Esas No
E. 2023/40
Karar No
K. 2023/40
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
T. C. ANKARA 3.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/40 Esas - 2024/103

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/40
KARAR NO: 2024/103
DAVACI: ....

Av. ...

DAVALILAR: 1-....

Av. ....

Av. ...

Av. ...

: 2- ...

Av. ...

DAVA: Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ: 26/01/2023
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 07/04/2024

TALEP

Davacı vekili 26/01/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şahsın .... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmi reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkili şirketin ... nolu “... ...” markasının 12. sınıfta zaten tescilli olması nedeniyle Kurum kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu markanın reddi kararının müvekkilinin kazanılmış haklarına ters düştüğünü ve menfaatleri açısından ciddi oranda zarara sebep olduğunu, taraf markalarının genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede söz konusu markaların aynı olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu markayı yıllardır Türkiye’de aktif olarak kullanması nedeniyle markanın ayırt edicilik kazandığını ve bilinir hale geldiğini ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkili şirketin itiraza dayanak ... numaralı "..." ibareli markasının 7. ve 12. Sınıflarda tescilli bir marka olduğunu ve uzun yıllar yoğun olarak hem yurt içinde hem de yurt dışında kullanıldığını, davacının reddedilen markasının ise müvekkilinin markasının esas unsurunun tek bir harf farklılığıyla aynen içerdiğini, davacı markasındaki "..." ekinin ise (tekerlek tasarımı) emtiayı tanımlayan, ve yaygın olarak bilinen bir terim olduğunu, ayırt ediciliği düşük veya çok zayıf olan sözcüklerin marka olarak korunmaması nedeniyle davacı markasında ana unsurun "..." ibaresi olduğunu ve müvekkili markası ile karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, davacının markasına farklı olarak eklediği tek unsurun "R" harfi olduğunu ve bu durumun markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını, taraf markalarının hem görsel hem işitsel olarak bir bütün halinde benzer olduğunu, işbu davanın konusunun ... kararının hukuki denetimi olması nedeniyle davacının öncelik hakkı iddiasının işbu davada dinlenme imkanı bulunmadığını, davacının ... numaralı "..." ibareli markasının "kara taşıtları için jantlar" emtiaları bakımından tescilli olduğunu ve kullanıma dair sunulan evrakların da bu emtia bakımından olduğunu, davacının markayı tescil ettirmek istediği 12. sınıfta bulunan mal ve hizmetler açısından önceki kullanımının bulunmadığını, müvekkilinin ise "..." ibareli markasını “fren ve balata” ürünlerinden gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında yoğun ve ciddi olarak kullandığını, işbu dilekçenin ekinde kullanımı gösteren fatura ve broşürlerin sunulduğunu, savunarak işbu davanın reddini talep ettiği görülmektedir. MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3 dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 01/12/2022 tarihinde tebliğ olduğu, 26/01/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. .... 'in ..... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ...

Bununla birlikte, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunun yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Başka bir deyişle, satın alma işlemi sırasında markalar arasında detaylı bir karşılaştırma yapma imkanı her zaman mümkün olmadığından, tüketiciler markaları tam ve eksiksiz bir şekilde hatırlamayabilirler, ancak hafızalarında kaldığı kadarıyla markaları hatırlarlar.

Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer oldukları, markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı olduğu dikkate alındığında ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir deyişle başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ret kararına konu başvurunun kullanımı, önceki tarihlerde tescil edilmiş markalarla karıştırılma olasılığın ortadan kaldırmadığından ve Kurum incelemede markaların koruma kapsamını dikkate almak zorunda olduğundan, başvuru sahibinin kullanım gerekçeli itirazı da haklı bulunmamıştır.

Başvuru sahibinin müktesep hak iddiası da incelenmiştir.

Yapılan incelemede, başvuru sahibince müktesep hak kapsamında ileri sürülen önceki tescilli markalarına ait ibarelerin işbu başvuruya ait ibareden farklılıklar arz ettiği tespit edildiğinden, iş bu başvurunun incelenmesinde müktesep hak ya da emsal teşkil eder nitelikte görülmesi mümkün olmamıştır. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;

Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası Davalı Markaları ".... "..." (...) (...)

12.Sınıf 06, 07, 12, 20 sınıflar

Bilirkişi heyetinden alınan 12/05/2023 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu .... sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunun yukarıda izah olunan nedenler doğrultusunda 6769 s. SMK 6/1 maddesi uyarınca davalı yanın “...” ibareli markası ile benzer olduğu, • Davalının .... sayılı “...” ibareli markasının 12. Sınıf “fren balataları” emtiası bakımından kullanım ispatının bulunduğu, • Dava konusu ... sayılı ... ... ibareli markanın davacının ... sayılı "... + ..." önceki tarihli markasının seri markası olarak değerlendirilebileceği ve bu nedenle davacının “jantlar” emtiası bakımından müktesep hakkı bulunduğu, • Dava konusu ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu kapsamından 12. Sınıf “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar” emtialarının çıkarılabileceği, • Dava konusu 30.11.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının 12. Sınıf “jantlar” emtiası bakımından iptali koşullarının oluştuğu" ifade edilmiştir.

Taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak nitelikte 13/10/2023 havale tarihli ek raporda özetle: "davacı ve davalı sayın vekillerinin kök rapora itirazları ve bu itirazlar doğrultusunda tüm dosya kapsamı bakımından tekrar yaptığımız değerlendirme neticesinde kök rapordaki görüşlerimizi değiştirecek bir hususa rastlanmadığı" şekilinde ifade edilmiştir.

Taraf vekillerinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME

1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER

A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu "...

..." ibareli ve .... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 12. sınıftak: "12. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler. Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç)" mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davalı markalarının ise .... sayılı markaların koruma kapsamında 06/ 07/ 12/ 20 sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.

Davalı markası 07 ve 12. sınıf emtialar bakımından tescil edilmiş, davacının başvurusu da 12. sınıf emtialar bakımından yapılmıştır. Dolayısıyla tarafların markaları 12. sınıf bakımından aynı emtiaları kapsamaktadır. Dolayısıyla 12. Sınıf emtialar bakımından benzerlik emtia benzerliği oluşmuştur. Ancak itiraz aşamasında davacının kullanım ispatı istemesi nedeniyle davalının ... numaralı ... ibareli markasını “fren balataları” emtiaları bakımından kullandığı, bunun dışında 12. Sınıf emtialar bakımından kullanımının olmadığı Kurum tarafından tespit edilmiştir.

Kurum kararına yapılan itiraz dosyadaki deliller incelendiğinde davalının 2019-2021 yıllarına ilişkin “ağır araç grubu disk fren balataları” fiyat listelerini ve 2017-2020 yılları arası satış faturaları dosyaya sunduğu “...” markasının “fren balataları” emtiaları bakımından kullanımının olduğu, bunun dışında 12. sınıf içerisinde yer alan diğer emtialar bakımından dosyaya herhangi bir kullanım ispatının sunulmadığı görülmüştür.

Bu nedenle taraf markalarının 12. Sınıf “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar” emtiaları bakımından karşılaştırılıp, iltibas değerlendirmesinin bu emtialar bakımından yapılması gerekmektedir.

Ancak tek başına emtia karşılaştırması 6/1 maddesi kapsamında markalar arasında iltibasın meydana gelip gelmediğini açıklamak için yeterli olmayacağından ve emtiaların davaya konu marka kapsamında özele indirgenmiş olarak düzenlenmesinin de dava kapsamında hususiyet arz ediyor olması nedeniyle, söz konusu markaların son kullanıcı ve tüketici profilleri bakımından da değerlendirilerek bütünsel anlamda bıraktığı izlenimin tespit edilmesi uygun olacaktır.

B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme

İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davacının “... ...” ibareli markasının esas unsurunun “...” ibaresi davalının markasının esas unsurunun ise “...” ibaresi olduğu, her ne kadar davalı markasında kırmızı el yazısı ile yazılmış “...” ibaresi yer alsa da bu ibarenin tanımlayıcı bir ibare olması ve markada konumlandırılış şekli itibariyle taraf markalarını birbirinden ayırt edici kılmaya yetmediği, ... ve ... ibareleri ile karşılaşan ilgili tüketici kitlesi bakımından markaların benzer olarak algılanmasının çok yüksek olduğu, taraf markaları arasında “R” harfi bakımından bir farklılık bulunduğu, bu nedenle markaların görsel olarak benzer olduğu değerlendirilmiştir.

İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davacının markasının “karre” davalının markasının ise “keyır” veya “kare” şeklinde okunabileceği, dolayısıyla markaların aynı sesle başlayıp farklı sesle bittikleri ancak benzerlik değerlendirmesinde marka vurgusunun ilk hecede olması nedeniyle taraf markalarının fonetik olarak benzer olduğu kanaatine varılmıştır.

Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davacının markasının “...” “...” ve “...” ibarelerinin birleşmesinden oluştuğu “...” ibaresinin bir anlamının olmadığı ve “...” ibaresinin ise Türkçe “tekerlek tasarımı” anlamına gelen İngilizce bir sözcük olduğu görülmektedir. Davalının “...” markasının ise Türkçe “bakım, dikkat, özen” anlamına gelen Türkçe sözcük olduğu görülmektedir. Dolayısıyla taraf markaları arasında görsel benzerlik bulunmadığı görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraf markalarının 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzer olduğu ve yukarıda belirtilen emtialar bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir: - Kullanımın niteliği- Markanın temel işlevine uygun kullanım - Kullanım alanı- Yurtiçinde kullanım - Kullanımın yoğunluğu İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir. Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir: - İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü - Satış miktarı - İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı - İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı - Hitap ettiği müşteri çevresi.

Yukarıda sunulan ve değerlendirilen deliller dikkate alındığında somut olayımızda davacı tarafın önceki tarihli markası incelendiğinde markanın “...+...” şeklinde olduğu ve markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğu görülmektedir. Başvuru konusu "... ..." ibareli marka ise “...” ibaresine eklenmiş “...” ibaresinden oluşmaktadır. Markalar karşılaştırıldığında markaların asli unsurlarının ortak olduğu görülmektedir. Önceki tarihli marka 12. Sınıf “kara taşıtları için jantlar” emtiaları bakımından tescilli olup, dava konusu marka başvurusunda da 12. Sınıf emtialar yer almaktadır. Dava konusu ... kararında her ne kadar davacının marka başvurusunun önceki tarihli tescilli markadan farklılıklar arz ettiği belirtilse de bu farklılığın asli unsur bakımından olmadığı, davacının dava konusu başvurusunun “...” esas unsuruna tali eklemeler yapılarak oluşturulduğu görülmektedir. Ayrıca dosya kapsamında, davacının dava konusu marka başvurusu ile davalının markasına yaklaşma ve iltibas yaratma çabasının olmadığı da değerlendirilmiştir.

Zira davacının önceki markası tescilli iken davalının redde gerekçe markasını aynı sınıfta tescil ettirdiği yine dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının "jantlar" emtiası bakımından SMK 6/3'e dayalı hakkı bulunduğuna kanaat getirilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın KISMEN KABULÜNE,

2.... ...'nun .....sayılı kararının 12. Sınıftaki "jantlar" emtiası bakımından iptaline,

3.Fazlaya dair istemlerin reddine,

5.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

6.Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7.Reddedilen kısım yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8.Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 3.964,40 TL yargılama giderinden payına düşen 1.982,20 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,

9.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Davacı Masraf Dökümü:

İlk Masraf 385,40.-TL

Posta Masrafı 279,00.-TL

Bilirkişi Masrafı 3.300,00.-TL

Toplam 3.964,40.-TL

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.