Esas No
E. 2022/206
Karar No
K. 2024/39
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA

1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/206
KARAR NO: 2024/39
DAVACI: ... - T.C. Kimlik No: ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI: 2- ...

...

VEKİLİ: Av. ... -....
DAVA: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 15/02/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 15/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; davacının, “...” markasının 13. sınıftaki mallar için uzatma, 6. ve 20. Sınıftaki mallar için yeni başvurusu bulunduğunu, davalının itirazı üzerine başvurunun, davacıya ait önceki tarihli başvurunun kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin verilen ve istinaf incelemesi devam eden ilk derece mahkemesi kararının varlığından bahisle ve SMK m.6/9 hükmü bağlamında reddedildiğini, davacının, 2010 yılında markasını tescil ettirdiğini, bu markanın kullanımına ilişkin davacının da ortakları arasında yer aldığı dava dışı ... Turz. Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti.ye lisans verildiğini, bu markanın 10 yıldır kullanıldığını, anılan markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmekte olduğunu, dava konusu başvurunun reddedilmesi ile birlikte davacının markasının boşta kalacağı endişesiyle uzatma başvurusu yapıldığını, önceki tarihli markanın iptaline ilişkin karar kesinleşmediği için bu karar gerekçe gösterilerek dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığı değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, en azından iptale ilişkin karar kesinleşinceye kadar uzatma kararı verilmesi gerektiğini, iptaline karar verilen markanın kapsamında 12. sınıftaki mallar yer almaktayken, dava konusu markanın kapsamında 06., 12., ve 20. sınıftaki malların yer aldığını, bu anlamda da iptal edilen markanın kapsamında yer almayan mallar bakımından kötü niyetin söz konusu olamayacağını, davacının 06. ve 20. Sınıflardaki mallar bakımından ticari faaliyetlerinin bulunduğunu, 12. sınıf bakımından önceden tescilli bulunan bir markanın iptaline karar verilmesi nedeniyle, davacının başka sınıflarda marka tescil başvurusunda bulunmasının engellenemeyeceğini, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalının .... sayılı marka tescil başvurularının, davacıya ait ... sayılı marka nedeniyle SMK m.5/1,ç hükmü bağlamında reddedildiğini, redde gerekçe markanın iptali istemiyle açılan dava neticesinde, .... Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve ... sayılı kararıyla söz konusu markanın iptaline karar verildiğini, ... sayılı markanın iptaline ilişkin verilen kararın istinaf incelemesi devam ederken, davacı tarafından ... sayılı marka başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuruya karşı yapılan itiraz kapsamında başvurunun SMK m.6/9 hükmü bağlamında reddedildiğini, davalının ..., ... nezdinde “...” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, dava konusu kararın hukuka uygun olduğunu, davacı tarafından yapılan sonraki tarihli başvurunun iptal edilen marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının amacının kanunun etrafından dolanmak olduğunu, davacının, dava konusu marka başvurusuna davalının faaliyet alanlarına da dâhil ettiğini, bunun da kötü niyete işaret ettiğini, önceki tarihli markanın iptal talebinde bulunulmasının sebebinin, davalı başvurularına ret gerekçesi oluşturması olduğunu, bu davaya konu başvuru ile önceki tarihli markanın iptaline ilişkin kararın dolanılmaya çalışıldığını, dava konusu başvurunun aynı zamanda, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.2 hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davacı tarafından huzurda görülmekte olan davaya konu başvurunun kapsamının, iptaline karar verilen markanın kapsamında geniş olmasından bahisle farklı sınıflar bakımından kötü niyet değerlendirilmesinde bulunulamayacağına ilişkin iddianın, kötü niyetin bölünmez olması nedeniyle yerinde olmadığını, davacının, “...” markasını aktif olarak kullandığına ilişkin iddiaların bu davanın konusunu oluşturmadığını, ... iptal davalarında, sadece idari aşamada sunulan delillerle sınırlı inceleme yapılabileceğini, bu davalarda yeni delil sunulamayacağını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 31.03.2022 tarihli ...'nun ... sayılı kararının iptali talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı adına 18.01.2020 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 06. sınıftaki “Değerli olmayan maden cevherleri. Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri: inşaat demirleri; inşaatlar için adi metalden hasır ve etriyeler; levha, kütük, çubuk, profil, tabaka, sac halinde adi metaller. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme amaçlı metalden malzemeler ve araçlar: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri, metal kutular, metal ambalajlar, alüminyum folyo, metalden çitler, korkuluklar, metalden tüpler, metal kaplar, madeni depolar, metal nakliye sandıkları, metal portatif merdivenler. Eleme, filtreleme ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Metalden hırdavatçı (nalburiye) eşyası: vidalar, çiviler, cıvatalar, somunlar, pimler, pullar, dağcılar için metal pitonlar, zincirler, metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, sanayide kullanılan metal tekerlekler, kapı ve pencere kolları, metal menteşeler, ispanyoletler, metal kilitler, kilit anahtarları, metalden anahtar taşıma halkaları, metalden makaralar. Metalden havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, bacalar, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamul işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler: tabelalar, panolar, plakalar, metalden ışıksız trafik yönlendirme işaretleri. Metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular, sondaj boruları ve bunların bağlantı parçaları: metalden vanalar, manşonlar, dirsekler, klipsler, uzatmalar. Madeni para kasaları. Metalden mamul demiryolu malzemeleri: raylar, ray bağlantıları, makaslar. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri; adi metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Metalden mamul kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar, madeni kuleler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler. Araç tekerlekleri için metal takozlar. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).”, 11. sınıftaki “Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kaloriferler petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kollektörleri. Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı). Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı. Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar), elektrik ısıtmalı çoraplar. Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı. Pastörize ve sterilize edici makineler.”, 12. sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler. Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç).” emtiaları bulunan, ... sayılı, “...+...'' ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davalı tarafından SMK m.6/1, m.6/,3, m.6/4, m.6/5, m.6/6, m.6/8 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz .... (....) tarafından reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nın 31.03.2022 tarihli ve ... sayılı kararı; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İlk olarak kötüniyet gerekçesiyle SMK m. 6/9 kapsamında yapılan itiraz incelenmiştir.

Bu kapsamda, itiraz sahibi firma, başvuru sahibi adına önceden tescilli bulunan ... sayılı "..." ibareli markanın kullanılmama nedeniyle iptali için dava açıldığını, .... Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarihli .... sayılı kararında işbu itiraza konu başvuru sahibinin ... sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verildiğini; başvuru sahibinin, kullanmadığı ve hatta kullanmama sebebiyle iptal davasına konu bir markanın aynısını, tescil tarihinden itibaren 5 yıl dolduktan sonra yeni bir marka başvurusuna konu etmesinin ve bu sayede sicilde yeni tarihli fakat itiraz sahibinin markası ile iltibas yaratacak nitelikte olan kullanmadığı bir markaya sahip olmasının, başvuru sahibinin kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürmektedir. Başvuru sahibi firma ise, yayına itiraza karşı görüşünde, kötü niyet gerekçesine dayalı itiraza karşı henüz kesinleşmemiş bir mahkeme kararının delil olarak işbu başvurunun itirazında değerlendirmeye alınmaması gerektiğini ileri sürmüştür. Taraflarca öne sürülen iddialar, sunulmuş olan deliller ve önceki tarihli markaya ilişkin sicil kayıtları çerçevesinde yapılan incelemede, başvuru sahibinin ... sayı ile tescilli "... ibareli marka tescilinin bulunduğu, anılan markanın tescil tarihinin 28/09/2011 olduğu, dolayısıyla tescil tarihinden itibaren beş yıldan uzun bir sürenin geçmiş olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte anılan markaya karşı itiraz sahibi tarafından kullanmama sebebiyle iptal davası açılmış olduğu ve söz konusu davada .... Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarihli ..... sayılı kararı ile başvuru sahibinin ... sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verildiğini tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru sahibi adına önceden tescilli bulunan ... sayılı markaya karşı açılmış olan bu dava, söz konusu markanın taraflar arasında çekişme konusu haline gelmiş olduğunu gösteren bir veri olduğundan ve bahsi geçen marka hakkında davanın nihai sonucuna göre iptal kararının kesinleşme ihtimali olduğundan belirtilen markanın inceleme konusu başvuru bakımından başvuru sahibi lehine kazanılmış hak doğurması mümkün görülmemiştir. İş bu itiraz sahibi tarafından, başvuru sahibine ait ... sayı ile tescilli "..." ibareli markaya yönelik olarak açılan kullanmama nedeniyle iptal davasının kabul edilmesinden sonra başvuru sahibi tarafından aynı ibare ile ve aynı malları kapsayacak şekilde işbu başvurunun yapılmış olduğu tespit edilmiş, bu çerçevede, başvuru sahibinin yapmış olduğu yeni başvurunun, kendi aleyhine açılmış olan iptal davasının aleyhine sonuçlanması halinde doğacak hukuki sonucu etkisiz kılma özelliği bulunduğu, böylelikle olası bir iptalin sonuçlarından kurtulmayı veya yeni başvuruyu tescil ettirerek iptal kararı verilmesi halinde oluşacak sonucu etkisiz kılmayı amaçladığı görüşüne varıldığından, işbu başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceği sonucunu ulaşılmıştır. (aynı yönde bkz. .... 'nin 29/12/2016 tarihli .... . sayılı kararı; .... 'nin 08/12/2016 tarihli ..... sayılı kararı) belirtilen nedenlerle itirazın kabulü gerekmiştir. '' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın İKİ AYLIK yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: • Kötü niyete ilişkin nihai değerlendirmenin mutlak hukuki nitelikte olması sebebiyle bu konuda, bilirkişi sıfatıyla nihai bir sonuca varılmasının mümkün olmadığı, • Bilirkişi olarak sadece kötü niyetin tespitinde değerlendirmeye esas alınabilecek soyut ilkeler ve uygulamalar ile bu ilke ve uygulamaların, somut uyuşmazlıkla irtibatlarının ortaya konulabileceği, • Yukarıda belirtilen nedenlerle kötü niyetin varlığına ilişkin yapılacak değerlendirmelerde kanaat oluşmasına yönelik olarak Rapor’un “...” başlıklı bölümündekilerle sınırlı tespitlerin yapılabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: - Davacıya ait olup tescili geçersiz sayılan dava konusu marka (...) ile Davacıya ait olup kullanmama nedeniyle sicilden terkini hususu dava konusu olduğu anlaşılan marka (....) kapsamlarının 12. Sınıfta yer alan ürünler için aynı/benzer olduğu, 6. sınıf ve 11. sınıfta yer alan ürünler için benzerlikten söz edilemeyeceği, -Kötü niyet ve kötü niyet bölünmezliği değerlendirmesi hususları, hukuki nitelikli bir değerlendirme gerektirdiğinden takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Dava konusu uyuşmazlık; ... sayılı kapsamında 12. sınıftaki emtiaların yer aldığı, ... ... ve ibareli markanın, davalı tarafından açılan bir dava sonucunda kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesi üzerine, bu karara karşı karşı kanun yolu incelemesi devam ederken davacı tarafından yapılan, ... sayılı, kapsamında 06., 11. ve 22. sınıftaki emtilar yer alan “ ... ... ve ibareli başvurunun, davalının itirazı üzerine, kötü niyetli yapıldığı tespiti ile başvurunun reddine ilişkin 31.03.2022 tarihli ...'nun ... sayılı kararının iptali talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İptali talep edilen ... kararının dava konusu başvurunun SMK 6/9 maddesi hükmü bağlamında değerlendirme yapılarak başvurunun reddine karar verilmesi neticesinde temellendirildiği anlaşılmaktadır. Kötüniyetli tescil başvurusunun korunamayacağına ilişkin .... sayılı kararı; “…Tescil başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması halinin 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde düzenlenmemiş olmasına karşın başlı başına bir hükümsüzlük nedeni sayılması hususunda öğretide görüş birliği mevcuttur. ( ... ). Diğer taraftan, Yerel Mahkemenin direnme kararında da belirtildiği üzere....Markalar Yasası'nda da kötü niyetle marka tescili bir hükümsüzlük nedenidir. Yine, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararları gereğince ... arasındaki fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin mevzuatın uyumlu hale getirilmesi kapsamında 27.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin mehazını oluşturan 89/104 sayılı ... Marka Yönergesi'nin 3/2. ve 40/94 sayılı Topluluk Marka Tüzüğü'nün 51/1-b maddelerinde de kötü niyetli marka tescil başvurusu mutlak ret ve hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, gerek öğretide ileri sürülen görüşler, gerekse mukayeseli hukuk ve mehaz ... mevzuatında yer alan hükümler itibariyle; markalar hukukundaki ülkesellik ve başvuru ve tescilde öncelik ilkelerinin yanında başvuru ve tescilde kötü niyetin himaye edilmemesine ilişkin temel ilkenin de aynen korunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten de, 556 sayılı KHK'nin 35/1. maddesi uyarınca tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de KHK'nin amacına uygundur. Çünkü, KHK'nin 35/1. ve 42/1- ( a ) maddelerindeki düzenlemeler de, esasen, MK.nun 2. maddesinin özel bir uygulamasından ibarettir. Bu bakımdan her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak açıkça kötü niyetle gerçekleştirildiği belirlenen marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilebilmelidir. Bu husus 556 sayılı KHK'nin 42. maddesinde başlı başına bir hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmemiş olsa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK.nun 2. Maddesi uyarınca kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından aynı sonuca ulaşılması KHK'nin ruhuna da uygundur. '' şeklindedir. SMK 6/9 bakımından da yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Mahkememizce 6769 sayılı SMK 6/9 , genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK’nun 2. maddesi, ilgili ... kararı ve yerleşik ... içtihatları gereğince, başvuru sahibinin ... sayı ile tescilli "...'' ibareli marka tescilinin bulunduğu, anılan markanın tescil tarihinin 28/09/2011 olduğu, dolayısıyla tescil tarihinden itibaren beş yıldan uzun bir sürenin geçmiş olduğu; anılan markaya karşı kullanmama sebebiyle açılan iptal davasında .... Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarihli ..... sayılı kararı ile başvuru sahibinin .... sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verildiği; bu çerçevede, başvuru sahibi adına önceden tescilli bulunan ... sayılı markaya karşı açılmış olan bu davanın, söz konusu markanın taraflar arasında çekişme konusu haline gelmiş olduğunu gösteren bir veri olduğu; bahsi geçen marka hakkında davanın nihai sonucuna göre iptal kararının kesinleşme ihtimali olduğundan belirtilen markanın inceleme konusu başvuru bakımından başvuru sahibi lehine kazanılmış hak doğurmasının mümkün olmadığı, başvuru sahibine ait ... sayı ile tescilli "..." ibareli markaya yönelik olarak açılan kullanmama nedeniyle iptal davasının kabul edilmesinden sonra başvuru sahibi tarafından aynı ibare ile ve aynı malları kapsayacak şekilde işbu başvurunun yapılmış olduğu; başvuru sahibinin yapmış olduğu yeni başvurunun, kendi aleyhine açılmış olan iptal davasının aleyhine sonuçlanması halinde doğacak hukuki sonucu etkisiz kılma özelliği bulunduğu, böylelikle olası bir iptalin sonuçlarından kurtulmayı veya yeni başvuruyu tescil ettirerek iptal kararı verilmesi halinde oluşacak sonucu etkisiz kılmayı amaçladığı anlaşıldığından, başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceği; davacının kötü niyetli bir başvuru yaptığına delalet ettiği dikkate alınarak dava konusu, davacı adına tecil başvurusu yapılan ... sayılı marka başvurusuna karşı davalı tarafından yapılan itirazın kabulüne dair .... 'nın 31.03.2022 tarihli ve ... sayılı kararının yerinde olduğu, iptal şartlarının oluşmadığı anlaşılarak davanın REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog