7. Hukuk Dairesi         2024/1048 E.  ,  2024/5879 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2158 E., 2023/2660 K.
DAVA TARİHİ: 14.07.2014
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/343 E., 2023/31 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; vasiyet eden Mualla Nazmiye Karaabacı'nın, müvekkilini 31.03.1983 tarihinde evlat edindiğini, müvekkilinin vasiyet edenin vefatına kadar iyi bir şekilde evlatlık görevini ifa ederek kendisine baktığını, vasiyet edenin Beyoğlu 19. Noterliğinin (eski İstanbul 6. Noterliğinin) 01.05.2003 tarihli vasiyetnamesi ile müvekkilinin hırsızlık yaptığını, kendisine şiddet uyguladığını, öldürülme tehlikesi içinde olduğunu iddia ederek mirasçılıktan çıkardığını, ancak vasiyetnamenin mirasçılıktan çıkarma sebebi ihtiva etmediğini, bu sebeple geçersiz olduğunu, ıskat koşullarının oluştuğu konusunda ispat yükünün vasiyet alacaklısı olan davalıya düştüğünü, sonraki yıllarda murisin beş adet daha vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetnamelerde bir kez daha müvekkilini ıskat ettiğini, tüm malvarlığını davalı vakfa bırakarak vefat etmiş olduğunu, bahsedilen vasiyetnamelere ilişkin olarak davacı tarafından iptal davası açıldığını, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/311 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan vasiyetnamelerin iptali davasında, hâli hazırda en son yapılan mirastan ıskata ilişkin iptal taleplerinin de bulunduğunu, ancak her ne kadar kanun gereği aynı konuya ilişkin son yapılan işlem, bir öncekini geçersiz hâle getirse de, son yapılan mirastan çıkarmanın iptali durumunda "bir önceki mirastan çıkarma yürürlüğe girer mi" şeklindeki doktrinsel tartışmanın taraflarına hak kaybı oluşturma ihtimalinin önüne geçmek adına bu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek; Beyoğlu 19. Noterliğinin (eski İstanbul 6. Noterliğinin) 01.05.2003 tarihli ve 5347 yevmiye numaralı mirastan çıkarma konulu vasiyetnamesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; dava konusu vasiyetnamenin İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1427 Esas, 2014/1321 Karar sayılı ve 11.12.2014 tarihli kararıyla okunduğunu, davacının vasiyetname hakkında beyanı alınmak üzere yerleşim yeri olan Yalova Sulh Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığını, mernis adresine usulüne uygun tebliğ edildiğini, eldeki davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın TMK'nın 559. maddesinde belirtilen yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; dava dilekçesindeki beyanları tekrarla, konusu, tarafları ve talepleri aynı olan ve birleşmiş bulunan davaların hatalı olarak tefrik edildiğini, eldeki davanın ikame tarihi daha 2020 ve fakat ilk dava olan 2014/454 Esas sayılı davanın ikame tarihinin 2014 senesi olduğunu, eldeki mevcut davanın; kesinleşmemiş bulunan vasiyetin açılması ve okunmasına ilişkin olan İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1427 Esas sayılı dosyasının, kesinleşmeme nedeni ile ileride bozma sebebi olmasın diye birleştirme talepli olarak ve usul ekonomisi gözetilerek ikame edilmiş bir dava olduğunu, aynı vasiyetin iptali talep edilmişken hatalı olarak dosyayı bütünden ayırarak tefrik etmek ve karara bağlamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
23.12.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Kanun