Esas No
E. 2024/118
Karar No
K. 2024/8447
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2024/118 E.  ,  2024/8447 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1317 Esas, 2023/1215 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/55 E., 2021/104 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkili şirketin 2003/16611 sayılı ve "anatalya" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2018/100344 sayılı “anatoria's+şekil” ibareli marka için yaptığı tescil başvurusuna karşı müvekkilinin Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK nezdinde itirazda bulunduğunu ancak itirazların reddedildiğini, taraf markaları benzer oldukları gibi başvuru kapsamındaki emtiaların da benzer olduğunu, tüketici nezdinde taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin markalarının faaliyet alanı itibariyle tanınmış olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-10289 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/100344 başvuru numaralı “anatoria's+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, "...'S+ŞEKİL" markasının tamamen özgün bir marka olduğunu, davacı markaları ile herhangi bir benzerlik taşımadığını, tüketicinin müvekkili marka işareti ile davacının iddia ettiği gibi bir bağlantı kurmasının söz konusu dahi olmadığını, "ANATALYA" ve "...'S" marka işaretlerinin, gerek köken gerek anlam bakımından hiçbir ortak yön içermediklerini, taraf markalarının görsel anlamda farklılıkları dışında işitsel olarak da tamamen farklı olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 29, 30. sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları ancak işaretler arasındaki farklılıkların, ortak unsurlara nazaran daha üstün olduğu, markalar arasındaki somut farklılığın, tüketicinin, taraf markalarının aynı iktisadi ya da idare kaynaktan çıktığı yönünde bir algıya kapılmasını engelleyeceği, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ANATORİA'S" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "ANATALYA" ibareli marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, davacı markalarından yeterince farklılaştığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği, öte yandan, dava konusu marka, asıl davada davalı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava tarihi olan 18/02/2020'den önce 01/04/2019 tarihinde ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye devredilmiş, bunun üzerine davacı şirketin, ... Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine birleşen davayı açtığı, bu durumda mahkemece asıl davanın davalısı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın taraf sıfatı (pasif husumet yokluğu) nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemiş olması, istinaf edenin sıfatına göre kaldırma sebebi yapılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog