Yerel Hukuk Mahkemesi
- Mahkeme
- Yerel Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/342
- Karar No
- 2024/42
- Karar Tarihi
- 06.02.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
: Av. ... - ...
: 2- ... - ...
: Av. ... - ....
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 24/08/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla ÖZETLE: müvekkili şirketin .... sayılı "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak kararın hatalı olduğunu; davacı şirketin "..., ..., ... ..." ibareli seri markalarının sahibi olduğunu, bu markaların tanınmış markası olması nedeniyle tanınmış marka olarak da korunması gerektiğini, davalının ... harfini kullanarak yaptığı marka başvurusunun davacının adına tescilli markaları ile iltibas tehlikesi yarattığını, tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğunu, davalının, davacının markaları ile aynı ibareyi seçmek suretiyle davacının markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı güttüğünü, davacının markalarının tanınmışlığı nedeni ile benzer davalarda emsal niteliğinde kararlar verildiğini ileri sürerek; ... ...'in ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket, vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: dava konusu ... ibaresi için birçok ülkede marka tescili elde ettiğini ve ülkemizde 14, 16, 18, 25 ve 28. sınıf malları kapsayan ... sayılı ... ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının ... nezdinde tescilli markaların sahibi olduğunu, SMK madde 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 koşullarının somut olayda oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 11/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 24/08/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... ....
Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. Diğer gerekçeler de haklı bulunmamış olup, sonuç itibariyle işbu itirazın da reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. ... (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ... (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ise; Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. ... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "..." (...) 14, 16, 25, 28. sınıflar. Davacı Markaları "...." (....) ... sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 18/01/2024 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; "1.Davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan emtiaların tamamı yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği koşulunun oluştuğu;
2.Taraf markalarının benzer olmadığı bu nedenle iltibas tehlikesinin oluşmadığı;
3.Tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı;
4.Kötü niyet hukuki değerlendirme gerektirmekle Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu;..." şekilinde görüş bildirmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 14, 16, 18, 25, 28'inci sınıflardaki: "14. Sınıf: Kıymetli metaller ve bunların alaşımları; mücevherat, kıymetli ve yarı kıymetli taşlar; saatler ve zaman ölçme cihazları; kuyumculuk eşyaları; kol saatleri; kıymetli metalden mamul kol saatleri; saatler için kutular; kuyumculuk eşyaları için kutular.
16.Sınıf: Değiş tokuş edilip biriktirilen kartlar; çizgi romanlar; değiş tokuş edilip biriktirilen spor kartları.
18.Sınıf: Deri ve deri taklitleri; hayvan derileri ve postlar; bagajlar/bavullar ve taşıma çantaları; şemsiyeler ve güneş şemsiyeleri; bagajlar/bavullar; valizler; seyahat çantaları; çantalar; el çantaları; kemerler; cüzdanlar; para çantaları; evrak çantaları; sırt çantaları.
25.Sınıf: Giysiler; ayak giysileri; baş giysileri; ayakkabılar; gömlekler; süveterler; şapkalar; tişörtler.
28.Sınıf: Oyunlar, oyuncaklar ve oyun eşyaları; jimnastik ve spor eşyaları; oyun kartları; peluş oyuncaklar; model oyuncaklar; oyuncak figürler; oyunlar için değiş tokuş edilip biriktirilen kartlar; kaykay tahtaları; kaykaylar" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise "...." ibarelerinden meydana geldiği kapsamlarında; .... mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Dava konusu marka başvurusunda yer alan emtiaların tamamı davacının önceki tarihli markalarının kapsamında yer almaktadır. Dolayısı ile emtia ayniyeti /benzerliği şartının dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan tüm emtialar yönünden oluştuğu anlaşılmıştır. Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, alıcı olarak da ortalama dikkat ve özen düzeyindeki kişiler olduğu değerlendirilmiştir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davalının dava konusu ve ... sayılı marka başvurusu "..." şeklinde stilize bir "..." harfinden oluşmaktadır. Söz konusu harfin yazımında kullanılan renk ise yeşildir. Davalının dava konusu marka başvurusunun oluşturan esaslı unsurun ... olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Davacının adına tescilli ve ... ibaresinin tek başına veya ön planda yer aldığı markaları olan .... markalar olup, bahsi geçen markalarda esas unsurun "..." ibaresi olduğu anlaşılmıştır. Davacının ..., ..., ... esas unsurlu markaları incelendiğinde, ... ibaresinin ...+.... şeklinde değişik formlarda kullanıldığı görülmektedir.
Sonuç itibariyle taraf markaları karşılaştırıldığında; davacı markalarında ... ibaresinin neredeyse tüm markalarında bulunduğu ve esas unsur teşkil ettiği, davacının seri markalar oluşturduğu, taraf markalarındaki "..." ibaresinin markaları hem görsel hem de işitsel olarak benzer kıldığı, davacının "..." ibareli markasını görmüş, tanımış ve bilen ortalama tüketicinin, davalının "..." ibareli markasını gördüğünde davacının seri markalarından biri olarak algılayacağı ve iltibas tehlikesi doğacağı yönünde mahkememizde kanaat oluşmuştur.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; davaya konu marka ile davacı muterize ait markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunması, markaların hedef tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin ortalama olması, iltibasın, sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğuna ve malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de varlığının kabul edilmesi, ... kararlarında da ifade edildiği üzere markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilmesi, işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmesi, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olmasının yeterli olması karşısında davaya konu marka başvurusunda bulunan tüm mallar bakımından, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır.
2.SMK 6/4 VE 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK m. 6/4 uyarınca “... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” Bu madde gereği ... Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmeyecektir.
SMK m.6/5'de ise tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir.
Somut dava bakımından davacının ... tarafından tanınmış olarak kabul edilen markası, .... sayılı ... markası olup bu markanın salt ... ibaresinden değil ... ibaresinden oluştuğu görülmüştür. Dava kapsamında "..." ibaresi üzerinden değerlendirme yapıldığından ve davacının tanınmış olarak sicile kayıtlı bahsi geçen markasında "..." ibaresi ön planda olmadığından, tanımışlık değerlendirilmesi yapılamayacağı; dolayısıyla SMK 6/4 ve 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalının kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; .... 08.06.2016 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan raporun aksi yönünde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜNE,
2..... 'nun ... sayılı kararının iptaline,
3.... sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
4.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 9.930,90 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 172,90.-TL
Posta Masrafı 658,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 9.100,00.-TL
Toplam 9.930,90-TL