7. Hukuk Dairesi         2023/4623 E.  ,  2023/5917 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/195 E., 2023/255 K.
KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Mersin .... Noterliğinin 02.01.2009 tarih ve 50 sayılı satış vaadi sözleşmesiyle 2685 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'e murisinden intikal edecek tüm hisselerin bedelinin ödenerek müvekkili tarafından satın alındığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmazın zilyetliğinin de devredilerek sözleşmenin tapu kütüğüne şerh verildiğini, ancak şerh tarihinden sonra davalının alacaklıları tarafından taşınmaz üzerine hacizler konulduğunu beyan ederek; davalıya ait payın iptali ile taşınmazın üzerindeki tüm haciz ve şerhlerden arındırılmış olarak davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.06.2016 tarihli ve 2015/64 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı ... ve diğer mirasçılar adına iştirak halinde mülkiyet şeklinde intikal ettiği, iştirak halinde mülkiyetin 20.05.2011 tarihinde sona erdiği, satış vaadi sözleşmesinin ise 02.01.2009 tarihinde düzenlendiğinden sözleşmenin yapıldığı tarihte mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 28.06.2016 tarihli kararına karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2017/1348 Esas, 2020/7970 Karar sayılı kararıyla; satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte "ifa olanağının bulunup bulunmadığı" hususu sadece sözleşmenin yapıldığı tarihe bakılarak değil, yargılama devam ettiği sürece re'sen dikkate alınarak belirleneceği, satış vaadine konu edilen payın 20.05.2011 tarihinde paylı mülkiyet hükümlerine tâbi olduğu ve davalı adına müstakil payı da bulunmakla ifa olanağı bulunduğundan tarafların diğer delilleri de toplanarak tapu iptali ve tescil istemi ve davacının diğer talebi olan hacizlerin fekki konusunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın kabulü ile dava konusu 2685 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 2783/76800 hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline

2.Dava konusu taşınmaz hissesi üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ilişkin olarak davalılar ..., ..., ... Sulama Birliği ve dahili davalılar ... mirasçıları ..., ..., ..., ., ..., ..., ... ve ... yönünden kabulü ile 2685 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 2783/76800 hisse üzerinde Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2010/1282 Esas sayılı dosyasından konulan hacizlerin, Mersin 8. İcra Müdürlüğünün 2010/7653 Esas sayılı dosyası üzerinden konulan haczin ve Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/646 Esas sayılı dosyası üzerinden konulan hacizlerin kaldırılmasına,

3.Diğer davalı ve dahili davalılar yönünden hacizlerin kaldırılmasına ilişkin açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

Vergi Dairesi Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava açıldığında İstiklal Vergi Dairesi Başkanlığının haczinin mevcut olmadığını, haczin 12.05.2016 tarihinde kamu haczi olarak tapuya şerh edilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde sehven hasım gösterildiğini, söz konusu taşınmazlar üzerinde hacizler kaldırıldığından ... ve ... yönünden davanın konusuz kalmasına karar verildiğinden karşı tarafın kusuru ile müvekkillerine dava açıldığından müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, satış vaadi sözleşmesinin müvekkilinin iradesi dışında akdedildiğini, sözleşmedeki bedelin müvekkiline ödenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemine istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 716 ncı maddesi uyarınca mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97 nci maddesi uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme ... olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
04.12.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 1086 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun