6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1801
- Karar No
- 2024/3214
- Karar Tarihi
- 07.10.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
6. Hukuk Dairesi 2024/1801 E. , 2024/3214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
1.İlk derece mahkemesince,
İİK'nın 308/b maddesi uyarınca konkordatodan kaynaklanan çekişmeli alacak davasında davacının geçici mühlet tarihi itibariyle; asıl borçlusu ... olan alacağa davalının kefaletinden kaynaklanan borcu için 30.793,42 TL nakdi alacağı bulunduğu, asıl borçlusu FD Proje ... Ltd. Şt. olan alacağa davalının kefaletinden kaynaklanan borcu için 2.738.798,25 TL nakdi alacağı bulunduğu, kefalet sözleşmesinde yer alan ibarelerin gayrinakdi alacaktan sorumluluk için açık bir düzenleme olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına; dava dilekçesindeki gayri nakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik talepte bulunulduğu, davacının gayri nakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği belirtilerek talebin reddedilmesi gerektiği, Hazine'den karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan aleyhine hüküm altına alınması gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3.Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine;
İİK'nın 294 ve 288/1 maddeleri uyarınca geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işlemeyeceği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.