T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle;
Davalı tarafından... Torbalı/İZMİR adresinde 20/05/2017 tarihinde kazı çalışması yapılırken davacı idarenin içme suyu şebeke borularına zarar verildiğini, dava dilekçesine ekli 22/05/2017 tarihli hasar tespit tutanağını, hasar bildirim raporunu, iş emri formu ve hasar bilgileri ve kayıp su hesap formu sunduklarını, davalı tarafından kazı çalışması öncesinde gözlemci talebinde bulunulmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Merkezi Kuruluş Görev ve Çalışma Usulleri 23. maddesi 12. fıkrası gereğince hasar bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, davacı idare tarafından yapılan tamirat ile sorunun giderildiğini, İzsu Tarifeler Yönetmeliği 39. Maddesine göre hasar bedelinin kdv dahil 3.375,57 TL olduğunu, ihtar yazısı ile davalıya bildirimde bulunulduğunu, ödenmemesi nedeni ile işbu davanın açıldığını belirtelerek 3.375,57 TL hasarın meydana geldiği 20/05/2017 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Hasar bedelinin... tarafından ödenmediğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığı, hasar bedeli ödenmesi talebine ilişkin yazının 11/09/2017 tarihinde davalı şirket kayıtlarına geçtiğini, 20/09/2017 tarihinde tebliğden itibaren 10 gün içerisinde hasarı ödendiğini, bu hususun dekont ile sabit olduğunu ve dilekçe ekinde bulunduğunu, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, dava açılmadan çok önce ödenmiş bir alacağın tahsili amacı ile bu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, davanın dava şartı noksanlığından reddi gerektiği, huzurdaki davada borca konu edilerek açılan ve bu nedenle hukuki konusu kalmayan konu nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin kusurlu davacı üzerinde bırakılmasını, her türlü savunma ve beyan haklarını saklı tuttuklarını bildirerek esastan incelemeye geçilmesi halinde davanın esastan reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili 12/02/2019 tarihli dilekçesi ile idare kayıtlarında yapılan inceleme borcun ödendiğinin tespit edildiğini, dava konusu alacak ortadan kalktığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Davaya konu edilen alacağa ilişkin hasar tespit ve bildirim raporları, davalı yanca sunulan ihtar yazısı ve ödeme dekontu incelenmiş ve 26/04/2019 tarihinde yapılan ön inceleme öncesinde taraf beyanları ile davaya konu borcun ödendiği kabul edilmiştir.
Duruşmada alınan beyanlar bu kabulün bildirme şeklinde olmuş ve davanın dava açılmadan önce borcun ödenmiş olması nedeni ile hukuki yarar yokluğundan usulden reddine dair HMK 114-115 maddeleri gereğince karar verilmesi uygun görülmüş ve davalı davayı vekil ile takip ettiğinden AAÜT 6. maddesi gereğince ön inceleme imzaları gereğince taraf iradelerinin uyuştuğu saptandığından maktu ücretin yarısı olan 1.362,50 TL davalı lehine vekalet ücreti takdiri uygun görülmüş ve bu yolda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesi ile talep edilen miktarın dava açılmadan önce davalı yanca yazılan yazı ilgili ile ödendiği, taraflar arasında davaya konu olacak ithilaf bulunmadığı, davacının davayı açmakla hukuki yararının olmadığı dikkate alınarak davanın HMK 114-115 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 57,62 TL mahsubu ile fazla alınan 13,22 TL nin davacıya iadesine, Davalı davayı vekil ile takip ettiğinden AAÜT 6. Maddesi gereğince ön inceleme imzaları öncesinde taraf iradelerinin uyuştuğu saptandığından maktu ücretin yarısı olan 1.362,50 TL davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı.26/04/2019 Katip ... E imza Hakim ...
(e-imzalıdır)