7. Hukuk Dairesi         2011/6305 E.  ,  2012/1102 K.

"İçtihat Metni"

Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacı ile miras bırakan arasındaki soybağının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.

Bir davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, taraflardan delillerinin sorulup saptanması, gösterilecek ve davanın sonucunu etkileyecek tüm delillerin eksiksiz toplanması, ilgili yerlerden gerekli belgelerin getirtilmesi, daha sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir. Bunun yanında mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle açılan davaların çekişmesiz yargıya tabi olması nedeniyle bu tür davalarda resen araştırma prensibinin uygulanacağı, mirasçılar tarafından açılmış bu tür davalarda davacının sadece kendisinin mirasçı olduğunu, bir başka deyişle kendisi ile miras bırakan arasındaki soybağını kanıtlamak zorunda olduğu, başka mirasçı bulunup bulunmadığının ve miras paylarının ise mahkemece resen belirleneceği de kuşkusuzdur. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 30. maddesi hükmünde; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde miras bırakan ... ... oğlu ...’ın mirasçılarından olduğunu, miras bırakanın ... ..., ... ...., ... ..., ... olmak üzere 9 çocuğu bulunduğunu belirterek mirasçılık belgesi verilmesini istemiş, delil olarak Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/147 esas sayılı dosyasına, 310 numaralı tahrir kayıtlarına, nüfus kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayanmıştır. Dosya içeriğinden mahkemece davacı tanıklarının dinlendiği, ilgili dosya ve tahrir kayıtlarının getirtildiği, bir kısım nüfus kayıtlarının ibraz edildiği, dinlenilen davacı tanıklarının miras bırakanın 9 çocuğu olduğunu doğruladıkları, yine mevcut nüfus kayıtlarından miras bırakan ... ... oğlu ...’ın nüfusta kayıtlı olmadığı,... ve ...isimli iki eşinin bulunduğu, Ümmügülsüm’den olma çocuklarından ..., ... ve ...ile ...’den olma çocuklarından ..., ... ... ve ...’ın eş ve çocuklarını gösterir nüfus aile kayıtlarının ibraz edildiği, miras bırakanın çocuklarından davacının kök miras bırakanı ... ... ile .... ve ...’nin nüfus kayıtlarının ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.

Davacının miras bırakan ... ... oğlu ...’ın mirasçısı olup olmadığının belirlenebilmesi ve bunun sonucuna göre de soybağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilebilmesi için öncelikle dava dilekçesinde ismi açıklanan ve tanıklarca da varlığı bildirilen miras bırakanın çocuğu ... ... ile nüfus kayıtlarında davacının dedesi olarak görülen ...’in aynı kişi olup olmadığının, ...’in nüfus kaydının bulunup bulunmadığının, kimle evli olduğunun, davacının babası ... dışında başka çocuğu olup olmadığının, bunların sağ olup olmadıklarının davacıdan sorulması, ...’in nüfusta kayıtlı olduğunun belirlenmesi halinde nüfus aile kayıtlarının getirtilmesi, nüfusta kayıtlı olmadığının belirlenmesi halinde miras bırakan ile kendisi arasındaki soybağını, bir başka deyişle miras bırakanın mirasçısı olduğunu kanıtlama yükünün kendi üzerinde olduğu da hatırlatılarak davacıdan az yukarıda açıklanan olguları ispat için tanık dahil tüm delillerinin sorularak göstereceği delillerin toplanması, bu yolla miras bırakan ile davacı arasında soybağı bulunup bulunmadığının duraksamasız saptanması gerektiği, ayrıca miras bırakanın diğer mirasçılarının belirlenmesinin mahkemenin görevine girdiği gözetilerek davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için miras bırakan ... ... oğlu ...’ın diğer çocukları İsmail Adıgüzel, İbrahim Çolak ve ...’nin nüfusta kayıtlı olup olmadıklarının, kimle evli olduklarının, ölmüşlerse çocuklarının kimler olduğunun saptanması, bu saptamanın yapılabilmesi için öncelikle davacı ve kimliği belirlenen diğer mirasçılardan bu hususların sorulması, gerekirse resen tanık dinlenmesi ve zabıta araştırması yapılması, nüfusta kayıtlı iseler nüfus aile kayıtlarının getirtilmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece bu olgular gözden kaçırılarak belirtilen doğrultuda araştırma ve soruşturma yapılmamış, soybağı kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.

Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan doğrultuda araştırma ve soruşturma yapılarak davacı ile miras bırakan arasında soybağı bulunup bulunmadığının, miras bırakanın mirasçılarının gerçekte kimler olduğunun duraksamasız belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 91,05 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
23.02.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Miras Hukuku 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu K4721 md.30