Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2915 E. , 2024/1361 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
2.... Odası İzmir Şubesi
DAVANIN KONUSU : MüIkiyeti Maliye Hazinesine ait ekli listesinde yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına, satış yöntemiyle özelleştirilmelerine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2020 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının İzmir ili, Çiğli ilçesi,... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından hazırlanan ve onaylanan imar planlarına karşı dava açma ehliyetleri bulunduğundan, bu planların dayanağı olan özelleştirme kararına karşı da dava açma ehliyetlerinin bulunduğunun kabulü gerektiği; dava konusu kararın esasen bir imar planı oluşturmak üzere alındığı, taşınmazın "sosyal ve kültürel tesis alanı" olan kullanım kararının 2019 tarihli imar planı ile "konut alanı" ve "park" alanına dönüştürüldüğü, açılan davada imar planının iptaline karar verildiği, 2023 yılında yeniden imar planı yapıldığı, dayanağı olan dava konusu kararın hukuka, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına açıkça aykırı olduğu, ilgili mevzuata göre sosyal ve kültürel tesis alanlarının başka amaçlarla kullanılamayacağı, imar planı değişikliğine konu olsa da küçültülemeyeceği veya kaldırılamayacağı, kaldırılacaksa aynı hizmet etki alanında, aynı büyüklükte bir alanın belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla dava konusu kararın hukukî zemininin bulunmadığı, 2023 tarihli imar planının önceki planın iptal gerekçeleri dikkate alınmaksızın hazırlandığı, plan değişikliği gerekçelerinin bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanmadığı, plan değişikliğinin parsel bazında hazırlanarak onaylandığı, sosyal ve teknik altyapının azaltıldığı, dolayısıyla Mekansal Planlar Yönetmeliği'ne aykırı olduğu, bölgedeki yoğunluğu artırıcı nitelikte olup alt ve üst yapı açısından ciddi sorunlar oluşturacağı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davacıların ÖYK kararının bir bütün hâlinde iptalini istemesinde ne tür bir hukukî menfaatinin bulunduğunun anlaşılamadığından, hukukî menfaat yokluğu nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddi; davanın ÖYK kararının Resmî Gazete'de yayım tarihinden 5 yıl sonra açıldığı, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının araştırılarak, süresinde açılmamış ise süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesi kapsamında Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesi çerçevesinde özelleştirme kapsam ve programına alındığı, 06/04/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin en yüksek teklifi veren şirket üzerinde bırakılarak Cumhurbaşkanınca onaylandığı, temel amaçlarından bir olan "ekonomide verimliliği artırmak" ilkesi çerçevesinde uzun yıllardır başarıyla gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının sadece kamu finansman yükünü artıran kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesi olarak düşünülmemesi gerektiği, ülkemizin muhtelif yerlerinde atıl vaziyette birçok gayrimenkul bulunduğu, gayrimenkullerin ekonomiye dahil edilmesiyle ekonomide verimlilik artışının sağlanacağı, dolayısıyla yapılan uygulamalar ile 4046 sayılı Kanun'da belirlenen "ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak" ve "Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek" amaçları gözetildiğinden, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu, kamu yararı gözetilerek tesis edildiği, kararda imar planına yönelik bir düzenleme yapılmadığı, sonradan taşınmaza ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, 2019 tarihli plan değişikliklerinin yargı kararıyla iptaline karar verildiği, yeniden hazırlanan 2023 tarihli plan değişikliklerine karşı dava açıldığı ve henüz derdest olduğu, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; müIkiyeti Maliye Hazinesine ait olan ve ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, söz konusu taşınmazarın satış yöntemiyle özelleştirilmelerine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2020 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 05/06/2018 tarih ve 30442 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının, İzmir İli, Çiğli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz yönünden iptali iptali istemiyle açılmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış;
2.maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler sayılarak, 1. fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesi özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler arasında sayılmış; maddenin son fıkrasında, Kanun'daki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun'un 3. maddesinde, "a) Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "Özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, ... c) Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek..." Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlık konusu işlem tarihinde yürürlükte olan hâliyle aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; özelleştirme uygulamalarında 4046 sayılı Kanun'da belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda karar alınacağı, Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına ve programına alınmasında, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin sürelerin tespitinde ve özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayrî ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemede Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu Kurul kararı, bir takım taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin olup, uyuşmazlık konusu taşınmazın özelleştirme sonrasında kullanım amacının ne olacağı bu aşamada henüz belli olmadığından, dava konusu işlemin, söz konusu taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece hazırlanan ve 12/04/2023 tarih ve 7074 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanarak 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına dayanak oluşturduğundan bahisle iptali gerektiğine yönelik davacılar iddiasında hukuki isabet görülmemiştir.
Kaldı ki, 12/04/2023 tarih ve 7074 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan söz konusu imar planlarının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla aynı davacılar tarafından açılan ve Danıştay Altıncı Dairesi'nin E:2023/7105 esasına kaydedilen dava hâlen derdest olup, imar mevzuatına aykırılık iddialarının anılan davada değerlendirileceği açıktır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasının, özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurulun görevleri arasında olduğu ve Kurul'un bu yetkisini anılan Kanun uyarınca verilen görevleri kapsamında kullandığı dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararının, 4046 sayılı Kanun'un öngördüğü ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacına ve özelleştirme ilkesine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ : 05/06/2018 tarih ve 30442 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan... tarih ve ...sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile, "Kurulumuzca; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden,
1.Mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına,
2.Söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmelerine,
3.Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2020 tarihine kadar tamamlanmasına" şeklinde karar alınarak ekte 9 taşınmaza yer verilmiştir.
Devamında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri 12/04/2023 tarih ve 7074 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanmış ve 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Davacılar tarafından anılan imar planı değişiklikleri ile 04/06/2018 tarih ve 2018/71 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 10/08/2023 tarih ve E:2023/5233, K:2023/6613 sayılı kararıyla, imar planı değişikliklerine karşı Danıştay Altıncı Dairesi'nde, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına karşı Danıştay Onüçüncü Dairesi'nde dava açılabileceği, farklı dairelerce çözümlenmesi gereken işlemlere karşı aynı dilekçe ile dava açılamayacağı gerekçesiyle 2575 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacılar tarafından anılan Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacılar tarafından İzmir ili, Çiğli ilçesi,... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ve... tarih ve... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/04/2023 tarih ve 7074 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesi'nin 2023/7105 esasına kayden dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.
Bu itibarla, davacılar tarafından taşınmazın imar planına ilişkin itirazlarla bakılan dava açılmış ise de, taşınmazın özelleştirilmesi sonrasında kullanım amacının ne olacağının dava konusu kararın alındığı aşamada henüz belli olmadığı, söz konusu iddiaların taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece hazırlanan ve 12/04/2023 tarih ve 7074 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada değerlendirileceği, nitekim anılan davada Danıştay Altıncı Dairesi'nin 21/12/2023 tarih ve E:2023/7105 sayılı kararıyla söz konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, dolayısıyla dava konusu kararın 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.