4. Hukuk Dairesi         2024/2697 E.  ,  2024/9949 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/495 Esas - 2023/493 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan istirdat davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in davalı bankadan 27.01.2020 tarihinde kredi kullandığını ve davalı tarafından muris lehine Anadolu Hayat Emeklilik AŞ nezdinde hayat sigortası yapıldığını, murisin 12.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, vefat tarihi itibarıyla murisin kredi borcundan ödenmemiş 26 taksit mevcut olduğunu, davalı bankanın icra tehdidi nedeniyle müvekkilleri tarafından murisin kalan borcunun bankaya ödendiğini, ancak murisin kullanmış olduğu krediye istinaden yapılan hayat sigortasında davalı bankanın lehtar olduğunu, rizikonun gerçekleşmesi halinde bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerektiğini, davalının hayat sigortası poliçesinden kolayca alacağını tahsil etme imkanı varken müvekkillerinden kalan alacağı tahsil etmek istemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek müvekkilleri tarafından icra tehdidi altında yapılan ödemelerin müvekkillere iadesini ve kalan borcun davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, ölüm olayının gerçekleşmesinde davacıların murisinin sözleşme anında sigortalının savunmada geçen hastalığının bulunup bulunmadığı, mevcut olduğunun tespiti halinde gizlenip gizlenmediği, ölüm rizikosu ile bildirilmeyen hastalık arasında illiyet bağı olup olmadığı değerlendirilmesine ilişkin rapor alınması gerektiğini, davacıların murisinin sigorta şirketinden saklamış olduğu hastalıklarının sigortacı için önemli sayılabilecek risk faktörü olması sebebiyle proporsiyon hesabı yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş tarafından davacıların murisinin ölüm tarihi olan 12.12.2020 tarihinden sonra toplam 13.827,80 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar davacıların murisinin vefatı ile gördüğü tedaviler arasında illiyet bağı araştırması talep edilmiş ise de dosyaya sunulan beyan ve belgelerde murisin sağlık bilgileri sunulabildiği dikkate alındığında bu denetimin kredi tahsis aşamasında da yapılabileceği, muris tarafından gerçeğe aykırı bilgi verilmesinde mirasçılara kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.827,80 TL alacağın 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 30.12.2021 tarihinden, 12.827,80 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 07.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri

Adalet Bakanlığı, davalının talebi üzerine davanın Anadolu Hayat Emeklilik AŞ'ye ihbar edildiğini, ihbar olunan tarafından aşamalarda çeşitli beyanlarda bulunulduktan sonra 16.06.2023 tarihinde harçlandırılmış dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunulduğunu, mahkemece 22.06.2023 tarihli celsede asli müdahale talebi hakkında bir karar verilmeksizin ihbar olunanın araştırma talebinin reddi ile esas hakkında karar verildiğini, asli müdahale davasının ayrı bir dava olup asıl yargılama ile birlikte yürütülüp karara bağlanması gerektiğini, mahkemece ihbar olunanın asli müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığını, ayrıca davanın niteliğine göre hangi sıfatla davaya bakıldığına ilişkin karar verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların murisinin vefat tarihinde davalı bankaya olan kredi borcunun hayat sigortası poliçesinden karşılanması gerekirken borcun icra tehdidi altında davacılar tarafından ödenmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesi.

3.Değerlendirme

Dosyanın incelenmesinde; davacıların murisinin davalı bankadan kredi kullandığı, kredi kullanımı sırasında Anadolu Hayat Emeklilik AŞ nezdinde hayat sigortası yapıldığı, murisin ölümünden sonra ödenmeyen kredi taksitlerinin davacılar tarafından icra tehdidi altında ödendiği belirtilerek yapılan ödemelerin davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından davanın Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş.'ye ihbar edildiği, Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. tarafından 16.06.2023 tarihli dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunulduğu, mahkemece 22.06.2023 tarihli celsede alınan ara karar ile ihbar olunan Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş.'nin araştırma talebinin reddedildiği ve esas hakkında karar verildiği, Adalet Bakanlığı tarafından ise asli müdahalenin ayrı bir dava olduğu ve bu nedenle asli müdahale davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği ile davaya hangi sıfatla bakıldığına karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un "Kanun Yararına Temyiz" başlıklı 363 üncü maddesi "(1) (Değişik: 20/7/2017-7035/33 md.) İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. (2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. (3) Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır." şeklinde düzenlenmiştir.

Anılan madde gereğince kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilmesi için ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri veya istinaf incelenmesinden geçmeden kesinleşmiş bir kararının bulunması gerekir. Somut olayda asli müdahale davası hakkında 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinde belirtilen şartlara uygun şekilde verilmiş nihai bir karar bulunmadığından anılan maddede öngörülen koşulların gerçekleşmediği görülmektedir. Bu nedenlerle koşulları oluşmayan kanun yararına temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
21.10.2024 REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun K6100 md.7035/33