Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/3185
Karar No
K. 2024/3919
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/3185 E.  ,  2024/3919 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/3185
Karar No: 2024/3919
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Kırtasiye Dağıtım Pazarlama İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı antrepo beyannamesi muhteviyatı eşyaların sayımında fazlalık tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 236. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, limited şirketten tahsil olanağı kalmayan kamu borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluğun, ortak sıfatına ve ortaklık payına bağlı bir sorumluluk olduğu, olayda, davacının şirkette %5 oranında hissesi bulunmasına rağmen, davalı idarece asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinde yer alan tutarın tamamının dava konusu ödeme emri ile davacıdan tahsili yoluna gidildiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emri içeriği para cezası kararına karşı açılan davanın reddedilerek anılan kararın kesinleştiği, kamu alacağının tahsili için şirket hakkında haciz varakasının düzenlendiği ve tüm takip yolların tüketildiği, davacının şirket ortağı olması nedeniyle borçtan sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : ... Kırtasiye Dağıtım Pazarlama İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı antrepo beyannamesi muhteviyatı eşyaların sayımında fazlalık tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 236. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı ve 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun ile değişik 101. maddesinde; bilinen adreslerin sayıldığı;

102.maddesinin 4. fıkrasında, bu Kanun'un 101. maddesinin 1. fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan iş yeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar) durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bu durumda bu Kanun'un 101. maddesinin 3. fıkrasına göre işlem yapılacağı;

101.maddesinin 3. fıkrasında, iş yeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, 103. maddesinde ise; muhatabın Kanunun 101. maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa, 101. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa, başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca davacının ortak sıfatıyla takibi yoluna gidilebilmesi için, önce asıl borçlu şirket hakkındaki takip işlemlerinin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinin 3. fıkrası ve 102. maddesinin 4. fıkrası kapsamında tüzel kişilerin iş yeri adresinde tebligatın yapılamaması halinde, tebliğin şirketin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, bilinen adreste tebligatın gerçekleştirilememesi halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı anlaşılmaktadır.

Olayda; asıl amme borçlusu şirket adına tanzim olunan ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından temin edilen en son adresi olan "...Mah. ... Tic. Mrk. ... Ada Bağcılar/İSTANBUL" adresine gönderildiği, tebliğ zarfına "13/03/2018 tarihinde şirketin belirtilen adresten taşındığının, aynı adreste bulunan kişinin sözlü beyanından anlaşıldığı" şerhi düşülmek suretiyle mazbatanın idareye iade edildiği, daha sonra şirketin ... Ticaret Odası kayıtlarından ulaşılan "...Mah. ...Yol Sok. No:... Bağcılar/İSTANBUL" adresine tebligatın iki kez daha gönderildiği, tebliğ zarflarına "23/03/2018 ve 13/04/2018 tarihlerinde şirketin belirtilen adresten taşındığının aynı adreste bulunan kişinin sözlü beyanından anlaşıldığı" şerhi düşülmek suretiyle mazbataların idareye iade edildiği, bunun üzerine söz konusu ödeme emrinin 14/05/2018 tarihinde ilanen tebliği yoluna gidilerek davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin düzenlendiği görülmektedir.

Bakılan uyuşmazlıkta, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin iş yeri adresinde tebliğ edilememesi üzerine tebligatın, şirketin kanuni temsilcisinin yerleşim yeri adresinde yapılması gerekirken, ilanen tebliğ yoluna gidildiği anlaşılmış olup, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, şirket adına düzenlenen ödeme emrine konu kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, yukarıda yer alan gerekçeyle verilen iptal kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki karar Dairemizin 01/10/2024 tarih ve E:2022/93, K:2024/3917 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.