Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/5610
Karar No
K. 2024/2807
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5610 E.  ,  2024/2807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2021/5610
Karar No: 2024/2807
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...

2....

3....

VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Siirt ili, Merkez ilçesinde 19/03/2014 tarihinde meydana gelen nevruz olaylarında, davacı ...'in balkona çıktığı esnada sol gözüne taş isabet etmesi sonucu yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararların tazminine yönelik davacı ... için 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 380.191,36 TL) maddi, 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 300.000,00 TL) manevi, babası ... için 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, annesi ... için 25.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ...'in yasadışı gösterici grubun taşlama eylemlerinin akabinde 19/03/2014 tarihinde Siirt Devlet Hastanesine ambulansla sevki sağlanarak sol gözünde görme kaybı şikayetiyle tedavi altına alındığı, bu durumun ...'in terör olayları sebebiyle yaralandığını gösterdiği ve davacıların uğradıklarını iddia ettikleri zararların sosyal risk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden; başvurulan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen hesap raporunda davacı ...'in 380.191,36 TL iş gücü kaybı zararı bulunduğunun belirtildiği gerekçesiyle, davacı ...'in maddi tazminat isteminin kabulüne, 380.191,36 TL maddi tazminatın ...'e ödenmesine, davacılar ... ve ...'in maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, olay nedeniyle uğradıkları manevi zarara karşılık takdiren ... için 20.000,00 TL, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurularının reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının, tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun'a göre yapılması gerekirken, genel hükümlere göre yapıldığı gerekçesiyle kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 10.637,90 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiği iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Siirt ili, Merkez ilçesinde 19/03/2014 tarihinde nevruz kutlaması sonrası meydana gelen olaylarda, davacı ... balkona çıktığı esnada sol gözüne taş isabet etmesi sonucu yaralanmıştır. Siirt ili, Merkez ilçesinde meydana gelen olaylarla ilgili olarak, Emniyet mensuplarınca düzenlenen 25/03/2014 tarihli tutanakta, 19/03/2014 tarihinde nevruz kutlaması sonrası kanuna aykırı gösteri yürüyüşleri düzenlendiğinden bahsedilmektedir. Yine, yaralanma olayıyla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca Soruşturma No:... sayılı dosyada "Bilinçli taksirle silahtan sayılan aletle yaralama" suçundan yürütülen soruşturmada failler tespit edilemediğinden daimi arama kararı verilmiştir.

Davacılar tarafından, genel hükümler kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararlara karşılık tazminat ödenmesi istemiyle 08/12/2014 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu;

5.maddesinde, Devletin temel amaç ve görevlerinin, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu;

125.maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan (maddi ve manevi) zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile bireyler arasında bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı maddi ve manevi zararların idarece tazmin edilmesini sağlayan hukuksal bir kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle bireylerin mal varlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da artış olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, yine bu suretle kişi varlığında oluşan manevi zararların karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.

İdare, Anayasanın 125. maddesinde de belirtildiği üzere, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Bunun yanında, idarenin faaliyet alanıyla ilgili, önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararları da nedensellik bağı aramadan sosyal risk ilkesi gereği tazmin etmesi gerekmektedir. İdarenin kusura dayalı ya da kusursuz sorumluluğu yanında, Anayasanın öngördüğü sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak ve bu temel üzerinden, kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde bilimsel ve yargısal içtihatlar ile geliştirilen sosyal risk ilkesi, Anayasa'nın yukarıda öngördüğü amaçların gerçekleştirilmesine yöneliktir.

Sosyal risk ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararların da topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmıştır.

Bu bağlamda, yargısal ve bilimsel içtihatlarla geliştirilen sosyal risk ilkesinin uygulama alanına; "terör olayları"nın yanı sıra, ani bir şekilde gelişmesi nedeniyle idarece öngörülemeyen ve engellenemeyen, müdahale edilmesi halinde daha ağır sonuçların doğması kaçınılmaz olan geniş çaplı "toplumsal olaylar" ile sınırlarımıza komşu bir ülkede yaşanan “iç savaş” veya “toplumsal kargaşa” nedeniyle ülkemiz sınırlarında oluşan özel ve olağan dışı zararların da dahil olduğunun kabulü gerekmektedir.

Zira, bahse konu olaylar sonucu oluşan zararlar; idarenin faaliyet alanıyla ilgili olmakla birlikte yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, dolayısıyla idari faaliyet ile illiyet bağı kurulamayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan ve salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararlardır. Bu itibarla, söz konusu zararların, belirtilen nitelikleri itibarıyla, zarara uğrayan kişilerin üzerinde bırakılmayarak topluma pay edilmek suretiyle tazmin edilmesi hakkaniyet gereği olup, sosyal hukuk devleti ilkesine de uygun düşecektir.

Öte yandan; 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar." hükümüne yer verilmiştir.

Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasında da, "Bu Yönetmelik; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının sulhen karşılanmasına dair esas ve usulleri kapsar." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta, Siirt ili, Merkez ilçesinde 19/03/2014 tarihinde nevruz kutlaması sonrası meydana gelen olayların terör olayı olduğuna ilişkin dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, 19/03/2014 tarihinde meydana gelen olayların terör olayı mı yoksa toplumsal olay niteliğinde mi olduğu araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,

2.Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.