T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... -...
: Av. ... - ...
Av. ... - ....
Av. ... - ...
: 2- ... - ....
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 16/07/2019 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkilinin ...(...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı "...", "...", "...", "... ...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira “...” markasının adını, ...'un .... ilçesinin ... Mahallesinden aldığını, bölgenin çok uzun yıllardır “... Dokuması” olarak bilinen özel bez ile ünlü olduğunu ve ...'nın tanınmışlığından faydalanmayı amaçlamadıklarını, başlangıcı 1800‟lü yıllara dayanan ve yöreye ait bir dokuma türü olduğunu, 1937 yılında .... ve .... 'nun imzası ile ve ... Dokuması ismiyle kurulan kooperatif kanalıyla bu ürünlerin üretilmeye devam edildiğini, ... ve ... ibarelerinin farklı dillerde farklı anlamlara geldiğini ve benzer olmadıklarını, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde aralarında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, ... Dokumasının yerli olmasının dışında, bu isim altında yaptığı üretiminin ... markasının kuruluşundan dahi çok çok öncesine dayandığını, taraf markalarının farklı anlamlara geldiğini ve aralarında benzerlik olmadığını ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkilinin bugün itibariyle ülkemizde en çok tercih edilen hazır giyim mağazalarından olan ..., .... dahil sekiz farklı marka grubu ve bu markalar altında faaliyet gösteren mağazaların sahibi olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tanındığını, müvekkilinin ... markasını ilk kez 1979 yılında .... ‟da tescil ettirdiğini, .... ‟daki ilk marka tescilinin ardından ... markasını 15.10.1984 tarih ve 488447 sayı ile ... nezdindeki pek çok ülkede pek çok farklı sınıfta tescil ettiren müvekkiline ait markaların, bugün itibariyle 100'ün üzerinde ülkede pek çok sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin ... markasını ... (“...”) nezdinde de ilk kez 13.05.1994 tarih, 153527 sayı ile tescil ettirdiğini, müvekkiline ait ... markasının ... tarafından .... sayı ile tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığını, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu ve taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
... KARARI Mahkememizin 11/06/2019 tarih ve .... sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı, .... Dairesi'nin 14/09/2023 tarih ve .... sayılı kararıyla ÖZETLE: "... Dava, ... marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı şirketin ... sayılı marka başvurusu davalı şirketin itirazı üzerine davalı .... kararıyla nihai olarak reddedilmiş, davacı şirket temsilcisi sözkonusu ... kararının iptali talebiyle açtığı davanın dilekçesinde davalı şirketin adresi yerine davalı vekilinin adresini bildirmiştir. Bunun üzerine ilk derece mahkemesince ön tensip tutanağı düzenlenerek davacıya yurtdışında mukim davalı şirketin tebligata yarar açık adresini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davalı şirketin adresinin bildirilmemesi üzerine ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine bu kez gerekçeli kararın yurtdışında bulunan davalı şirkete tebliği gereği doğmuş, ilk derece mahkemesince bir kez daha davacı tarafa davalı şirketin adresini bildirmek üzere süre verilmiş, ancak bu kez davacı taraf davalı kuruma müzekkere yazılarak adresin sorulmasını talep etmiş ve bu şekilde davalı kurumdan diğer davalı şirketin açık adresi temin edilerek tebligat işlemleri gerçekleştirilebilmiştir.
HMK'nın somut olaya uygulanacak 119. maddesinin ilk fıkrasında dava dilekçesinin içeriğinde bulunacak hususlar sayılmış olup (b) bendine göre davalının adresi bunlar arasındadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır. .... Dairesinin 16.10.2018 tarih ve .... . sayılı kararında usul hükümlerinin yargılamayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla getirilen yasal düzenlemeler olduğu ve zorunluluk bulunmadıkça sebepsiz yere davanın açılmamış sayılması gerekçe yapılmaması gerektiği hususuna işaret edilmiştir. Aynı konuya ilişkin olarak .... Dairesinin 08.10.2020 tarih ve .... sayılı kararında ise dava dilekçesinde davalı tarafın gerçek adresinin gösterilmesi ve gerekli tebligat giderlerinin verilmesi davacı tarafa ait bir görev ve yükümlülük ise de, davalı tarafın adresinin davacı tarafından bilinmemesi veya bilinen adreste davalıya tebligat yapılamaması halinde dosyadaki bilgi ve belgelerden de yararlanılarak davalının bilinen en son adresinin tespiti için zabıta araştırması yaptırılması, kamu kurum ve kuruluşlarından adres sorulması ve bu yolla davalı tarafın tebligat adresinin bulunması, dava dilekçesi ve duruşma oturum gününün davalı tarafa tebliğe çıkarılması işlemlerinin mahkemenin görevi olduğu, mahkemenin kendi görevine giren bu işlemlerin yapılması için davacı tarafa süre veya kesin süre veremeyeceği, ancak adres tespit edildikten sonra tebligat masraflarını yatırması için süre verebileceği belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da, davalı şirketin tebligata yarar açık adresi davalı kurum sicilinden basit bir araştırma ile temin edilmiştir.
Bu itibarla, davalı şirketin ülkemizde tescilli markasına dayanarak dava konusu başvuruya itiraz ettiği ve tebligata yarar açık adresinin davalı kurumda bulunduğu gözetilmeden, HMK'nın usule ilişkin yukarıda geçen hükmünün katı bir şekilde uygulanması suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, davacı dernek temsilcisinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-a-5. maddesi uyarınca kabulü ile, davanın yeniden görülüp esas hakkında yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. .." şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. .... ORTADAN KALDIRMA KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e kapsamında taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/5 maddesine göre davalı markalarının tanınmışlığı iddiasının, alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 20/05/2019 tarihinde tebliğ olduğu, 16/07/2019 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. ... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... '...' ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "....", "...", "... ...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir."
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "..." ibareli/esas unsurlu markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek ölçüde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer mallar/hizmetlerin yer aldığı tespit edilmiştir.
Markaların benzerliği, mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer olması hususlarının yanı sıra, itiraz gerekçesi "..." markasının Kurum sicilinde kayıtlı tanınmış markalardan olması ve söz konusu markanın esasen giyim sektöründe tanınmış olması hususu da göz önüne alındığında, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında, ortalama tüketiciler açısından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; ayrıca başvurunun tescili halinde muterizin "..." markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlanabileceği kanaatine varıldığından, işbu itirazın kabulü gerekmiştir. KARAR İtirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "... '...+..." (...) 25, 35. sınıflar. Davalı Mesnet Markaları "...", "....", "...", "...", "...", "..." (....) .... sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 09/01/2024 havale tarihli raporda özetle; "1. ... sayılı davacı marka başvurusu ile davalı şirketin adına tescilli .... sayılı markalarının benzer olduğu;
2.Davacının ... sayılı marka başvurusunda bulunan 25 ve 35.sınıf emtiaların tamamı yönünden mal ve hizmet benzerliğinin oluştuğu;
3.Taraf markaları arasında SMK madde 6/1 gereğince iltibas tehlikesinin oluştuğu;
4.Davalı şirketin ... markalarının tanınmışlığı nedeni ile somut olayda tanınmışlığa bağlı sonuçların oluştuğu;
5.Davacının eskiye dayalı kullanım iddiası koşullarının oluşmadığı;" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu "...
'...+..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 25, 35''inci sınıflardaki: "( 25-01 ) Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış içdış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. ( 25-02 ) Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. ( 25-03 ) Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. ( 35-01 ) Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. ( 35-02 ) Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. ( 35-03 ) İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalatihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. ( 35-04 ) Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. ( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halatlar, ipler, ip merdivenler, hamaklar, balık ağları.Çadırlar, tenteler, brandalar, yelkenler, araç örtüleri (araç şeklini almamış olanlar).Tekstilden mamul ambalaj torbaları. Kauçuk ve sentetik olmayan döşeme doldurma malzemeleri (yün, pamuk dahil).Tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar. Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular.Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri Kampçılar için uyku tulumları.Koruyucu amaçlı olanlarhariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş iysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar.Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.Yapma çiçekler, yapma meyveler.Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Halılar, kilimler, yolluklar.Seccadeler.Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler.Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davalı markalarının ise .... sayılı markaların koruma kapsamında .... sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Davacının marka başvurusunda yer alan 25, 35.sınıf emtialar davalının adına tescilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer almaktadır. Davacının marka başvurusunun kapsamında bulunan ve 35./son alt grubunda yer alan toptan ve perakende satış hizmetleri içinde yer alan 23.sınıf “Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler”i davalının adına tescilli markalarında aynen yer almamakla birlikte söz konusu malların satışı hizmetleri davalının markalarında yer alan tekstil ürünleri olan diğer mallar ve bunların satışı hizmetleri ile ilişkili/tamamlayıcı/bağlantılı olduğu için bu emtialar da benzer bulunmuştur.
Sonuç olarak somut olayda mal ve hizmet ayniyeti/benzerliğinin davacının marka başvurusunun kapsamında bulunan tüm emtialar yönünden oluştuğu kanaatine varılmıştır.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacının ... başvuru numaralı markasının "... ..." ibaresi ile ipliği andırır ... unsurundan oluştuğu anlaşılmıştır. Davacının marka başvurusunda ... unsurunun ön planda olduğu, şeklin alt kısmında büyük harflerle ... ibaresinin yer aldığı ve en alt kısımda da "..." ibaresinin küçük harflerle konumlandırıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu ibarede yer alan "..." kelimesi ile davalının mesnet "..." ibareli markaları arasında iltibas ihtimali oluşup oluşmayacağı hususu, davanın konusunu oluşturmaktadır.
Yukarıda ifade edildiği gibi, davacı markası "..." ibaresi ile başlamaktadır. Bir başka deyişle, "..." ibaresinin önünde "..." ibaresi yer almaktadır. Türkçe'mizde soldan sağa okuma prensibi geçerli olduğundan "..." ibaresi ile başlayan davacı markasının, davalının "..." ibareli markaları ile iltibası önlediği değerlendirilmiştir.
Öte yandan, davacı markasında "..." ibaresinin altında "..." ibaresi bulunduğundan, söz konusu ibarenin markaların karıştırılma tehlikesini yok edeceği yönünde kanaat oluşmuştur. Ayrıca ...'nın, ... ilimizin .... ilçesine bağlı yer adı olduğu ve "... dokuması"nın yerel bazda tanındığı, bilindiği dosya kapsamından anlaşılmış; "..." kelimesinin, ürünün üretildiği coğrafi yerin adı olduğu görülmüştür. Öte yandan, "... Dokuması"nın ... nezdinde .... tescil numarası ile "mahreç işareti" grubunda, .... adına coğrafi işaret olarak tescilli olduğu da anlaşılmıştır. Böylelikle, ... dokumasının yöresel bir dokuma ürünü olduğu ve bu hususun hususunun tescillendiği anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, markaların bütünsel olarak genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalının "..." ibareli markası tekstil alanında tanınmış ise de; davacının "..." ibareli markası ile iltibas oluşmayacağı, ortalama tüketici kitlesi zihninde, davacının ... unsuru ve "..." ibaresini de içerir "..." ibareli markasını gördüğünde davalının "..." ibareli markasının canlanmayacağı ve markalar arasında iltibas oluşmayacağı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti davacı markası ile davalı markası arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu belirtmiş ise de; .... 08.06.216 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunmadığı, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜNE,
2.... ...'nun ... sayılı kararının iptaline,
3.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın düşümü ile 383,20 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 7.541,15 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine
6.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 88,80-TL
Posta Masrafı 1.952,70-TL
Bilirkişi Ücreti 5.500,00-TL
Toplam 7.541,15-TL