7. Hukuk Dairesi

Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece miras bırakanın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi iptal davası ile verilen kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması da her zaman mümkündür. Ayrıca miras bırakanın nüfusa kayıtlı olmaması başlı başına irs ilişkisinin kurulmadığını göstermez ve davanın reddini gerektirmez. Davanın reddine karar verilebilmesi için ispat yükü üzerinde olan davacının gösterdiği tüm delillerin eksiksiz toplanması varsa tanıklarının dinlenmesi nüfus kayıtlarının getirtilmesi, daha sonra hüküm verilmesi gerekir. Somut olaya gelince, davacı taraf, İzmir 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/92 esas sayılı elbirliği mülkiyetinin giderilmesi davasında verilen yetki uyarınca ... 'ın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. Dava dosyasında bulunan delillerin incelenmesinde; İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/1038 E-1989/614 K sayılı mirasçılık belgesinde kök muris ....'e ait mirasçılarını gösterir veraset ilamı alındığı ve bu ilamda ...'un ... isimli eşinden kızı olduğu ve 29.01.1975 yılında dul olarak ölümüyle çocukları ... ... ... ile ....'nü bıraktığı belirtildiği ve bu mirasçılık belgesinin iptal edilmemesi nedeniyle mirasçıların tespit edilmesinde yol göstereceği anlaşılmaktadır. Davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için miras bırakanın ve mirasçılarının nüfus kayıtları ile adreslerinin belirlenmesi, bu bilgilerin elde edilebilmesi için bütün imkanların kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece davacının göstereceği tanıklar dinlenilmemiş, bu kişilerden sorularak miras bırakan ve mirasçıların kimlik ve adres bilgilerine ulaşılabileceği göz ardı edilerek zabıta aracılığıyla bu kişilerin adres ve kimlik bilgileri araştırılmamış, eksik araştırma ve soruşturma ile ve mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin son mirasçısının Hazine olacağı düşünülmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap