7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 205 ada 13, 30, 40 ve 57 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar sit alanında kaldıklarından sözedilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 205 ada 13, 30, 40 ve 57 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün bir davada uygulanabilmesi için öncelikle dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, mahkemece kanıt yükünün kendisine ait olduğu belirlenen tarafa keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde depo etmesi için kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde kabul edilebilir yasal bir mazereti olmaksızın mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Somut Olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için verilen kesin önel, gerekli koşulları .içermemektedir. Davanın niteliği dikkate alındığında arkeolog bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken verilen ara kararda arkeolog bilirkişi yerine orman ve jeolog bilirkişiler için ayrı ayrı 110 TL ücret takdir edilmiş, ayrıca bilirkişiler ve tanıklar için davetiye gideri hesaplanmamış, kesin süre ile keşif günü arasında davetiyelerin tebliği için makul bir süre bırakılmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 07.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın