4. Hukuk Dairesi 2021/14553 E. , 2023/3422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
2.Doğa Sigorta Anonim Şirketi vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; davalı Doğa Sigorta A.Ş'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı ... idaresindeki otomobilin, davalı ...'ye ZMSS ile sigortalı ... idaresindeki kamyona çarpmamak için orta dönel kavşağa çarpması ve takla atması sonucu meydana gelen kazada otomobilde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre her iki araç sürücüsünün de kusurlu bulunduğunu, zararın sigorta şirketlerince müşterek müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde karşılanması gerektiğini belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 13.03.2018 tarihli dilekçesiyle talebini 536.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin kaza sonucu uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde yaşam boyu bakım ve bakıcıya ihtiyacı olduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500,00 TL sürekli bakıcı giderinin tahsilini talep etmiş; 13.03.2018 tarihli dilekçesiyle talebini 536.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... vekili; kusuru kabul etmediklerini ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Doğa Sigorta A.Ş; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki aracın kusuruna göre davalıların sorumluluklarının tespit edilmesi gerektiği kabul edilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan 624.283,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davalı Doğa Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın %70 kusur oranına isabet eden tutarı 268.000,00 TL poliçe limitinin üzerinde olduğundan poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğu, diğer davalı .... tarafından sigortalı aracın %30 kusur oranına isabet eden 187.285,05 TL ile sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 455.285,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.06.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte her bir davalının 268.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmaları kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; birleşen davanın kabulü ile 536.000,00 TL sürekli bakıcı giderine ilişkin tazminatın 07.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her bir davalının 268.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmaları kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ....
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluklarına dayandıklarını, kusur oranına indirimin kanuna aykırı olduğunu ve mahkemenin kusur oranlarına göre karar verdiğini belirtmiştir. Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; sigortalının kusur oranının dikkate alınmadığını, 187.285,00 TL ile sorumlu oldukları halde 455.285,00 TL'den sorumlu tutularak müştereken ve müteselsilen tahsile karar verildiğini, keşif yapılarak kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her iki aracın kusur oranlarına göre sorumlu oldukları miktar ayrıca belirtilerek poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu oldukları belirtilmek suretiyle teselsül hükümlerine göre karar verildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranında tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve poliçe teminat limiti kapsamında tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı 07.09.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
Davacı yolcu olup meydana gelen çift taraflı kazada yaralanmıştır. Davalılar kazaya karışan her iki aracın da zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; teselsül hükümlerine göre tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamında bulunan her iki trafik sigorta poliçesinde de kişi başı 268.000,00 TL teminat limiti bulunmaktadır. Hükme esas alınan kusur raporunda; davacının yolcu olduğu araç % 70 ve karşı araç % 30 kusurlu bulunmuştur. Mahkemece davacının zararı % 70 ve % 30 kusur oranlarına göre bölünerek ayrı ayrı 268.000,00'er TL limite göre değerlendirme yapılmıştır. Davacının yolcu olduğu araç trafik poliçesi yönünden % 70 kusura tekabül eden zararı 436.998,45 TL olup poliçe limiti olan 268.000,00 TL teminatın üzerinde kaldığından 268.000,00 TL ile sorumlu kabul edilmiştir. Karşı araç trafik poliçesi yönünden ise % 30 kusur oranına denk gelen zarar 187.285,05 TL olup 268.000,00 TL limitin altında kaldığından her iki aracın kusuruna denk düşen zarar toplamı olan 455.285,05 TL davacının zararı olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece, zarardan sorumlu olan davalıların hüküm altına alınan tazminatlardan müteselsilen sorumluluğuna hükmedildikten sonra, davalılar için belirlenen kusur oranlarına göre davalıların sorumlu olduğu miktarların belirlenip sınırlandırıldığı ve bu şekilde hüküm tesis edildiği görülmektedir. Niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu borçluluk türü olan müteselsil sorumluluğa hükmedildikten sonra; zarar sorumlularının sorumluluğu belli kusur oranlarıyla sınırlandırılamaz. KTK'nın 88 inci maddesi gereği de, birlikte zarara sebep olanların, zarar görene karşı müteselsil sorumlu olduğu dikkate alındığında, davalıların kazadaki kusur oranlarına göre sorumlu oldukları miktarların sınırlandırılması (ayrık durumlar hariç) doğru olmayacaktır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde yolcu olan davacı için teselsül hükümlerine göre davalılardan zararın tazminini talep etmiş olmasına ve kusur oranına göre talebini sınırlandırmamış olmasına göre, davalı ... şirketleri davacıya karşı her iki aracın poliçe limiti toplamı (268.000,00 TL + 268.000,00 TL = 536.000,00 TL) ile tam kusura göre müteselsilen sorumludur. Mahkemece her iki aracın poliçe limiti toplamı (536.000,00 TL) ile müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek karar verilmesi gerekirken her iki aracın kusur oranlarına göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak toplam poliçe limitinin altında kalacak şekilde 455.285,05 TL tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde Üye ...'un ve Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Kararın her iki aracın kusur oranlarına göre sorumlu oldukları tazminat miktarı ayrıcı belirtilerek poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu oldukları da ifade edilmek suretiyle teselsül hükümlerine göre verildiğinden usul ve yasaya uygun hükmün onanması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum. KARŞI OY
Somut olayda, her iki aracın belirlenen kusur oranlarına göre ve limitleri kapsamında hesaplama yapılmış olmasına, davacının içinde bulunduğu aracın sigortasının limitinin tamamının kullanılmış olmasına, kazaya karışan karşı aracın ise kusuruna denk gelen kısımla sorumlu olarak sorumluluğunun belirlenmesine, bunun dışındaki miktar için kusuru aşan kısımdan karşı araç sigortasının sorumlu tutulmasının mümkün olmamasına göre usul ve yasaya uygun hükmün onanması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.