9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2024/4443 E. , 2024/8431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık müdafiinin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan ve kesin nitelikte olan istinaf başvurularının esastan reddi kararını da temyiz ettiği ancak Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 20.02.2024 tarihli ek kararıyla temyiz isteğini reddettiği, söz konusu ek kararın sanık müdafiine usulünce 25.02.2024 tarihinde tebliğine rağmen bu husus bakımından yeni bir temyiz dilekçesi sunulmadığı anlaşıldığından inceleme sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere özgülenmiştir. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94/1. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında katılan mağdurlara yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın 2020 yılında camii tuvaletine götürdüğü katılan ...' le organ sokma suretiyle anal yoldan ilişkiye girmek, katılan ... ile ise farklı tarihlerde camii tuvaleti ve evinde yine organ sokma suretiyle anal ve oral yoldan ilişkiye girmek şeklindeki eylemleri sebebiyle sanığın her iki katılan mağdura yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLER
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst hadden cezalandırılması, sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1.
maddesi gereğince indirim yapılmaması ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Gerekçesiz olarak karar verildiğine, HTS verilerine göre sanığın atılı suçları işlemediğinin kesin olduğuna, dosya arasına giren fotoğraflara göre katılan mağdurların iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık Umutcan' ın kovuşturma evresi beyanının mahkemece dikkate alınmadığına ve mahkumiyetlere yeter delillerin bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Kanuni düzenleme dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir.
Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
2.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, tanık Yaşar ile katılan mağdurun annesi ...'in beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Katılan Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Katılan Mağdur ...' e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/1-2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2024 tarihinde karar verildi.