Esas No
E. 2022/480
Karar No
K. 2022/480
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
T. C. ANKARA 5.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/480 Esas - 2024/69

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/480 Esas
KARAR NO: 2024/69
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...

...

DAVA: Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 08/07/2022
KARAR TARİHİ: 14/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 28/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarımın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili 08/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’in ...’ne 27.12.2018 tarihinde ... referans nolu “...” başlıklı buluş konusu patent başvurusunda bulunduğu ve belge alındığı, ilk kez 2019 Nisan ayında .... ve civarı ... Şirketi’ne ürünün satışının yapıldığı, ürünün tanıtımının yapıldığı ve numune yollandığı, daha sonrasında rakiplerce çoğaltılıp üretildiği saptanmış, aynı ürün davalı tarafça 24.06.2021 tarih ve... başvuru numarasıyla tasarım tescil başvurusu yapıldığı, davalı ... olan ... Ltd. Şti. üretimini yaptığı, deney raporunda numunenin davacı ... belgesindeki ürün görseli ile aynı olduğu, birebir kopya edildiği, bu sebeple davalı adına tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 30/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...’in ...’ne 27.12.2018 tarihinde ... referans nolu “...” başlıklı buluş konusu patent başvurusunda bulunmuşsa da müvekkilin 24.06.2021 tarihinde başvurusunun sonuçlanmamış olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin iddia edildiği gibi buluş konusu ürünü kopyalayıp piyasaya sürdüğü iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın bu ürünü sattığına dair bir delil olmadığını, müvekkilinin 2018 yılından önce iş bu ürünü kullanmakta olduğunu, ürünü geliştirerek tescil aldığını, ürünün yıllardan beridir süre gelen değişimini fiziken mahkemeye sunulacağını, daha önce kullanılan bu ürünün tasarımından yararlanıp patent başvurusu yapıldığını, araştırma raporu olumsuz gelince faydalı model başvurusuna çevrildiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK: Dava, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı, davalıya ait ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, hükümsüzlüğü koşulunun oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur. 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz.

Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır.

Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez.

Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez. Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç maddi tespitler barındıran bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre;

Davacının ... sayılı patent tescil başvurusunun bulunduğu, söz konusu başvurunun daha sonra faydalı model başvurusuna dönüştürüldüğü, başvurunun 21/02/2019 tarihinde ilan edildiği dikkate alındığında; davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu, davacının bizatihi mesnet gösterdiği ürünü piyasada satmadığı, dava dilekçesine ekli faturanın dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki davalı savunma argümanından kaynaklı olarak davacının iş bu davada hukuki yararının bulunmadığının söylenemeyeceği, zira; davacının, tescil başvurusuna konu ettiği ürünü bizatihi satmasının kendisine yüklenmiş bir yükümlülük olmadığı, lisans vb. hukuki işlemler yolu ile tescil başvurusuna konu ettiği ürünün piyasada satılabileceği, bu nedenle eldeki davanın açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu edilen "izolasyon malzemesi" tasarımı bakımından yapılan teknik incelemede; ...’ın verdiği izolatör numunesi standarttır. Bu izolatörün kablo girişleri, çıkışları, ebatları standart olup bu izolatörü doğal şartlardan (rüzgârdan, yağmurdan, ısı farklılıklarından vb.) fiziksel olarak korumak için istenen izolatör koruma kapağının izolatörün iletim, kablo giriş, çıkışlarına ve fiziksel temasına uygun olması gerekmektedir. Dava konusu tasarım ürününün bilgilenmiş kullanıcısı; elektrik iletimi ve dağıtımı ile iştigal eden, elektrik ağına ilişkin tadilat işi ile iştigal eden kimseler olabileceği kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davacı taraf ürünü bir faydalı model başvurusuna konu olsa da bilindiği gibi patent ve faydalı model koruması talep edilen ürünlerde teknik çizimlerden destek alınarak tarifname hazırlandığı ve burada kullanılan çizimlerin ürünü bütünüyle görsel açıdan yansıtması sebebiyle bir tasarım kıyaslamasına konu olabilmesi mümkün olmaktadır. Somut olayda da; davacının mesnet gösterdiği patent başvurusunun (sonrasında faydalı model başvurusuna dönüştürülmüştür) 21/02/2019 tarihinde ilan edilerek kamuya sunulduğu, başvuru evrakında iş bu dava bakımından önem arz eden "Resimler"in bulunduğu, eldeki davalı tasarımının ise 24/06/2021 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği anlaşıldığından, davacı yanın önceki tarihli kamuya sunulmuş ... sayılı başvuru evrakında yer alan "Resimler"in, hükümsüzlük iddiasına mesnet alınabileceği tespit edilmiştir.

Dava konusu tasarım ile davacıya ait önceki tarihli başvuru evrakında bulunan "Resimler" karşılaştırıldığında;

Tarafların tasarımlarında genel formun dairesel olduğu ve kare bir düzleme oturtulduğu, davalı taraf ürününde dairesel formun dışa bombeli bir yapıda olduğu, davacı tarafa ait olanda ise bu kısmın düz bir yapıda olduğu, her iki tasarımda da bağlantı yerlerinin yarım silindir şeklinde dairesel formun köşelerinde yer aldığı, her iki tasarımda da alt kısmının üzerinde iç içe geçmiş dairesel kabartmaların olduğu gözlenmiştir.

Seçenek özgürlüğü açısından; davacı ve davalı tarafa ait tasarımları, ürünler üzerinde belirleyici olan tasarım kararlarının önemli ölçüde, etkileşim içinde bulunduğu çevresel unsurlara uyumlanabilme niteliği olarak somutlaştığını göz önünde bulundurarak değerlendirebiliriz. Bu doğrultuda, söz konusu ürünlerin fiziksel temas içinde bulunacakları yapıların standart olarak birbirleri ile özdeş olmaları nedeniyle, bu etkileşime yönelik olarak geliştirilen özelleşmiş veya özgün tasarım çözümlerinden söz edilememektedir. Ürünlerin etkileşim içinde olması beklenen bir diğer ve önemli ölçüde belirleyici çevresel unsur olan kullanıcıların ellerine yönelik olarak da özelleşmiş veya özgün bir tutuş/kavrayış veya sıkma çözümüne rastlanılmamıştır. Ortaya konulan çözümlerin üretimsel ve kullanımsal anlamda sabit/hareketsiz aksamların standart yapılarına uyum sağlanabilmesi amacıyla, çeşitli çözüm seçenekleri arasından tanımlı bir senaryo kurgusu ışığında değil, oransal veya ebatsal zorunluluklar koşutunda verildiği izlenimi edinilmiştir. Dolayısıyla ürünler üzerindeki tasarım fikir ve çözümlerinin özgünlüğünden söz edilebilmesi mümkün görünmemektedir. Bu anlamda, tasarımlarda ortak özellik olarak belirtilen kısımların teknik zorunluluktan veya mutat özelliklerden kaynaklandığı, farklılığın ise, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımlara farklı bir ürün kimliği kazandırmadığı ve karışıklığa yol açabilecek derecede benzer bulunduğu ve aynı üretici firmaya ait birbirinin devamı ya da çeşitleri gibi algılanacağı kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak; dava konusu tasarımın, davacıya ait önceki tarihli kamuya sunulmuş başvuru evrakında yer alan "Resimler" karşısında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olmadığı tespit edildiğinden, davanın kabulü ile; ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Davanın KABULÜ ile; ... sayılı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,

2.6769 sayılı SMK m.79/4 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,

3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 346,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 75,50 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 123,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.905,82 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan 37,10 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024 Katip .... E imzalıdır Hakim .... E imzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog