T. C. ANKARA 1.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/364 Esas - 2024/124
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
...
KARARIN
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin “... ...” ibareli markasını ... numarası ile 03. Sınıfta tescili için başvuru yaptığını, Davalı ...’ın başvuruya itiraz ettiğini, .... Kararı ile 3. Sınıf mallarının çıkartılmasına karar verildiğini, ...’ya yapılan itirazın da reddedildiğini, müvekkilinin uzun yıllardır ... bölgesi başta olmak üzere tüm ülkede aktif olarak faaliyet gösterdiğini, 2013 yılından bugüne bil fiil ... markasının kullanıldığını, tüketiciler nezdinde ayırt edici hale geldiğini, Müvekkilinin ... tescil numaralı ‘...’ ibareli markasının yanında ...'YA iş bu marka kapsamında üretilerek arza hazır hale getirilmiş ve niteliği itibariyle kuvvetli temizlik vaat eden ürününe ilişkin olarak ... başvuru numarası ile ... ... ibareli marka için müracaatta bulunduğunu, “...” ibaresinin davalının “...” ibaresinden 9 yıl önce korumaya alındığını, yeni başvurudaki “...” ibaresinin ise ayırt edicilikten yoksun olduğunu, .... ibaresini tali unsur olarak içeren bir çok marka ... nezdinde tescilli olduğunu, markayı tamamlar nitelikte olduğunu, davalı markaları ile seri marka algısı yaratmadığını, müvekkilinin tescilli markasına tanımlayıcı bir unsur eklediğini, ..." ibarelerinin markalar kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından yüksek ayırt ediciliği haiz olmadığını, markaların bir bütün olarak tamamen farklı bir algı yarattığını ve içerdikleri ek kelime unsurlarıyla görsel işitsel ve kavramsal olarak farklılaştığını iddia ederek .... 'nun 27.07.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali ile ... numaralı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; Müvekkilinin uzun yıllardan bu yana nizasız ve fasılasız olarak ... markasını 03. Sınıftaki genel temizlik ürünlerinde etkin ve yaygın şekilde kullandığını, yoğun reklam ve tanıtımlarla temizlik sektöründe bilinen bir marka haline geldiğini,davacının da deterjan üretim ve satış sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ... sarı güç/mavi güç markalarından haberdar olduğunu, Tarafların karşılaştırılan markalarında ayırt ediciliğin ... ... / ... sözcükleri ile sağlandığını, Dava konusu markada iki harf (....) eksiğinin markaları birbirinden farklılaştırmadığı, dava konusu markanın kırmızı ve siyah renkler tercih edilerek dizayn edilmesinin da markaları birbirine yaklaştırdığını, markalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde de taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, fonetik benzerliğin ilk bakışta hemen algılanabilecek seviyede bulunduğunu, Müvekkili adına tescilli ... ... markası ile ... ... markasının da benzer olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu, Müvekkilinin 2011 yılından beri tescilli ve aralıksız şekilde kullanılan markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer markasının davacının 2013 yılında tescil ettirirken iyi niyetli olduğu düşünülemeyeceğini, davacının ... ... şeklinde müktesep hak doğuracak ve dahi seri marka olabilecek tescilli bir markasının bulunmadığını, davacının ... markalı ürünleri incelendiğinde bugüne kadar .... , ... gibi ibarelerin ambalajlarda kullanılmadığını, ... markasını da tescilli halinden farklı ve müvekkilinin tescilli markalarına yaklaşacak şekilde kullanmaya başlaması kötüniyetin açık bir tezahürü olduğunu savunarak dosyaların birleştirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulü neticesinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı 18.01.2021 tarihinde “... ...” ibareli marka başvurusunun 03. Sınıfta yer alan emtialarda tescili için bulunmuş, başvuru inceleme sonrası 27.04.2021 tarih ve ... numaralı ..... yayınlanmış, davalı muteriz işbu yayına “....” ibareli markalara dayanarak SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine ilişkin kutucukları işaretleyerek “ markaların ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğu, başvurunun sonuna “...’’ kelimesi eklenerek suni bir farklılık yaratılmaya çalışıldığı, markanın tüketiciler tarafından ayırt edilmesinin imkansız olduğu, her iki markanın da 03. Sınıfta olduğu, aynı satış noktalarında, yan yana ve aynı ürünler üzerinde kullanıldığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığı” iddiaları ile itiraz etmiş, davacı başvuru sahibi “... tescil numaralı “...” ibareli marka hakkının mübrez olduğunu, “...” ibaresinin tamamlayıcı bir unsur olduğu, “...” ibarelerinin markalar kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından yüksek ayırt ediciliği haiz olmaması, markaların bir bütün olarak tamamen farklı bir algı yaratması ve içerdikleri ek kelime unsurlarıyla görsel işitsel ve kavramsal olarak farklılaşması nedenleriyle ret kararının iptali gerektiği” savunması ile karşı görüş sunmuş, ... 14.01.22 tarihli kararında redde mesnet gösterilen markalardan “.... "..." markaları ile başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer oldukları, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş ve bu nedenle markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, Davalı muterizin dayanak yapmış olduğu diğer .... "... asprin" ibareli markaların ise hükümden düştüğü”, diğer itiraz gerekçelerinin yerinde olmadığı” yönünde karar vermiş, davacı başvuru sahibi işbu karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunarak karşı görüş dilekçesinde savunduğu gerekçelerle“... tescil numaralı “...” ibareli marka hakkının mübrez olduğunu, “...” ibaresinin tamamlayıcı bir unsur olduğu, “...” ibarelerinin markalar kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından yüksek ayırt ediciliği haiz olmaması, markaların bir bütün olarak tamamen farklı bir algı yaratması ve içerdikleri ek kelime unsurlarıyla görsel işitsel ve kavramsal olarak farklılaşması nedenleriyle ret kararının iptali gerektiği”ni iddia etmiş, davalı muteriz ise “İtiraza konu marka müracaatı olan “... ... ” ibaresinde, kendi markası olan “...” ibaresinin yalnızca birkaç harfi değiştirilmiş sonuna’’ ...’’kelimesi eklenerek suni bir farklılık yaratılmaya çalışıldığı, ancak hiçbir dikkat çekiciliği veya ayırt ediciliği olmadığı, harf değişikliği ve devamındaki emtiayı hatırlatan yan unsur itiraza konu markaya ayırt edicilik kazandırmadığı, muterizin markasını çağrıştırdığı itiraza konu markada aslen tescil ettirilmek istenen kısım kendi markasına ayniyet yaratacak derecede benzeyen “... ‘’ ifadesi olduğu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu” iddiaları ile itiraza karşı görüş sunmuş, ... ... 28.07.2022 tarihli ve .... sayılı kararıyla; (...) Yapılan incelemede ... numaralı "... ..." sayılı başvuruya konu marka ile itiraza mesnet .... sayılı "... ...", "......" ibareli markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu kanaatine varılmıştır. Buna ilaveten, başvuru ile ret gerekçesi markaların aynı / aynı tür/benzer nitelikte malları kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile itiraz mesnet markaların 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Başvuru sahibinin ... sayılı "..." ibareli önceki tesciline dayalı kazanılmış hak iddiası, başvuruya konu markanın "..." ibaresini içermesi ve bu yönüyle ret gerekçesi markalara yaklaşması göz önüne alındığında haklı görülmemiştir. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.” gerekçeleri ile itirazın reddine karar vermiş, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -Taraf marka ve işaretleri arasında davalının başvurusunda yer alan 03. Sınıf: “03-1 Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.03-2 Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).03- 3 Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.03- 4 Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar.03- 5 Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks” emtiaları yönünden ilişkilendirme de dahil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunduğu, -Davacının “... süper güç” ibareli ... numaralı başvuru markası bakımından marka işlem dosyasında ileri sürdüğü ... tescil numaralı markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle: Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler ile heyetimize verilen görev dahilinde, dosya münderacatının incelenmesinin neticesinde kök rapordaki görüş ve kanaatlerin korunmaya devam edilerek; -Taraf marka ve işaretleri arasında davalının başvurusunda yer alan 03. Sınıf: “03-1 Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.03-2 Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).03- 3 Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.03- 4 Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar.03- 5 Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks” emtiaları yönünden ilişkilendirme de dahil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla ... kararı ile aynı görüşe varıldığı, -Davacının “... süper güç” ibareli ... numaralı başvuru markası bakımından sunulan faturalardaki söz konusu satış miktarlarının 2013 yılında tescili alınmış bir marka için yeterli bir kullanım oluşturmayacağı gerekçesiyle yani ... kararında geçen “başvurunun ek unsur bulundurduğu” sebebinden farklı bir kanaate varılarak ve fakat sonuç olarak marka işlem dosyasında ileri sürdüğü ... tescil numaralı markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Marka Hukuku bağlamında kazanılmış haktan söz edilebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerektiği, ...... 19.09.2008 gün ve .... sayılı "..." yine, 14.11.2008 gün ve .... sayılı '...' kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirildiği, buna göre; - Öncelikle kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanım ve tescilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması gerekir. - Kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsuru muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması gerekir (önceki markanın asli unsuru değişmiş ise, bu artık yeni bir marka başvurusu olacaktır). Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Markası Örnek Davalı Markaları .... ... (03.sınıf) ... ... ... ... .... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... (03. Sınıf) Müktesap Hak olduğu iddia edilen marka ... (03.sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; Davacının markası kapsamından çıkartılan Sınıf 03: 03-01 Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.03-2 Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).03- 3 Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.03- 4 Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar.03- 5 Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks." emtiaları ile redde mesnet gösterilen ve Kurum tarafından aynı ve benzer emtiaları içerdiği değerlendirilen “....” ibareli markaların kapsamında yer alan “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks” emtialarının aynı/ aynı tür mallar olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; siyah çerçeveli, içi kırmızı dolgulu elips şeklin ortasında büyük harflerle ve siyah renkle yazılı “...” ibaresi ile hemen altına bitişik şekilde konumlandırılmış “...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalı markalarının büyük çoğunluğun düz yazı şeklinde "... ” ibareli markaların düz yazı şeklinde oluşturulduğu, “...” ibaresinin hemen ardından ürüne işaret eden, sarı, ultra güç, hızlı güç ve buna benzer ayırt ediciliği düşük kelimelerden oluşturulduğu, “..." ibareli marka ise siyah zemin üzerine alt soldan üst sağ tarafa iki kırmızı renkli çizgi arasında yine aynı renkte yazılı “...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. ...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına başvurusu yapılan dava konusu "... ..." ibareli marka ile davalının "... ." ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; davacının başvuru markası “...” şeklinde telaffuz edilirken davacı markaları da bu minvalde “...”, “... vb.)” şeklinde telaffuz edildiği, taraf markalarının ortak ilk iki hece ile başlaması yani “...” hecelerini içermesi ve son harflerinin aynı olması, emtiaların ortalama dikkate sahip tüketicilere hitabet etmesi karşısında söylendiği yöreye göre hece yutmaları ve muhtemel telaffuz hataları da dikkate alındığında taraf markalarının kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları bakımından işitsel olarak benzediği, ortalama dikkat ve özene sahip tüketici dava konusu başvuru markasını davalı markalarının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi sanabilecek yahut davalı tarafından sunulan bir ürün olarak algılayacağı, nitekim iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilecek ve taraf markalarının farklı kaynaktan geldiğini anlamayabileceğini, bu kapsamda taraf markalarını gören tüketicinin, markaları bir arada gördüklerinde birbiri ile ilişkili, birbirinin serisi olarak algılama ihtimalinin yüksek olduğu, zira başvuru markasında yer alan “...” ibaresinin ürünü nitelediği, başvuru markasındaki vurgunun “...” ibaresinde toplandığı, sınıfsal değerlendirmede günlük ihtiyacı karşılayan aynı ve aynı tür olduğu kanaatine varılan emtiaların ortalama özen ve dikkate sahip tüketicilere hitap ettiği, ortalama özene sahip tüketiciler işbu markaları aynı anda incelemeye tabi tutmadığı gibi küçük ayrıntılarını da dikkatli biçimde inceleyeceğini, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışacağını, dolayısıyla çekişme emtialar yönünden taraf markalarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu, çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu, öte yandan; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi gerektiği, tescil tarihi itibariyle çekişme konusu olmaktan çıktığı; markaya yönelik açılmış bir davaya ilişkin ne Kurum sayfasındaki marka araştırma sonucunda ne de işbu dosya içerisinde doküman bulunmadığı, hükümsüzlük davası yönünden tescil tarihi itibariyle sürenin geçtiği; bu kapsamda davacının müktesep hak iddia etmiş olduğu markanın tescil tarihi 26.12.2013 olup yine 03. Sınıfta tescilli olduğu, halihazırda 2013 yılındaki markanın ... şeklinde olduğu, dava konusu markanın da yine ... ... şeklinde olduğu; yani markalardaki ana ve baskın unsurun “...” ibaresi olduğu, markaların görsel olarak aynı şekilde kırmızı elips dairenin içerisinde yazılı olduğu; yeni başvuruda yer alan daha ince puntolarla yazılı olan “...” ibaresinin ise daha önce açıklandığı üzere emtia içeriğinin güçlü sonuç verdiğine işaret ettiği, emtianın etkisine vurgu yaptı bu sebeple ayırt ediciliğinin bulunmadığı; davacının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu eylemli kullanımını gösteren faturalar incelendiğinde ise 2017 ve 2021 tarihleri arasını kapsayan bir kısım faturada “...” markalı ürünlerin genel temizleyicilerde yani 03.01 sınıftaki “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler” emtiaları için satışının yapıldığı görülmüştür. Ancak ürünlerin nitelikleri itibariyle fazla pahalı olmayan temizlik ürünleri olması, sıkça alınıp tüketilen her gün her alanda kullanıma konu ürünler olduğu tespit edilmiştir.
Dolayısıyla davacının sunmuş olduğu 9 adet fatura (ki iki tanesi işbu dava konusu marka başvuru tarihinden sonraki tarihlidir) içeriği incelendiğinde bir kısmında adet satışı yapılmaktayken bir kısmında ise koli satışı yapıldığı, koli içerisinde kaç adet ürün sığabileceği bilinmemekle birlikte 2017 tarihinden itibaren sunulan faturalardaki söz konusu satış miktarlarının 2013 yılında tescili alınmış bir marka için yeterli bir kullanım oluşturmayacağı; her ne kadar davalı 2011 yılına ait markalarının bulunduğunu iddia etmiş ise de marka işlem dosyasındaki iddia ve savunmalarla kısıtlı olarak değerlendirme yapıldığı dikkate alındığında, işlem dosyasında işbu iddiasını ileri sürmediği, nitekim davacının ... tescil numaralı markası ile çekişme halinde olduğunu gösterir bir doküman da bulunmadığı; davacıya ait ... numaralı markanın işbu başvuru yönünden seri marka tanımlamasına dahil edilemeyeceği ve kazanılmış hak bahşedilemeyeceği de dikkate alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19.03.2024 Katip .... Hakim ....
(e-imzalıdır)