5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, son kesici usuli işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı Cemil için 07.03.2002, için 18.04.2002 ve için ise 23.09.2002 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
13.10.2010 KALDIRILMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.9 TCK md.102/4 K5320 md.8/1 K765 md.102/4 K1412 md.321