7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 802 ada 28, 29, 30 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 6768,52 m2, 6731,97 m2, 3599,87 m2 ve 4217,97 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara uygulanan ayrı tapu kayıtlarının miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve paydaşları tapu kayıtlarına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 802 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı ... ve paydaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 802 ada 28 parsel sayılı taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, ... Kaleli’nin tereke temsilcisi davacı ... ile davacı ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir. Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Dava ve temyize konu 802 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların davacı ... ve paydaşlarının dayandığı 7.5.1970 tarih ve 71 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, yine davacı ... ve paydaşları ile birleşen dosya davacıları ... ve paydaşlarının dayandığı diğer tapu kayıtlarının gayri sabit sınırlı ve miktarları ile geçerli olup, miktarları ile dava dışı 802 ada 7, 8, 12 ve 20 parsel sayılı taşınmazlara uygulandığı, dava ve temyize konu taşınmazların sınırında eylemli mera bulunduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu durumda davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının miktar fazlası olan taşınmazların meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve paydaşları ile davacı ... ve paydaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, 15.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın