, tepe üstlerine girerken, araçların hızını azlatmaması ve araçlarının teknik özelliklerini yol, hava, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtilen sanık hakkında mahkemece taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar ..., ..., ...
vekilinin temyiz isteği yönünden;
Katılanlar ..., ..., ... vekilinin yüzüne karşı 02.02.2021 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 25.02.2021 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme aykırı olarak REDDİNE,
B. Sanık müdafii ile katılanlar ..., ...
vekilinin temyiz istekleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.