T. C. ANKARA 3.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/116 Esas - 2024/41
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
: Av. ....
Av. ....
Av. ....
: Av. ....
Av. ...
: 2- ...
: Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 06/03/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ..... (...) nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmi reddedildiğini, davacının 40 yıldan fazla süredir her türlü ... malzemeleri ile sair dayanıklı tüketim ürünlerinin ticaretini yapmakta olduğunu, ..... sayılı "..." markasının 18, 21, 22, 25, 28 ve 35. sınıflara giren emtialar bakımından davacı adına tescilli olduğunu, davacının ticari faaliyet alanına uygun olarak 09, 11, 12, 20, 24 ve 27. sınıflara giren emtialar yönünden de aynı markayı tescil ettirmek için davalı ... nezdinde bir başvuru dosyalamış olduğunu, ... başvuru sayılı bu markanın ilanına diğer davalı firmanın “...” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın ... tarafından 11 ve 12. sınıflara giren emtialar yönünden kabul edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, davalının markasında geçen Almanca “...” kelimesinin Türkçe’de “mutlu”, davacının markasında geçen İngilizce “...” kelimesinin Türkçe’de “...” anlamlarına geldiğini, yani taraf markalarının kavramsal açıdan farklı olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin birçok dilde “...” anlamına gelen, markasal hüviyette zayıf bir ibare olduğunu, davacının “...” markasını uzun yıllardır kullandığını ve bu markanın davacı adına tescilli de olduğunu, ilgili sektörde bu markanın davacı ile özdeşleşmiş olduğunu, dolayısıyla davacının ticari faaliyet alanı ile uyumlu olan 11ve 12. sınıflara giren emtialarda bu markanın davacı adına tescil edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma davanın esasına cevap ve düplik dilekçelerinde özetle: uyuşmazlık konusu olan “...” ibareli markanın davalı firma adına 11 ve 12. sınıflara giren emtialarda ..... nezdinde tescilli olduğunu ve davalı tarafından kullanıldığını, davalının ... numaralı marka başvurusunun henüz tescile bağlanmamış olmasına rağmen başvuru tarihinden itibaren korunduğunu ve bu korumanın dava konusu edilen markanın koruma tarihinden önceki bir tarih olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu olan 11 ve 12. sınıflara giren emtialar yönünden markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, bu halde taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, ayrıca davalının “...” markasının dünyaca tanınmışlığı göz önüne alındığında davacının markasının tescili halinde davacının davalının markasının bu tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini, internet üzerinden satışa arz edilen davalı ürünlerinin ülkemizde yerleşik tüketiciler tarafından da iyi bilindiğini ve takip edildiğini, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalının tanınmış markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, dolayısıyla dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle ve davalı ile haksız rekabet saikiyle yapılmış olduğunun aşikar olduğunu, belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde ve müktesep hak iddiasına dayalı, davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiası ile müktesep hak iddialarının, alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 23/01/2023 olduğu, 06/03/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. ... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... tarafından yapılan yayına itiraz üzerine, anılan şirket adına kayıtlı ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 11. ve 12. sınıflara dahil mallar bakımından 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki .... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. ....
Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve malların aynı olması birlikte değerlendirildiğinde, redde konu mallar yönünden markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmış, aynı yönde ... verilen karar isabetli görülmüş ve başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNİYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası Davalı Markaları "..." "..." (...) ( ...) ..... sınıflar 11 / 12 sınıflar Davacı başvurusundan, Kurum tarafından 11 ve 12. sınıflar çıkarılmış olup, eldeki dava esasen söz konusu iki sınıfın iadesi talebiyle açılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 13/12/2023 havale tarihli raporda özetle; "...1)Karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu,
2.Davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/benzerliği şartının da gerçekleştiği,
3.Davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken düşük olmadığı,
4.(1) ve (2) nolu bentlerde yer verilen değerlendirmelerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden, karşılaştırılan markalar arasında, iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
5.Davacının önceki tarihli markasından gelen ve himaye görmesi gereken bir müktesep hakkının bulunmadığı,
6.Dava konusu edilen 20.01.2023 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu,..." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ...
başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 09, 11, 12, 20, 24, Sınıfların tescili talep edilmiş olup, dava konusu edilen sınıflar: "11. sınıf Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri).Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kalorifer kazanları ve petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kolektörleri. Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı).Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı. Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar), elektrik ısıtmalı çoraplar. Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı. Pastörize ve sterilize edici makineler.
12.sınıf Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler. Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç). alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 18, 21, 22, 25, 28, 35. Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden tescilli olup benzerliği tespit edilen emtiaların bulunduğu ve kısmi redde mesnet alınan markalar kapsamında 11 ve 12. sınıfın aynen yer aldığı gözlenmektedir. Davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti şartının gerçekleşmiş olduğu, tespit edilmiştir. Hitap Eden Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Davacının markasının kısmen reddedildiği 11 ve 12. sınıflardaki emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; bunların sık satın alınan emtialar olmadığı fiili gerçeği gözetildiğinde, tüketicilerin/alıcıların bu emtiaları satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/algı/özen seviyelerinin düşük olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; davacının markası, renk, şekil ve kelime unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; işarette düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle birleşik olarak yazılmış “...” ibaresi tek unsur olarak kullanılmıştır ve bütünleşik olarak markanın esas/tek unsuru olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur.
Davalının kısmi redde mesnet alınan markası ise renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır; işaretin sol baş kısmına “F” harflerinin çizgilerden tasarlanmış kırmızı bir figür konuşlandırılmış, bunun yanına da düz yazım karakterindeki siyah renkli kalın ve büyük harflerle birleşik olarak “...” ibaresi yazılmıştır. Öncelikle; davalının markasında kullanılmış olan basit şekil unsurunun/figürün, işarete markasal hüviyette kattığı ayırt ediciliğin, kelime unsurlarına nispeten düşük olduğu söylenebilecektir. Zira, böyle, basit şekil unsuru yanında daha büyük puntolarla yazılmış kelime unsurlarını haiz markalarda, marka hukukundaki yerleşik görüşe göre, “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” prensibi hakimdir. Ayrıca; potansiyel müşteriler kelime, şekil, renk gibi unsurları bir arada ihtiva eden böyle karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Dolayısıyla; davalının markasında esas unsurun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir.
Buna göre; karşılaştırılan markaların esas unsurları olan “...” ve “...” ibareleri arasında tek harf farklılığı bulunmakta ve bu kelimelerde geçen diğer yedi harf, diziliş sıraları/dizinleri itibariyle dahi birebir aynı olarak yer almaktadır. Bu ibareler arasındaki tek harf farklılığı, markalarda esas unsur olan bu ibarelerde geçen diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, yani esas unsurları itibariyle karşılaştırılan markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte değildir. Bu tek harf farklılığı, markaları/markaların esas unsuru olan ibareleri “birebir aynı” olmaktan çıkarmakta, ancak SMK’nın 6/1 hükmü kapsamında “ayırt edilemeyecek derecede benzer” olma durumundan kurtaramamaktadır. Aralarında bir/birkaç harf farkı olan sözcüklerin, birbirleriyle benzer sözcükler sayıldığına dair ... Dairesi'nin iyice yerleşmiş pek çok emsal kararı bulunmaktadır. Ayrıca; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davalının “...”li markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...”li markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” yüksek ihtimal dahilindedir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; görsel açıdan yukarıda detaylıca açıklanan bu benzerlik, işitsel açıdan bakıldığında da, aynı sonucu vermektedir. Taraf markalarında esas unsur olarak kullanılan kelimelerin yedi harfinin, dizinleri de dahil olmak üzere aynı olması, markaların okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları işitsel açıdan çok yakınlaştırmaktadır.
Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında davacının markasının esas/tek unsuru olan “...” ibaresinin Türkçe’de sırayla “...” ve “...” anlamlarına gelen “...” ve “...” ibarelerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu, dolayısıyla “... ...” anlamını haiz olduğu görülmüştür. Davalının markasının esas unsuru olan “...” ibaresi ise Türkçe’de “mutlu” anlamına gelen Almanca kelime ile yine “...” ibaresinin birleştirilmesinden oluşturulmuş, “mutlu ...” anlamını haiz bir birleşik kelime olduğu görülmüştür. Taraf markalarında ortak olan “...” kelimesinin dilimize “...”, yani; “çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri, bu yerde konaklama, tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer” (...) anlamlarıyla geçmiş olması ve yerleşik anlamı ülkemizde de yaygın olarak bilinen/kullanılan bu kelimenin taraf markalarında, yabancı dillerdeki sıfatlarla birleştirilerek/ birleşik yazılmış sıfat tamlamaları oluşturarak kullanılmış olmasının, tüketici zihninde yarattığı ilk algı yönünden de taraf markalarını yakınlaştırdığı düşünülmektedir. Ayrıca, “...” ibaresinin, yukarıda yer verilen yerleşik anlamı itibariyle, uyuşmazlık konusu olan 11 ve 12. sınıflara giren emtialar yönünden markasal hüviyette somut ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, bu emtialar ile doğrudan ilişkili bir anlamı olmadığı, dolayısıyla da söz konusu emtialarda kullanılabilecek herhangi bir kelimeden daha düşük ayrıt ediciliği haiz/zayıf bir marka olmadığı ve bu orijinalliği itibariyle bu emtialar yönünden marka hüviyetinde kullanılması durumunun herkesin aklına gelemeyeceği değerlendirilmiştir.
Bütün bunlara göre; somut olayda, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzer olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2.DAVACININ MÜKTESEP HAK İDDİASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Müktesep hak uygulamasında, önceki tarihli markasının devamı olarak bir marka başvurusu yapan marka sahibi, bazı hallerde yapılan itiraza karşı itiraz sahibinin markasından önceki tarihli markasının varlığını müktesep hak savunması olarak ileri sürebilmekte, bu halde yapmış olduğu yeni marka başvurusunun tescili engellenememektedir. Yani müktesep hak ilkesi gereğince, bazı istisnai durum ve koşullarda bir işletmeye ait önceki marka, bu işletmenin daha sonraki marka başvuruları için kazanılmış hak teşkil etmektedir (....). Müktesep hak kavramının kanunda tanımı bulunmamakta olup, konu süreç içerisinde ... kararları ile birlikte şekillenmiştir. Yargıtayın istikrarlı uygulaması sonucunda içtihat olarak yerleşen ilkeleri kapsamında müktesep hakkın uygulama alanı bulması için;
a)Önceki tarihli marka ile sonraki tarihli markaların benzer olması,
b)Markaların kapsadıkları mal/hizmet sınıflarının aynı olması ve
c)Önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkmış olması ilkelerinin kümülatif olarak sağlanması gerekir.
Davacının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı ... sayılı markanın emtia listesine bakıldığında, bu markanın davacının dava konusu edilen markasının kısmen reddedildiği 11 ve 12. sınıflara giren emtialar yönünden tescilli olmadığı anlaşımıştır. Böylelikle, yukarıda yer verilen "Markaların kapsadıkları mal/hizmet sınıflarının aynı olması" kriterinin karşılanmadığı anlaşılmıştır. Davacının “...” markasının fiili kullanımına ilişkin dava ve/veya marka işlem dosyalarına herhangi bir delil sunulmadığı da görüldüğünden, ...’ın müktesep hak iddialarına mesnet alınan markaların “fiili kullanımı”nın ispat edilmiş olması şartının/kriterinin de somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının önceki tarihlerde tescile bağlanmış olan markasına dayalı olarak somut uyuşmazlıkta müktesep bir hak iddia edemeyeceği değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/02/2024 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)