Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/6509
Karar No
K. 2024/5381
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/6509 E.  ,  2024/5381 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/6509
Karar No: 2024/5381
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...

2.(DAVALI) ... Defterdarlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 25/09/2015-06/07/2017 tarihleri arasında işgal edildiğinden bahisle, 208.589,00-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi raporundaki veriler ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davaya konu ecrimisil ihbarnamesinin 208.428,89.-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 160,11.-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin 160,11.-TL'lik kısmının iptaline, 208.428,89.-TL'lik kısmı açısından davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Ecrimisil istenen dönem için herhangi bir tespit yapılmadığı, ecrimisil bedelinin yanlış hesaplandığı, taşınmazın kamu hizmeti için kullanıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunun karar tesisis için elverişsiz olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davalının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinde; "İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur. Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur. " hükmü düzenlenmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır." düzenlemesi yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin tesis edildiği dönemde tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın, 07/07/2017 tarihinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na devredildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "ticaret-konut, konut, ticaret, cami, sosyal tesis, sağlık tesisi, anaokul, ilkokul, ortaokul, lise, teknik altyapı, park ve yol" alanı olarak göründüğü, davalı idare memurları tarafından 25/09/2020 tarihinde taşınmaz mahallinde yapılan tespite dayanılarak taşınmazın bir kısmının 25/09/2015-06/07/2017 tarihleri arasında depo, araç yıkama ve tuz deposu alanı olarak kullanılmak suretiyle davacı belediye tarafından işgal edildiği gerekçesiyle 208.509,00-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; imar plânlarında belediyenin sorumluluk alanında kalan "park, yol" gibi alanlar ile, bazı durumlarda da "sosyal tesis, teknik altyapı" gibi alanların, belediyeye bedelsiz olarak terk edilerek tapuda terkin edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Belediyeye bedelsiz olarak terk edilen bu alanların yapım ve bakımından sorumlu idarenin de belediye olduğu görülmektedir.

Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "ticaret-konut, konut, ticaret, cami, sosyal tesis, sağlık tesisi, anaokul, ilkokul, ortaokul, lise, teknik altyapı, park ve yol" alanı olarak göründüğü, bu alanlardan bir kısmının ise 3194 sayılı Kanunun 11. maddesine göre davacı belediye lehine terk edilmesi gereken yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.

Yürürlükteki imar planında "ticaret-konut, konut, ticaret, cami, sosyal tesis, sağlık tesisi, anaokul, ilkokul, ortaokul, lise, teknik altyapı, park ve yol" alanında kalan ve bir kısmı davacı belediye lehine terki gereken dava konusu taşınmazın, bu kısımların yapımı ve bakımı ile ilgili her türlü yetki ve sorumluluk kendisine yüklenen davacı belediye tarafından, ticari ve gelir getirici amaç güdülmeksizin, kamu hizmetinin görülmesi amacıyla depo, araç yıkama ve tuz deposu alanı olarak kullanılması nedeniyle davacı belediyenin fuzuli şagil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bu durumda; ecrimisil tahakkuk ettirildiği dönemde mülkiyeti Hazineye ait olmakla birlikte imar planında "ticaret-konut, konut, ticaret, cami, sosyal tesis, sağlık tesisi, anaokul, ilkokul, ortaokul, lise, teknik altyapı, park ve yol" alanında kalan Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, belediyeye ilişkin kamu hizmetinin görülmesi amacıyla depo, araç yıkama ve tuz deposu alanı olarak kullanılması nedeniyle, bakım ve sorumluluğu davacı belediyeye ait alanları aşar nitelikte bir fiili kullanım olduğu hususu da ortaya konulmaksızın davacı belediyenin fuzuli şagil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,

3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.