DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/123 E. , 2024/252 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.... İdaresi Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2022/3538, K:2022/3866 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yozgat Defterdarlığında defterdar yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısının ve 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2022/3538, K:2022/3866 sayılı kararıyla; Davalı idarelerden Gelir İdaresi Başkanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi yönünden; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 1. maddesinde; uzlaşmanın konusu, kapsamı, uzlaşma komisyonu ve şekline ilişkin genel açıklamalara yer verildikten sonra, sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi hususunda davalı idareye yetki tanındığı,
Anılan yetki uyarınca yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinde, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik vergi dairesi uzlaşma komisyonları, defterdarlık uzlaşma komisyonu, vergi dairesi başkanlığı uzlaşma komisyonu, vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonu ile Merkezî Uzlaşma Komisyonu kurulacağı belirtildikten sonra, ilgili komisyonların nasıl teşkil edeceğinin tek tek sayıldığı ve dava konu düzenleme ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde kurulan Defterdarlık Uzlaşma Komisyonunun, defterdarın veya tevkil edeceği defterdar yardımcısının başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşacağının kurala bağlandığı; 213 sayılı Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmelik'te yer alan düzenlemenin, dayanağı olan Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu, üst hukuk normlarını genişleten veya daraltan düzenlemeler içermediği, idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmediği, Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve 68598 sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısının iptali istemi yönünden; 213 sayılı Kanun'un 92. maddesinde, uzlaşma komisyonlarının başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verileceğinin açıkça düzenlendiği, anılan yetki uyarınca, 30/06/2015 tarihli Bakan Olur'u ile komisyon üyelerine, görevleri dolayısıyla katıldıkları her toplantı günü için belirlenen gösterge rakamları üzerinden hesaplanacak miktarda ödeme yapılması, ay içerisinde komisyona katılım yönünden ise belirli bir toplantı gününe isabet eden sayının aşılamayacağının belirtildiği ve vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde teşekkül edecek komisyona ilişkin olarak, defterdar için (9.900), defterdar yardımcısı için (4.500), gelir müdürü için (4.950) ve vergi dairesi müdürü için (4.950) ek gösterge rakamı belirlenerek, ay içerisinde yapılan toplantı nedeniyle ödenecek huzur ücretinin, defterdar ve defterdar yardımcısı için 1, diğerleri için ise 4 toplantı gününe isabet eden tutarı geçmemesi gerektiğine karar verildiği,
Davaya konu Gelir İdaresi Başkanlığının yazısının; anılan Olur ile tayin ve takdir edilen huzur ücretine ilişkin tespit ve açıklamaların, uygulamaya konularak ilgili defterdarlıklara bildirilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla yeni bir kural veya tespit içermediği, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde uygulamaya konulan düzenleyici işleme ve üst hukuk normlarına uygun olduğu, hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik maddesinin Kanun'un hiç düzenlemediği bir alanda düzenleme yaptığı, defterdar yardımcısı pozisyonu yönünden takdir yetkisi ile izah edilemeyecek şekilde aleyhe düzenlemeler getirildiği, Yönetmelik'te, defterdar yardımcısının komisyonda görevlendirilmesinin emredici bir hükümden kaynaklanmayıp amirin (defterdarın) inisiyatifine bırakılmasının hak mahrumiyetine ve keyfiliğe sebebiyet verdiği, bu konuda defterdar ve defterdar yardımcısı arasında menfaat çatışmasının yaşanacağı, defterdar ile defterdar yardımcısı görevini ifa edenler için belirlenen gösterge rakamlarının, hukuka, hakkaniyete ve aynı işi yapanlar için aynı ücret prensibine aykırılık teşkil ettiği, astı konumundaki gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen dahi daha düşük bir gösterge rakamı ile ücrete hak kazandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 16/06/2022 tarih ve E:2022/3538, K:2022/3866 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 12/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.