Esas No
E. 2024/1797
Karar No
K. 2024/4247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/1797 E.  ,  2024/4247 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/448 Esas - 2023/12 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi ...'in Kocaeli İli Kandıra İlçesi Karaağaç Köyü Doballar Mevkii 136 ada 27 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1/2 hissesini davalı ...'e 12.10.2011 tarihinde sattığını, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, davalı ...'nın müvekkilinin eşinin imam nikahlı eşi olduğunu, ...'in davalı ile resmi nikahlı olarak evlenebilmek için müvekkilinden boşanmak istediğini, müvekkilinin boşanmak istememesi üzerine de dava konusu taşınmazı mal kaçırma amacı ile davalıya devrettiğini, görünürdeki işlem satış işlemi olsa da gerçekte amaçlarının müvekkilinden mal kaçırmak olduğunu belirterek Kocaeli İli Kandıra İlçesi Karaağaç Köyü Doballar Mevkii 136 ada 27 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan 1/2 hissesinin tapusunun iptali ile eski malik ... adına tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı asıl cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının beyanlarının soyut ve gerçeklikten uzak olduğunu, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, davacının henüz eşinden boşanmadığını, hak sahibi olmadığı bir taşınmaz hakkında eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 14.03.2014 tarihli, 2013/194 Esas ve 2014/197 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, Kocaeli ili Kandıra İlçesi Karaağaç Köyü Doballar Mevkii 136 ada 27 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 1/2 hissesinin tapusunun iptali ile eski malik ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.12.2016 tarihli, 2014/21228 Esas ve 2016/11433 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi hükmünde mahkeme, tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez şeklinde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, bu tür davalarda davanın, borçlu aleyhine sonuçlanması halinde hukuki menfaati zedeleneceğinden borçlu (eldeki davada kendisine karşı boşanma davası açıldığı belirtilen eş ...) davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır.

Kişilerin dava hakkı Anayasanın 36. maddesiyle teminat altına alınmış olup, “hukuki yarar” ile sınırlıdır.

HMK.nın 114/h maddesinde düzenlenen hukuki yarar, davanın konusuna ilişkin dava şartlarından olup, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, mahkemece re'sen araştırılacak hususlardandır. Dava açanın, her şeyden önce davanın açıldığı tarih itibariyle davada hukuki yararı, “menfaati” bulunmalıdır. Hukuki yarar, dava açıldığı anda var olmalıdır, ilerdeki (gelecekteki) bir hukuki yararın varlığı dava açmak için yeterli değildir. Bu nedenle muaccel olmayan bir alacak için dava açılamaz, açılırsa hukuki yarar yokluğundan reddedilir. Ancak bu husus alacağın muaccel ... gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine de engel değildir.

Bu bağlamda, danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Ancak, danışıklı işlem ile üçüncü kişilerin haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır.

Somut olayda, davacı ... ...'in dava dışı eşi ... aleyhine boşanma davası açtığı dava dilekçesinde belirtilmiş olup, mahkemece boşanma davasına ait dosya celbedilmemiş, ayrıca davacının bu dava dışında katkı payı ve katılma alacağı davası bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Bu halde, davacının dava açtığı sırada doğmuş bir alacağının var olup olmadığı ya da böyle bir alacağa ilişkin herhangi bir davasının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.

O halde mahkemece yapılacak iş; davacıya, taşınmazı davalıya devreden dava dışı ...'i davaya dahil etmesi için süre verilerek usulünce taraf teşkilini sağlamak, bundan sonra taraflar arasındaki boşanma davası ve var ise diğer dava dosyalarının celbi ile az yukarıda açıklandığı şekilde davacının dava açmaktaki hukuki yararını da tartışmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun şekilde karar vermekten ibaret olup, yazılı gerekçelerle davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.

Kabule göre de; BK.19.maddesi uyarınca açılan davada, İİK.283/1 maddesinin kıyasen uygulanması yoluyla dava konusu taşınmazın ... tarafından davalı ...'e satışına ilişkin 12.01.2011 tarihli tasarrufun iptali ile davacıya işbu taşınmaza haciz ve satış isteme yetkisinin tanınmasına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması da isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin 26.03.2018 tarihli, 2017/285 Esas ve 2018/272 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından açılmış bir katkı payı alacağı veya katılma alacağı davası olmadığı, bu durumda davacının dava açtığı sırada doğmuş bir alacağının var olmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 17.02.2021 tarihli, 2020/1232 Esas ve 2021/679 Karar sayılı ilamı ile; "... Mahkemece bozma ilamında belirtilen şekilde davacı ile dava dışı eşi arasındaki boşanma davası ve diğer davalar celp edilerek incelenmiş ise de taşınmazı davalıya devreden dava dışı ... davaya dahil edilmemiştir.

Şu durumda mahkemece; taşınmazı davalıya devreden dava dışı ...’in davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken uyulmasına karar verilen bozma ilamına aykırı davranılarak karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazın 2011 yılı olan satış tarihi itibariyle bedelinin çok altında bir değer ile davalıya satıldığı, davalı ile davacının eşi arasında gayriresmi ilişki bulunduğu, dolayısıyla taşınmaza ilişkin yapılan devrin boşanma aşamasındaki davacıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bir satış olduğu, ayrıca İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesinin 2019/2319 Esas sayılı dosyasının mal rejimine ilişkin olup halen derdest olduğu, dolayısıyla davacının işbu davayı açmakta güncel hukuki yararının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Kocaeli ili Kandıra İlçesi Karaağaç Köyü Doballar Mevkii 136 ada 27 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 1/2 hissesinin tapusunun iptali ile eski malik ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava tarihi itibarıyla davacı ile ... arasında herhangi bir dava olmadığını, mahkemenin gerekçesinde belirttiği İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesinin 2019/2319 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunun, taşınmazın satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesinin davanın kabulü için yeterli olmadığını, dava konusu taşınmazın bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, yapılan işlemin gerçek olup muvazaalı olmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını, davacının dava tarihi itibarıyla henüz eşinden boşanmadığını, hak sahibi olmadığı bir taşınmaz ile ilgili dava açılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kocaeli ili Kandıra İlçesi Karaağaç Köyü Doballar Mevkii 136 ada 27 parsel sayılı taşınmazda dahili davalı ...'e ait olan 1/2 hissenin davalıya satışına dair işlemin muvazaalı olduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

1.Dava, 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince davalılar arasındaki satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine göre dava açılabilmesi için İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasından farklı olarak davacının kesinleşmiş bir alacağının veya yasadan doğan(miras payı gibi) bir talep hakkının varlığı ön koşul değildir. Ancak davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olması için davalıdan bir alacağının veya yasadan doğan (miras payı gibi) bir talep hakkının olması gereklidir.

Öte yandan, davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283 üncü maddesinin birinci fıkrası kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacıya haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacı ile dahili davalı ... arasında İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesinin 2019/2319 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazı da kapsayan mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açılan İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesinin 2019/2319 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi ve davacının bir alacağının olduğunun kesinleşmesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince İİK’nın 283 üncü maddesinin birinci fıkrası kıyasen uygulanarak davalı ile dahili davalı arasında gerçekleşen taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı yararına hükmedilecek katılma alacağı ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... adına kayıtlı olan 1/2 hissenin iptali ile, iptal edilen bu payın dahili davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.