T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin-------- yılından beri müzik sektörüyle iştigal etmekte olduğunu, iş hayatı boyunca yüzlerce şarkı sözü, müzik ezgisi ve çeşitli müzikal çalışmalarda bulunmuş olduğunu, müvekkili tarafından oluşturulan eserlerin hepsinin telif hakkının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin uhdesinde yer almakta olduğunu, ancak müvekkilinin -------- talihsiz bir olay sonucu ceza evine girmek durumunda kaldığı için eserlerinin telifleri ile yeteri kadar ilgilenme şansı olmadığını, müvekkilin bu durumundan istifade ile çeşitli kişi ve kuruluşlarca müvekkile ait eserlerin kendisinin izni olmadan kullanılmaya başlanılmış olduğunu, Müvekkilinin---- başvurarak,------albümünde bulunan----adlı eserin müziği ile----- albümünde bulunan---------adlı kendi eserinin müziği ile aynı olması sebebiyle eserlerin benzerlik yönünden incelemesini talep etmiş olduğunu, Söz konusu eserlere ilişkin dijital ortamında ses kayıtlarının da kurula sunulmuş olduğunu, dijital ortamda ses kayıtları sunulan eserlerin dinlenilmiş ve her iki eserin nakarat ve ara nağmelerinin benzerlik gösterdiğinin tespit edilmiş olduğunu, yapılan bu tespitin müvekkile ait eserin kendisinin izni olmadan hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını göstermekte olduğunu, bahsi geçen eserlerin hali hazırda --------- daha bir çok platformda yayımı devam etmekte olup bu sebeple müvekkil maddi ve manevi zarara uğramakta olduğunu, davalılar tarafından icra edilen fiiller göz önüne alındığında müvekkiline ait eserlerin kendisinden izinsiz bir şekilde kar gütme amacıyla kullanılmış olduğunu ve bu durumun da davalıların haksız kazanç sağlamasına ve ayrıca müvekkilin mağduriyet yaşamasına sebebiyet verdiğini, FSEK m. 68 uyarınca müvekkilinin sözleşme yapmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın 3 katını isteme hakkını haiz olduğunu, Davanın KABULÜ ile Müvekkilin mahrum kaldığı maddi kazançlar için şimdilik 1.000 TL'nin (HMK 107 gereği belirsiz alacak davasıdır) olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, FSEK m. 70/1 uyarınca ihlal edilen manevi haklarımıza karşılık 250.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, Müvekkile ait olup davalı tarafından seslendirilen eserin hali hazırda yayınlandığı bütün yerli ve yabancı müzik platformlarından FSEK m. 69 uyarınca kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DAVAYA CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının dava dilekçesi’nin taşıması gereken yasal unsurları taşımadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederek, (HMK) 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususların dilekçede yer almadığı, davacının iddiaları soyut ve mesnetsiz biçimde ileri sürüldüğü, "Açık bir şekilde talep sonucu" unsurunun da dava dilekçesinde eksik olduğu, Müvekkili --------- hangi iddialar ile huzurdaki davada davalı olduğunun anlaşılamadığı, davacı tarafın iddia konusu eserin hak sahibi olup olmadığı, davalıların hangi suretle müteselsil sorumluluklarına gidilmekte olduğu, örneklerin çoğaltılabileceği, dilekçeden iddia ve taleplerin ne olduğunu anlamanın bir hayli güç olduğunu, Davacının dava dilekçesi HMK 119/1-f ve g bentleri hükümlerine aykırı olduğundan HMK 119/2 md. hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği, Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacıya eksiklikleri gidermesi için kesin süre verilmesini, davacının fsek 69. maddesi gereği tecavüzün men'i talebi’nin ancak tüm hak sahipleri tarafından ileri sürülebilir olduğunu, davacının salt söz sahibi sıfatı ile eserin yayınlandığı platformlardan kaldırılmasını talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının tecavüzün men'ine ilişkin talebinin tek başına dinlenebilmesi için davacı tarafın huzurdaki davaya konu ettiği eseri bahse konu platformlarda umuma iletme hakkını diğer eser sahiplerinden------- devralmış olmasının gerekli olduğunu, Aksi halde tecavüzün men'ine ilişkin işbu davanın tüm mali hak sahiplerince birlikte açılması gerektiğinden usulen reddine karar verilmesinin gerektiği, davacının iddia ve talepler ileri sürdüğü dava konusu eserlerin yapımcısı ve yayımcısı’nın müvekkil şirket olmadığı, huzurdaki davada müvekkilinin husumetli olamayacağını, davanın husumet eksikliğinden reddini, davacının eser sahipliği bulunmazken huzurdaki davayı ikame etmesi nin mümkün olmadığını,
Davacı tarafından dayanılan ----- tarafından düzenlenen raporun taraflarına tebliğ edilmediğini, işbu rapora ------ üzerinden ulaştıklarında, raporun kat'i bir rapor olmadığının anlaşıldığını, rapordaki ---- kayrtları değerlendirilmiştir.------ adlı albümünde bulunan ---- adlı eserin nakaratlar ve ara nağmeleri benzerlik göstermektedir. Ancak her iki eser arasında ritimsel ve makamsal farklılıklar olduğuna karar verilmiştir." İfadeleri ile eserlerin farklı olduğunun vurgulandığı, davacı tarafından eser sahipliğinin tespiti konulu açılmış bir dava ve bu dava neticesinde eserin davacıya ait olduğunu gösterir nitelikte verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararının da olmadığı, Bu halde huzurdaki davayı açmada davacı tarafın hukuki menfaatinin bulunmadığı, Zira davacı tarafın --------- adlı eserin sahibi olmadığını, Davacının ileri sürdüğü ----------iddiasının ise huzurdaki davanın ispatı bakımından yeterli olmadığını, bu sözde benzerlik iddiasına dayanılarak maddi ve manevi tazminat ile eserin platformlardan kaldırılması talepli davanın reddine karar verilmesinin gerekli olduğunu, ---- tarafından gönderilen ---- tarihli yazı cevabında-------------------olarak görünmekte olduğunu, esere ilişkin muvafakatnamenin de ----- tarafından verilmiş olduğunun görüldüğü, esasında davacının kendi eseri olduğunu iddia ettiği------- adlı eser bakımından ileri sürdüğü hak sahipliğinin de şaibeli olduğu, Davacının huzurdaki dava yönünden hak sahipliği ve hukuki menfaati olmadığına ilişkin itirazları olduğunu, müvekkilinin, davacının mali ve manevi haklarına tecavüz etmemiş olduğunu, Müvekkil Şirket’in----------- adlı eserin hak sahibi olmadığını, hatta dava dilekçesinde Müvekkil Şirket'e neden dava açıldığına dair hiçbir iddia ve beyan ile somutlaştırılmış delilin de bulunmadığını, Müvekkil Şirketin davacının eserini taklit etmediğini, Müvekkil Şirket'in sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmayacağını,Davacının dava dilekçesinde ve delillerinde kendisinin hak sahipliğine ilişkin bir belge sunmadığını, kat'i olmayan bir rapora dayanarak hak sahipliği ileri sürdüğünü, Türk Medeni Kanunu Md.2 Dürüstlük Kuralına aykırı olarak işbu davayı ikame etmiş olduğunu, Davacının iddiasına konu ---------- yılında yayımlanan albümde yer almaktadır. Diğer bir deyişle ----------- uzun yıllardır varlığını sürdürmekte olduğunu, Davacı ------- yılında alınan bir rapora dayanarak huzurdaki davayı açmış olmasının eserin yayınlandığı tarihten 15 yıl geçmiş olması ve rapor tarihinden ise 9 yıl sonra ileri sürülmüş olması halinin bu iddia ve taleplerin dinlenmesini mümkün kılmamakta olduğunu, davacının bu süreçte iddia ve talebi ile ilgili olarak Müvekkil Şirket ile ne şifahen görüşmüş ne de Müvekkil Şirket'e karşı bir ihtarname keşide etmiş olduğunu, bir an için iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi davacının, uzun süredir sessiz kalmak sureti ile bu hakkını devretmiş kabul edilmesinin gerektiğini, Davacının talep ettiği manevi zarar bedelinin fahiş olduğunu, ayrıca faiz talebinin de haksız olduğunu, mahrum kalınan kar adı altında talep edilen bedel için "olay tarihinden" itibaren şeklinde ileri sürülen başlangıç tarihinin de anlaşılmamakta olduğunu, bu hali ile dahi davacının işbu talebinin reddinin gerektiği, yine manevi tazminat talebi için dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin haksız olduğunu, ayrıca davacının reeskont faiz talebinde bulunmasının da mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olabileceğini, davanın açılmamış sayılmasına, usul ve esas yönünden reddine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine dair savunma ileri sürdüğü görülmüştür.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların eser sahibi oldukları iddia edilen ----- ve dava dışı ---- seslendirdiği ---- eserlerindeki şarkıların davacının eseri ile iltibas oluşturacak şekilde düzenlenip icra edilip edilmediği, bu sebeple tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ----tarihli yazı cevabında, her iki albüme ilişkin beyanname suretleri,---- Mahkemenize gönderildiği görülmüştür. Eser bildirim formlarının ----uyumlu olduğu, eser sahiplerinin aynı olduğu ancak davacı adında farklı yazımlar olduğu görülmüştür. Beyanname suretlerinin incelemesinden, ---- isimli müzik eserinin müzik eser sahibi olarak kayıtlı bulunan ----- müstear adı olabileceği, beyannamede ----yazıldığı görülmüştür. Tarafların delilleri, dijital materyaller incelenmek suretiyle davalı tarafından FSEK'ten kaynaklı haklarına tecavüzde bulunulup bulunulmadığı, tecavüzün oluşması halinde talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi hususunda FSEK uzmanı, müzik eseri konusunda uzman sanatçı, müzik yapımcısı'ndan oluşan heyet raporunda özetle; ---- bestelerinin, müzik eseri sahibinin kayıtlarda ------- adlarda göründüğü, bu kişinin davacı olabileceği keza, davacının ---- başvurusunda her iki isimle teknik bilim kurulu raporu talep ettiği ve ---- kayıtlarında elle düzeltmeler olduğu, eser sahibi tarafından yaşanan karmaşadan dolayı ------ eserinin hususiyet unsurunun değerlendirilemediği bu bakımdan FSEK md. 3 hükmü kapsamında müzik eseri niteliğinin ve iddia olunan------ isimli esere benzerliğinden/benzemezliğinden doğan sonuçların FSEK kapsamında değerlendirilemediği, Eldeki belgelerden Davalı ---- husumetinin tespit edilemediği, Telif Müdürlüğü kayıt tescil belgesi evraklarından eser yer aldığı----doğan hakların yapımcısı ---- devredildiğine dair bir ibarenin -------- gelen evraklarda yer almadığı, kayıtlarda eksiklik varsa giderilmesi gerektiği, kayıtlara işlenmemiş bir devrin de gerçekleşmiş olabileceği ancak internet araştırmasında da böyle bir tespitin heyetimizce yapılamadığı, iddianın kaynağının bu sebeple dosya kapsamından tevsik edilemediği,------- hak sahibinin davacı olduğu yönünde kanaate hakim ise, bu defa her iki eserin teknik inceleme kapsamında kıyaslanmasın neticesinde; 2 eser arasında hiçbir benzerlik bulunmadığı, dava konusu eserlerde ritim olarak, nota yazımı benzerlikleri açısından ve makam yani ton açısından hiçbir benzer nota bulunamadığı ve bu kapsamda FSEK anlamında bir hak ihlalinden söz edilemeyeceğine dair rapor sunulmuştur.
GEREKÇE
Dava, Eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüz dolayısıyla tecavüzün ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf davalı -------adlı eserin müziklerinin eser sahibi olduğunu, davalıların bu müzikleri kendisinden izin almaksızın kullanmaları dolayısıyla eser üzerindeki haklarının ihlal edildiğini, bu sebeple eserden kaynaklı haklarına tecavüzün tespiti, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Yargılama sırasında davacı taraf davasını takip etmemiş, davalılardan ------- duruşmaya iştirak etmemiş ve davayı takip etmemişler, bu davalılar yönünden Mahkememiz dosyası tefrik edilerek yeni bir esas üzerinden yargılamaya devam olunmuş, huzurdaki davadaki yargılamaya davalı şirketin davayı takip etmesi ile davalı şirket yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
HMK'nun 114(1/d) maddesinde taraf ehliyeti dava şartı olarak sayılmıştır. Bu hüküm gereği eğer taraflardan birisi yönünden taraf ehliyeti bulunmadığı takdirde HMK'nın 115/2 maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacı tarafın davalı şirket aleyhine eser üzerindeki haklarının ihlali dolayısıyla dava ikame ettiği, ancak----kayıtları incelendiğinde dava konusu eserlerin ----- şirketine ait olduğu, davalı şirketin dava konusu müzik albümlerinin yapımcısı, yayıncısı ya da dağıtıcısı olduğuna dair bir delilin dosyada mevcut olmadığı dikkate alındığında davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmış ve davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davalı ---------Aleyhine ikame edilen davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Alınması gereken 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın reddi dolayısıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024