Yerel Hukuk Mahkemesi
- Mahkeme
- Yerel Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/58
- Karar No
- 2024/46
- Karar Tarihi
- 20.02.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesiyle; somut olayda, kararlardan da anlaşılacağı üzere, müvekkili markaları ile davalı başvurusuna konu ibarenin benzer olduğunu, müvekkiline ait “...” markası, ... Sözleşmesi ve 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca tanınmış marka olmakla birlikte müvekkilinin “...” markası üzerinde önceye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu, Müvekkilinin birçok ülkede faaliyet göstermekte olduğu gibi, aynı zamanda “...” markasının sektörde önde gelen markalar arasında yer aldığını, müvekkili markasının, gerek “yumurta” ürünleri gerekse “yem vb” ürünlerinde sektörde oldukça bilindiğini, ticaret unvanı sebebiyle müvekkili faaliyet alanı ile özdeş bir markanın tescili mümkün olmadığını, müvekkili marka ve davalı marka başvurusu kapsamı aynı/ benzer mal ve hizmetleri içermekte olup marka ibareleri birbirleri ile aynı/ ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili tarafından sonradan devralınan ... tescil numaralı “...” markasının kapsamında “Yumurta tozları, yem, canlı bitkiler, çiçekler, çimen/çimler, fideler, fidanlar, kurutulmuş bitkiler ve otlar”ın yer aldığını, değerlendirme yapılırken bu hususun da göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, ancak sonradan meydana gelen ve .... itirazında bildirilen ... tescil numaralı “...” markası değerlendirmeye alınmasa dahi, taraf faaliyetleri ve yine taraf markalarının ilişkilendirilebilir olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmamış, kötü niyetli olduğunu ifade ederek, ... ...’nın ... sayılı kararının 31. Sınıfta bulunan: “Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri” ile 35. Sınıfta bulunan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” bakımından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin başvuruya konu marka üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, müvekkili tarafından ... sayılı “....” marka başvurusunda bulunulmuş ve ... müvekkili markası kapsamından 31. sınıftaki “Bahçecilik ürünleri ve tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri ve tıbbi amaçlı olmayan katkıları” mallarının çıkartılmış ve kalan mallar için tescil işlemlerinin devam ettirilmesine karar verilmiş olduğunu, emsal kararda da “Bahçecilik ürünleri ve tohumlar.” mallarının, huzurdaki davadaki gibi müvekkili “...” esas unsurlu marka kapsamından çıkartılmış olduğunu, ancak yerel mahkeme müvekkilinin ... markası üzerinde 29.
30.ve 31. Sınıftaki ürünler üzerinde (pekmez hariç) kazanılmış hakkı bulunduğuna hükmederek, pekmez dışındaki tüm ürünler bakımından ... kararını iptal etmiş olduğunu, söz konusu karar davalı tarafından temyiz edilmişse de ... sayılı kararı ile onanmış olduğunu, davalı onama kararı için karar düzeltme talebinde bulunmuşsa da bu talep .... ., sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmiş olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu önceki markaları, itiraz konusu başvuru kapsamındaki ürün ve hizmetleri aynen ve benzer şekilde kapsadığını, müvekkili markasına itiraz edildiği tarih itibariyle davacının .... sayılı ... markasına sahip olmadığını, söz konusu markanın ... itirazından evvel davacıya devredilmiş olmasının önemli olmadığını davacıya ait diğer markaların kapsamında ise 31. Sınıfta “Yem. Canlı bitkiler: Çiçekler, çimenler/çimler, fideler, fidanlar... Kurutulmuş bitkiler ve otlar” ürünleri bulunmadığı için ...’nin verdiği kararın yerinde olduğunu, zira bu ürünler bakımından sınıfsal benzerliğin sağlanmamış olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın MDB tarafından kısmen kabulü akabinde red kararı yönünden davacı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kısmen reddi kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından 10.01.2020 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 29 / 30 / 31 / 35 / 43 /sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 27.03.2020 tarihli ve 345 sayılı ...'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından kısmen kabul edilerek dava konusu başvurunun kapsamından “29. Sınıf: Yumurtalar, yumurta tozları.
31.Sınıf: Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil).” malları çıkartılmış, davacı ve davalı tarafından söz konusu kısmi ret kararına ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve .... sayılı kararı ile: ''... tarafından yapılan itiraz: ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, bahsi geçen itiraz sahibi firma tarafından başvurunun .... sayılı "... " ibareli markalarla karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçeleriyle "SINIF 31: Yem. Canlı bitkiler: Çiçekler, çimenler/çimler, fideler, fidanlar Kurutulmuş bitkiler ve otlar SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yumurtalar, yumurta tozları. Yem. Canlı bitkiler: Çiçekler, çimenler/çimler, fideler, fidanlar? Kurutulmuş bitkiler ve otlar. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." bakımından 6769 s. SMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca kısmen reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. … İtirazın incelenmesine öncelikle somut uyuşmazlıkta kullanım ispatı yükümü altında bulunmayan .... sayılı markalarla başlanmıştır. Yapılan incelemede, başvuru konusu marka ile belirtilen itiraz gerekçesi markaların iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları, ayrıca itiraz konusu mal/hizmetlerden "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yumurtalar, yumurta tozları. Canlı hayvanlar, kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." ile benzer malların .... sayılı itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. … Diğer yandan, itiraz gerekçesi .... sayılı markalar hakkında başvuru sahibinin kullanım ispatı talebinde bulunduğu görülmekle birlikte, söz konusu markaların eşya listesinde bulunan mallar bakımından kullanımlarının ispatlandığı varsayıldığında dahi ulaşılan nihai sonucun ve ret kararının kapsamının değişmeyeceği, zira bu markaların da eşya listesinin "yumurtalar, yumurta tozları ve kuluçkalık yumurtalar" mallarından ibaret olduğu tespit edilmiştir. Kötü niyet/haksız rekabet iddiası ise somut dayanaktan yoksun olduğundan haklı görülmemiştir.'' gerekçesiyle, ''1) Başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddine; 2) ... tarafından yapılan itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Yumurtalar, yumurta tozları. Canlı hayvanlar, kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." bakımından da reddine; oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle: Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
1.Dava konusu marka başvurusu ile davacının redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu,
2.Dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer almadığı,
3.Dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markaları arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
4.Davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı,
5.Davacının SMK 6/6 kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı,
6.... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Kullanımın İspatı Yönünden: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Kullanma İspatı”na ilişkin 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde ...’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” hükmünü içermektedir.
SMK 19/2 ve 25/7 maddeleri gereğince markanın kullanıldığını ispat yükü davacıya aittir. Bu konuda delil serbestisi geçerli olup marka sahibi markasını kullandığını kanaat verici ve denetlenebilir olması kaydıyla gazete ve dergilerdeki duyuru, tanıtım ve reklamları, üzerinde tarih bulunan ve piyasaya dağıtıldığı ortaya konulabilen ve baskı tarihi denetlenebilen katalog, broşür gibi tanıtım araçları, dijital ortama konulduğu tarih teknik olarak ispat edilebiliyorsa internet ortamındaki arşiv kayıtları, süpermarket insertlerindeki görseller, fatura ve benzeri her türlü delille ispat edebilir. Bu hüküm kapsamında, davalı tarafından, idari aşamada davalının redde gerekçe markalarının kullanım ispatı talep edilmiştir. Davacının redde gerekçe markalarının tescil tarihleri ile dava konusu markanın başvuru tarihi (10.01.2020) dikkate alındığında, davacıya ait .... sayılı markaları kullanım ispatı talebine konu olduğu, redde gerekçe .... sayılı markalarının kullanım ispatı talebine konu olmadığı tespit edilmiştir.
Davalının dosya kapsamına sunduğu, davacı şirket ve dava dışı ... Yem San. Tic.
A.Ş. tarafından düzenlenmiş farklı yıllara ait faturalar, tv yayınları, röportaj, fuar, tanıtım filmlerinin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından düzenlendiği faturalarda “ ... ” markasının kullanıldığı ancak bu faturaların sadece 2021 yılına ait olduğu; dolayısıyla “... ” markasının “yumurtalar” mallarında kullanımının ...’de ciddi bir biçimde kullanıldığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Markası Örnek Davacı Markaları ... .... (29, 30, 31, 35, 43. sınıf) .... ... . ... . ... . ... . .... (29, 31. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu 31. Sınıfta bulunan: “Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri” ile 35. Sınıfta bulunan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” malları/hizmetleri ile davacı markalarında yer alan “Yumurta, yumurta tozları, kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar.” malları, benzer alıcı çevresine hitap etmemeleri, benzer ihtiyaçları karşılamamaları, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunmamaları, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olmamaları, dağıtım kanallarının ortak olmamaları, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılmamaları, aynı toptancılarda satılmamaları nedeniyle benzer/ilişkili olmadıkları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan ilk şart gerçekleşmemiştir. Devamla; Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “... ...” ibareli marka, siyah renkte, kalın, büyük, harflerle “... ...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu, anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacının redde gerekçe markaları, “...” ibaresi ile birlikte “...” “ibareleri ve bazılarında kapsamlarındaki mallar bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan figüratif unsurların yer aldığı kelime markaları veya karma markalar olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. ...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; dava konusu markanın davacının markalarının esas unsuru konumundaki “...” ibaresini aynen içerdiği, dava konusu markada yer alan “...” ibaresindeki “...”nın ...’de bilinen bir ilçe olduğu ve “...” ibaresini nitelediği, “...” ibaresine kıyasla ayırt edici niteliğinin oldukça zayıf bir ibare olduğu, ilgili tüketicilerin algısının “...” ibaresi üzerinde olacağı, dolayısıyla “...” ibaresinin dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak farklılaştırmaya yetmeyeceği, sonuç olarak, tüketici algısında işletmeler arasında bir bağlantı kurulma ihtimalinin yüksek olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunduğu; her ne kadar dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunsa da, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar/hizmetleri, redde gerekçe markaların kapsamlarında benzer/ilişkili olarak yer almaması nedeniyle, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı kabul edilmiş, davacı markalarının ... sicilinde tanınmış marka olarak kaydının bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin de tanınmışlığa delalet eder bir yönünün bulunmadığı, davalıya ait markanın tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/4 ve 3/5 maddesi hükümlerinde belirtilen koşulların oluşmasa yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6/4 ve 6/5 maddeleri koşullarının somut olayda uygulanamayacağı; davacının ticaret unvanı, “... Tic. A.Ş.” olup ek unsurunun “... ...” olduğu; somut uyuşmazlık bakımından incelendiğinde, davacıya ait ticaret unvanının “ek” unsurunun “... ...” ibaresi olduğu, davalının dava konusu markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, dava konusu markanın esas unsuru ile davacının ticaret unvanının ek unsuru arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılma ihtimali bulunduğu; 24.12.2013 tarihli ve 8471 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde davacının ticaret unvanının faaliyet alanlarının arasında “Hayvansal ürünler, yem ve gıda sektörü ile ilgili yurt içinde ve yurt dışında her türlü fuar ve organizasyonlara katılmak” yer aldığı, dava konusu markanın kapsamındaki “31.Sınıf: Hayvan yemleri.35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvan yemleri. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” malları/hizmetlerinin davacının ticaret unvanının yukarıda belirtilen faaliyet alanları ile ilişkili olduğu; her ne kadar dava konusu markanın esas unsuru ile davacıya ait ticaret unvanının ek unsuru arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimali ve dava konusu markanın “31.Sınıf: Hayvan yemleri.35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvan yemleri. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” mallar/hizmetler davacıya ait ticaret unvanının faaliyet alanlarında ilişkili olarak yer alsa da, dosya kapsamında davacının ticaret unvanındaki “Hayvansal ürünler, yem ve gıda sektörü ile ilgili yurt içinde ve yurt dışında her türlü fuar ve organizasyonlara katılmak” faaliyetlerine ilişkin markasal kullanımının ispatlanamaması nedeniyle davacının SMK 6/6 maddesi kapsamında yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı; neticeten, dava konusu marka başvurusu ile davacının redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar/hizmetlerin davacının redde gerekçe markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer almadığı, dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markaları arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, davacının SMK 6/6 kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı, ... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu anlaşılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)