1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2023/3370 E. , 2024/6172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davada İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf isteğinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... ve davalı ...’ın bir kısım mirasçısı ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.11.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... vd. vekilleri Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen mirasçı ... gelmedi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının murisi ...'nün maliki olduğu 140 ada 16 ve 141 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'ye; maliki olduğu 140 ada 10, 142 ada 4, 124 ada 6, 152 ada 33 ve 161 ada 12 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'ye mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini, davacının 2001 yılında kızını evlat edindiğinden murisin davacıya tepkili olduğunu, davacıya davalı kardeşlerinin çocuklarından birini evlat edinmesi gerektiğini belirttiğini, evlat edinme kararının alınmasından sonra ise murisin, davacının annesinin ve davalı ...’ın davacı ile konuşmadıklarını, murisin ileride açılacak tenkis davasını düşünerek davacıya vasiyetname ile bir taşınmaz bıraktığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile aynı oranda davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; murisin bütün mal varlığını tüm mirasçılarını kapsar şekilde paylaştırma yoluna gittiğini, davacıya 4 ada 2 parsel sayılı taşınmazını vasiyet ettiğini, davacının şu an oturmakta olduğu 267 ada 68 parsel sayılı evin inşaat masraflarının muris ... tarafından karşılandığını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 267 ada 68 parsel sayılı taşınmazın kaba inşaatının gideri karşılaştırıldığında hak dengesini gözeten bir paylaştırmadan söz edilemeyeceği, davalılara da bu kıyaslamaya dahil edilmeyen ev edinmeleri amacıyla benzer nitelikte kazandırmanın yapıldığı, davacıya vasiyet edilen 4 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bırakıldığı ancak taşınmazın 12.10.2004 tarihindeki değeri karşılaştırıldığında makul bir dengeden söz edilemeyeceği, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin vasiyetname ile malvarlığında bulunan taşınmazlar arasındaki en büyük ve en değerli taşınmazlardan birini davacıya bıraktığını, davacının halen oturduğu evi yaptırdığını, tüm masrafların muris tarafından ödendiğini, evin yapılmasından önce kiranın dahi muris tarafından ödendiğini, murisin video görüntülerinde bu hususları açıkladığını, ancak bu delilin talep etmelerine rağmen değerlendirilmediğini, davalı ...’nün maliki olduğu 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazı murise devrettiğini, bu devrin de dikkate alınmadığını, dava dışı ...’ye vasiyet edilen taşınmazın karara gerekçe yapılmasının hatalı olduğunu, buna ilişkin olarak Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/139 Esas sayılı dosyasında tenkis talepli dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu, davacı ile murisin küslüğünün asıl sebebinin murisin davacıya vermeyi teklif ettiği zeytinliğin davacı tarafından kabul edilmemesinden kaynaklandığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; tanık beyanlarına göre murisin dava konusu taşınmazları aynı anda satmasını gerektirecek derecede ihtiyacı bulunmadığının, davacı ile evlatlık ilişkisi kurduktan sonra arasının bozulduğunun anlaşıldığı, davacıya vasiyet edilen 4 ada 2 parselin dava tarihi itibarı ile 141.400,00 TL değerinde, davacının evininin kaba inşaatının 98.601,00 TL değerinde, davacıya yapılan kazandırmanın toplam 240.001,00 TL olduğu, davalı ...' a devrettiği dava konusu taşınmazların toplam değerinin 222.000,00 TL, davalı ...'ye devrettiği dava konusu taşınmazların toplam 585.000,00 TL değerinde olduğu, murisin vasiyetname ile davalı ... ve davalı ...'ın eşi dava dışı ...'ya çok sayıda taşınmaz vasiyet ettiği gözetildiğinde murisin devirlerdeki amacının mirasçıdan mal kaçırmak olduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davalıların istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...’nün yargılama sırasında öldüğünü ancak mirasçılarının davaya dahil edilmediklerini, murisin sağlığında tüm mirasçılarını kapsayacak şekilde ve denkleştirme amaçlı olarak mirasçılarına kazandırmalarda bulunduğunu ancak kararda murisin dava konusu taşınmazları aynı anda satmasını gerektirecek derecede ihtiyacı bulunmadığının belirtildiğini, kararda davalı ...’a yapılan kazandırmanın değerinin davacıya yapılandan daha az olduğunun saptandığını, kararın çelişkili olduğunu, davalı ...’nün maliki olduğu 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazı murise devrettiğini, bu devrin paylaştırmayı dengelemek amaçlı yapıldığını, bu taşınmazın dikkate alınmadığını, murise sağlığında gelini ...’nın baktığını, bu bakımı karşılığında ve minnet duygusuyla murisin gelini ...’ya taşınmaz vasiyet ettiğini, murisin sağlığında kendisine bakıp gözeten ve bakımı ile ilgilenen gelinine bir miktar mal vasiyet etmesinin normal ve makul olduğunu, kaldı ki dava dışı ...’nın bu davada taraf ve murisin mirasçısı da olmadığını, ...’ya yönelik olarak Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/139 Esas sayılı dosyasında tenkis talepli dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu, murisin davacıya da vasiyetname ile taşınmaz bıraktığını, ev yaptırdığını, öncesinde davacının kirasını ödediğini, devirlerin paylaştırma amaçlı yapıldığını, bu hususun murise ait video kaydından da anlaşıldığını, davacının muris ile arasının davacının dava dışı kişilerle evlatlık ilişkisi kurmasından kaynaklanmadığını, bu yöne ilişkin aile fotoğraflarının dosyaya sunulduğunu ancak değerlendirilmediğini, tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığını, küslüğün asıl sebebinin murisin davacıya vermeyi teklif ettiği zeytinliğin kabul edilmemesinden kaynaklandığını, nitekim muris ve eşinin davacının evlatlık ilişkisi kurduğu çocuğa 2 adet bilezik hediye ettiğini ve bu hediyelerin bizzat murisin evinde davacıya verildiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK); 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi; 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi.
3.Değerlendirme
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nün 20.05.2017 tarihinde öldüğü, geride davacı kızı ... ile davalı oğulları ... ve ...’ın mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’ın İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesinden sonra 28.02.2020 tarihinde ölmesi üzerine mirasçılarından ..., ... ve...’in davalı ...’ın vekiline vekaletname vererek davaya dahil oldukları, diğer mirasçı ...’e de Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ edildiği; murisin 12.10.2004 tarih, 2769 yevmiye nolu satış akdi ile 141 ada 6 ve 140 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...’a, 161 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki ¾ payını, 152 ada 33, 142 ada 4, 124 ada 6 ve 140 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarının tamamını davalı ...’ye temlik ettiği, ayrıca 19.12.2011 tarihli vasiyetname ile dava dışı 4 parça taşınmazını davalı ...’ye, 4 parça taşınmazını davalı ... ve davalı ...’ın eşi ...’ya, 4 parça taşınmazını ...’ya, 1 parça taşınmazını da davacıya vasiyet ettiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Öte yandan, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğine göre, davalı ...’a temlik edilen dava konusu 141 ada 6 ve 140 ada 16 parsel sayılı taşınmazların keşfen saptanan dava tarihindeki değeri 223.368,00 TL olup, bu değere göre davacının 1/3 olan miras payına isabet eden değerin 74.456,00 TL olduğu, bu durumda davalı ... yönünden açılan davanın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı ... yönünden davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından davalı ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin davalı ... yönünden değerden REDDİNE,
Davalılar vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, Aşağıda yazılı 7.938,45 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.