12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12
- Karar No
- 2025/41
- Karar Tarihi
- 09.01.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/12
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/10/2024
NUMARASI:2024/475 Esas - 2024/912 Karar
Davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili,taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait 10/04/2023 tarihli, "..." fatura numaralı fatura ile bir kısım ürünler almak istediğini,davalının fatura bedeli 883.776,64 TL'yi 06/11/2023 tarihinde ödeyeceğini, müvekkili şirketin de aynı tarihte ürünleri davalıya teslim edeceğini,davalı şirketin Nisan ayında kestirdiği faturaya ilişkin ödeme yapmadığını ürünleri teslim almadığını,davalı şirket yetkilisi ile iade faturası kesilmezse parası alınmadığı halde faturanın kdv ve gelir vergisi'nin ödenmek zorunda kalınacağı konusunda konuşulduğunu, davalı şirket tarafından iade faturası kesilmediğini,kuvvetle muhtemelen faturayı kullandığını ve kdv'sini gider olarak vergi kayıtlarına usulsüz bir şekilde işlediğini, böyle bir usulsüzlük yapmamış olsaydı iade faturası kesmesi gerektiğini,müvekkili şirketin faturadaki kdv ve gelir vergisini ödemek zorunda kaldığını, ödenen bu alacak kalemlerinin davalıdan tahsil edemeyince;Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, ileri sürerek davalı borçlunun icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin 06/11/2023 tarihine kadar mal teslimini gerçekleştireceği konusunda anlaştıklarını, anlaşmaya rağmen, mallar zamanında teslim edilmediğini, malların bedelinin ödenmediğini, sözleşmeye riayet etmeyen davacı şirketin, bu olayın akabinde ''malları teslim etmişcesine'' icra takibi başlattığını, bir zararı oluşmuşsa da kendi ihmalkar davranışından kaynaklandığını, malları kendisine teslim edilmeyen müvekkilinin, bir de davacının vergilerini ödemesi akla uygun olmadığını, müvekkili, malları teslim almak istemişse de davacı şirketçe sürekli oyalandığını, davanın reddi ile %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğu, davalı tarafından söz konusu satış sözleşmesi uyarınca davacı adına fatura düzenlenmesine rağmen davalının faturaya konu malları davacıya teslim etmediğini, davacının faturayı ticari defter ve kayıtlarına işlemesinden dolayı KDV ve gelir vergisi ödemek zorunda kaldığı iddiası ile ödenen KDV ve gelir vergisinin tahsili istemli olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisi ile borca itiraz edildiğini,sicil kayıtlarına göre davalı şirketin adresi Küçükçekmece olup, icra takibinde yetkili yer Küçükçekmece Adliyesi olduğu,icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; teslim alınmayan mallara ait faturanın KDV ve gelir vergisinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini,davalıdan vergi dairesine ödenen bedelin ödenmesi talep edildiğinden para alacağı hükmünde olduğunu,mahkemece uyuşmazlık konusu icra takibinin Küçükçekmece İcra Dairesi'nde açılması gerektiğinin belirtildiğini, oysa Küçükçekmece ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından takip orada açılmış dahi itiraz üzerine, itirazın iptali davası yine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılacağını, mahkemenin usulden ret kararının usul ekonomisi ile de bağdaşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bedeli ödenmeyen fatura nedeniyle iade faturası kesilmediğinden fatura nedeniyle vergi dairesine ödenen (davalı bedelini ödemediğinden)kdv ve gelir vergisi tutarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte davacının mal teslimini yapmadığını ileri sürmüştür.İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi de takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır.Yetkili icra dairesi;
İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir.
HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda,
HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.HMK 19/2 maddesi “...yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü haiz olup,
İİK'nın 50. maddesinin 1/1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.Somut olayda; davacı tarafından talep olunan alacak faturaya dayalı para alacağı olup TBK 89/1 hükmü gereği davacının yerleşim yeri (Zeytinburnu) itibariyle Bakırköy İcra Dairesi de yetkilidir.Alacaklı seçimlik hakkını alacaklının ikametgahı mahkemesinden yana kullanmış olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazın reddine karar verilerek davanın esasına girilmesi gerekirken ,davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.