6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2024/1196 E. , 2024/3363 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
1.Mahkemece alacak davasında davacının huzur hakkı alacağının 17.600,00 Türk Lirası olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 Türk Lirasının dava tarihinden, 7.600,00 Türk Lirasının ıslah tarihi olan 12.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin bu kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 11.10.2012 tarih, 2012/3310 E. ve 2012/5926 K. sayılı ilamıyla davalı kooperatifin, davacının üyelik aidatlarını ödemediği, huzur hakkı alacağının aidat ödemelerine mahsup edilerek daire sahibi olduğu yönündeki itirazları gözetilerek, aralarında kooperatifler konusunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyeti oluşturulup, davacıya huzur hakkı ile ilgili bir ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının aidat borcunu nasıl ödediği, aidat borcu ile huzur hakkı alacağının mahsup edilip edilmediği ya da farklı bir ödeme biçimi geliştirilip geliştirilmediği, böyle bir ödeme şekli mevcut ise davacının huzur hakkı alacağı ile davalının aidat ve varsa gecikme faizi alacağının belirlenmesi, ayrıca davalının zamanaşımı itirazları da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı kooperatiften aldığı ücretler düşüldüğünde, davacının davalıdan alacaklı olmadığı, aksine 8.202 Türk Lirası borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
4.Mahkemenin bu kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ( Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 28.03.2016 tarih, 2015/203 E. ve 2016/1893 K. sayılı ilamıyla davalı kooperatif genel kurulunun 2002-2003-2004 yıllarına ait genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyesi olan davacının huzur hakkı almasının karara bağlandığı, genel kurullarda alınan kararların ise iptal edilmediği, iptal edilmeyen genel kurul kararlarının kooperatifi ve üyeleri bağlayıcı nitelikte olduğundan davacının huzur hakkı alması gerektiği, davalı kooperatifçe huzur haklarının ödendiği iddia edilmediğine göre, zamanaşımı itirazı da gözönünde bulundurularak bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5.Mahkemece ikinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ıslah tarihinde alacağın geri kalanının zamanaşımına uğradığı, davacının sadece 10.000,00 Türk Lirası alacağını alabileceği gerekçesiyle, 10.000,00 Türk Lirası asıl alacağın temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
6.Mahkemenin bu kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2022/1545 E. ve 2023/1507 K. sayılı ilamıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4 maddesi gereğince dava ve ıslah tarihleri göz önünde bulundurulduğunda, davacının 25.09.2002-13.02.2004 tarihleri arasındaki yönetim kurulu üyeliği dönemi için huzur hakkı talep edebileceği ve talep edebileceği bedelin 16.840,00 olduğu, bu durumda 16.840,00 Türk Lirasının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir.
7.Mahkemenin üçüncü bozma üzerine verdiği karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.