2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın konut ihtiyacını karşılamak amacıyla, .... Yapı Kooperatifi'ne 75 adet 2 blok halindeki daire tipi konutlar için başlangıçta arsa için 6000Amerikan Doları ödediğini, sonrasında aylık aidatlar halinde iki hisseli (bir kendisi bir müteahhit için) arsa payı kat karşılığı satış vaadi sözleşmesine istinaden ortak olduğunu, davacı tarafın üye olduğu yıldan bu yana kendisinden ne ödeme talep edildi ise düzenli olarak ifa etmesine rağmen bu güne kadar kooperatif tarafından hiçbir somut gelişmenin sağlanmadığı ve konut tahsisinin yapılmadığını, davalı kooperatifin 1994 yılında 2 bloktan oluşan kat karşılığı arsa payı anlaşmalı daire tipi konutların yapımı için kurulmuş olduğunu, 1999 yılına kadar yol, su, elektrik yokluğu vb. gerekçelerle oyalama taktiği yürüttüğü, deprem sonrası bir bloğun su basmanının yapılması amacıyla o zamanın parası ile 500.000 TL aldığı ancak konutların temelinin dahi atılmadığını, daha sonra bazı ortaklar için villa yapım kararının alınmış olduğunu, kooperatife tahsis edilen arazilerin bir kısmının tapulu bir kısmının tapusuz olduğunu, .... parselde bulunan villaların 13.339 m2 arsanın 4.521 m2 sinin tapulu geri kalanının tapusuz olduğunu, ne üst birliğe nede kooperatife ait olduğu, buna rağmen tapusuz araziler için de ödeme talebinde bulunulduğunu, 2016 yılında davalı kooperatif birliği tarafından ön tahsis belgesi verildiği, bu durumun yıllar sonra davacı tarafın ... Projesi ile daha da değerlenen arazileri için atılmış ilk adım olduğunu, bir sene sonra nedeni bilinmez şekilde davalı üst birliğin ön tahsis belgesini ilgili arazinin kendisine ait olmadığı, arazide hissesinin bulunmadığı, ilgili ... parsel sahibi ... ile aralarında kat karşılığı arsa payı satış vaadi sözleşmesinin olmadığı gerekçesiyle sehven verdiğini beyan ederek iptal ettiğini, davalı kooperatifin bu karara sadece itiraz ettiğini, davacı tarafın her iki parselde de yani villaların olduğu arazide de hissesinin bulunduğunu, çünkü arsa payı olarak 6000 Amerikan Doları ödeme yaptığını, davalı kooperatifin villaların inşaatını bitirdiği ve yerleşmelerin başlandığı ancak daire talepli ortakların konut namına bir beton parçasının dahi olmadığını, yaşanılan bu durumun kanundaki eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını, yapılan her bir villada davacı tarafın da hissesinin bulunduğu, 13.02.2019 tarihinde davalı üst birlik ile yapılan toplantıda, villaların ve diğer yerlerin usulsüz bir şekilde yapıldığı ve ortakların haklarının suistimal edildiğini, bu sebeple tahsis belgesinin iptal edildiğini, villaların 15'lik bir kısmının terk edilerek daire tipi konutların yapımı için tahsis belgesi verilebileceğinin beyan edildiğini, daire tipi konutları yapmak yerine 3 adet villanın fazladan yapılmış olduğunu, ana sözleşmede ortaklara eşit 75 daire tipi konut olarak girilen kooperatifin kuruluş amacında villa yokken villa yapılmasına karar verilmesi, davalı kooperatif ile davalı üst birlik arasında tapusu kendisine ait olmayan arazi için nasıl arsa payı kat karşılığı sözleşme imzalandığının anlaşılamadığını, villaların inşaat yapım ruhsatının olup olmadığını, üyeler eşit şartlara haiz iken niye bazı ortaklar için villa yapıldığını, arazinin sosyal donatılarla doldurulduğunu ve davacı taraf gibi birçoğunun mağdur edildiğini açıklanan nedenlerle davacı tarafın ortağı bulunduğu .... Yapı Kooperatifinin tüm genel kurul kararları, bilançosu, gelir-gider farkı vb. tüm ticari defter ve kayıtlarının incelenerek mağduriyet yaşayan davacı tarafın yapmış olduğu tüm ödemelerin belirlenmesi, davacı tarafa konut tahsisi yapılmasının imkânsız olmasından bahisle Davalı kooperatif ile davalı üst birlik arasında imzalanan arsa payı kat karşılığı sözleşme gereği üst birliğin tahsis ettiği araziler (... ve .... parsel) ile tahsisi iptal edilen araziye (... parsel) ilişkin tapu kayıtlarının incelenmesi, yukarıda belirtilen hususlar da dikkate alınarak konut yapımının neden imkânsız hale geldiği ve neden kaynaklandığı hususlarında bilirkişi rapor alınması, mevcut duruma istinaden belirlenecek zarar tespitine göre fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000 TL maddi tazminat ile 30.000 TL manevi tazminat ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı .... Yapı Kooperatifleri Birliği vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin biri olan .... Yapı Kooperatifler Birliği'nin İstanbul .... İlçesi, ... Köyü, .... Mevkiinde 2/4 pafta .... parselde toplu konut projesini uygulamaya koyduğu ve birlik üyesi 13 üye kooperatife arsa tahsisini gerçekleştirdiği, bu nedenle davalı birliğin ortak kooperatiflere sadece arsa tahsisi yapmakta olduğu, ortak kooperatiflerin ise birliğin kendilerine tahsis ettiği alanlar üzerine binalarını kendileri inşa ettiklerinden, davacı tarafın iddia ettiği gibi davalı birlik ile ortak kooperatifler arasında yapılmış “arsa payı kat karşılığı sözleşmesinin” mevcut olmadığı, diğer davalı ... Yapı Kooperatifinin de bu proje kapsamında 13 kooperatiften biri olduğu ve üyeliği gereğince kendisine yapılan ilk tahsiste 15 katlı 11 blok ve her blokta 30 daire olmak üzere toplam 330 dairelik yerin tahsis edildiği, bu bağlamda 23.05.2000 tarihinde davalı üst birlik ile diğer davalı kooperatif arasında imzalanan sözleşme ile davalı kooperatife tahsis edilen 145 nolu ada 1,2 parseller ile 147 ada 1,2 blok yerlerinin tahsis edildiğini, 1999 yılında yaşanan deprem ve bölgedeki imar planı değişiklikleri sonucunda 22.05.2002 tarihli Birlik Genel Kurulunda alınan karar gereğince her bir blok için kat sayısı 15 kattan 10 kata düşürüldüğü, ilk tahsislerin 1/3 oranında düşürülmesi sonucunda, diğer davalı kooperatifin ilk tahsisinde 330 olan daire sayısının 220 daire tahsisine dönüşmüş olduğu, Bölgede yapılan imar uygulamalarının birkaç kez değişimleri sonucunda davacı kooperatife tahsis edilen alanın ... parsel olduğu, Birlik Genel Kurul kararları doğrultusunda tüm ortak kooperatifler için yeni incelemelerin yapıldığı, önceden yapılmış tahsis alanları ve imar uygulamalarının izin verdiği inşaat miktarları dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda diğer davalı kooperatife tahsisli daire sayısının 220 olduğunun tespit edildiği ve bunun neticesinde altyapı ve genel gider katılım paylarının geriye dönük olarak 220 daire baz alınarak yeniden düzenlendiği ve diğer davalı kooperatife daha önce sehven tahsis edilen 236/2 parsel sayılı taşınmazın tahsisinin iptal edildiği, davalı birlik tarafından diğer davalı kooperatif adına Ön Tahsis Belgesinin düzenlendiği, davacının ortağı bulunduğu davalı ... adına halen tahsisli bulunan .... ada 1 parselin yüz ölçümü 13.339 m2 olup, söz konusu arsanın 220 daire yapımı için gerekli büyüklükte olduğu, kooperatifin çok katlı bina inşaatından vazgeçerek villa inşaatına dönmesi "kooperatif ile üyeleri arasındaki ortaklık ilişkilerinden kaynaklandığı, yapılan ödemeler vs. gibi hususların davacı ile üyesi olduğu kooperatif ve ortakları arasındaki uyuşmazlık sebebiyle olduğu davalı birliğin yetki ve sorumluluğu haricindeki konulardan olması iddiası ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Davalı .... Yapı Kooperatifi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde belirtildiği gibi davacıya davalı kooperatifçe tahsis edilecek bir konutun bulunmadığı, daire tahsisi yapılmayan kooperatif ortağına kooperatiften Yargıtay Kararlarında belirtildiği gibi beş aşamalı formül ile hesaplanan tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının bunun dışında başkaca bir maddi, manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, davacının 16.06.2001 tarihli Genel Kurul kararı gereğince daire talepli ortağı olmayı tercih ettiği, davalı kooperatifin daire ortakları için üst birlik tarafından arsa tahsisinin uzun yıllar yapılmaması, yapıldıktan sonra da iptal edilmesi ve yeni bir tahsis yapılmaması nedeniyle daire talepli ortaklar için şu an konut tahsisinin yapılamadığı, davacı tarafın tüm ödemeleri yaptığını, ancak genel kurul kararıyla villa ortaklığını kabul eden ortaklar lehine işlemler yapıldığını, villaların yapılmasında kendi ödemelerinin de bulunduğu iddiasında bulunduğunu, ancak davacı tarafın hiçbir tarih ve dönemde villa ortakları gibi inşaat yapım maliyetlerine katılım bedeli ödemediği, oysa villa ortaklarının bugüne kadar yaklaşık 500.000 TL ödeme yaptıkları, davacı tarafın ise sadece 900,00 TL arsa katılım payı ve 1997 yılından 2019 yılına kadar kooperatif ortaklığından doğan genel giderler katılım payı ödemesi yaptığını ve bunun da 17.680,49 TL olduğunu, davalı kooperatifin 16.06.2001 tarihli genel kurulda da karar alarak 23.05.2000 tarihinde arsa tahsis sözleşmesine istinaden villa talepli ve daire talepli olmak üzere 2 farklı türde ortak kaydı aldığı, ortakların da özgür irade ile daire ortağı olarak kalarak sadece genel yönetim giderlerine katılarak üyeliğe ortaklığa devam etmek, yada villa üyeliğine geçiş yaparak villa ruhsat, inşaat yapım giderleri ve genel yönetim giderlerine katılarak üyeliklerine devam etme tercihlerinden birini yapma konusunda serbest bırakıldıkları, villa yapım kararının 16.06.2001 tarihli genel kurul kararıyla alındığı, bu doğrultuda villa talep eden veya daire talepli olarak kalmak isteyenlerin tercihleri doğrultusunda ortaklar arasında devir işlemlerinin yapıldığı, sonuçta 37 villa 33 daire talepli ortak olarak şekillendiği ve ödemelerin buna göre başlatıldığı, davacı ...'un daire talepli ortaklığı tercih ettiği, 16.06.2001 tarihinde yapılan Genel Kurul tutanağında şerhi olmadığı, genel kurulunun iptali davasını açmadığı, bir sonraki genel kurulda da itirazı bulunmadığı davalı kooperatifin üyesi bulunduğu diğer davalı üst birlik arasında imzalanan 23.05.2000 tarihli arsa tahsis sözleşmesi gereği arsa tahsislerine başlanıldığı ve eski ... adal1-2 parsel (YENİ .... ada 1PARSEL) de 9 blok 270 daire, eski 147 ada da 2 blokluk arsa tahsisinin yapılmasının sözleşmede karar altına alındığı, ancak sadece eski .... ada 1-2 parsel (Yeni ... parsel) 9 blok 270 dairelik kısım villa talepli ortaklar için planlanan arsa tahsisinin yapıldığı daire talepli ortaklara ait eski ... (yeni 236/2 parsel) ada da 2 blokluk arsa tahsisinin davalı üst birlik tarafından yapılmadığı davalı kooperatif yönetiminin yoğun baskı ve talepleri karşısında 29.02.2016 tarihinde bu arsa tahsisinin de yapılabildiğini ancak daha sonra davalı üst birlik tarafından 16.10.2017 tarih 2017/105 sayılı kararla ... adada bulunan 2 blokluk arsa yerinin (yeni .... parsel) tahsisi ve tahsis belgesinin hukuka aykırı olarak iptal ettiğini, daire talepli ortaklara tahsis edilen eski ... ada yeni ... parselin iptal edilmesine ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunca 23.10.2017 tarih 211 sayılı yazı ile davalı üst birliğe itiraz ettiklerini 23.05.2000 tarihli sözleşmede hangi arsaya villa yapılacağı hangi arsaya daire yapılacağının kararlaştırılmış olduğu, ... parselin 13.339 m2 lik alanın 9 blok karşılığı 270 daireye esas bir arsa olduğu ve bu arsaya villa yapım kararının alındığı, daire talepli ortakların da daire yapacağı yerin .... parsel olduğu dolayısıyla villa alanlarının geniş tutulduğu iddiasının yersiz ve dayanaktan yoksun olduğu, daire talepli ortaklar içinde bulunan davacının sadece ve sadece genel giderler katılım payı ödedikleri, inşaat giderlerini ödemedikleri dolayısıyla villa binalarına tedbir talebinin hukuki dayanağının olmadığı iddiasıyla davanın reddini talep etmektedir. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacının kendisine konut tahsisi yapılmamasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. -Mahkememizce kooperatif kayıtları, tapu kayıtları ve ödeme kayıtları celp edilerek incelenmiş, davaya konu taşınmaz üzerinde keşif icra edilmiş, sair deliller celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Mahkememiz dosyası dosyanın 1 kooperatif uzman, 1 mali müşavir, 1 sektör bilirkişisinden oluşan heyete tevdii ile uyuşmazlığa konu hususlarda bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; davacının halen davalı .... nin 08.09.1998 tarihinden beri 138 nolu üyesi olduğu ve taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlığın bulunmadığı,1163 sayılı kooperatifler kanununa göre Yapı kooperatiflerinin asıl amacı ve yükümlülüğünün üyelerin kullanımına uygun bir bağımsız bölümü teslim etmek olduğu, kendisine daire verilebilecek konumdaki bir üyenin daire almaktan vazgeçerek, tazminat bedelinin ödenmesini isteyemeyeceği, tapu iptal ve tescil talebinin mümkün olmadığının tespit edilmesi halinde ancak davacının tazminat bedelinin kendisine ödenmesini talep edilebileceği, davacıya üyeliği gereğince tahsis edilebilecek bir bağımsız bölümün bulunmadığının taraflarca kabul ve beyan edilmesi, bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmaması neticesinde kooperatif üyesi bulunan davacının tazminat bedelinin kendisine ödenmesini talep etmede haklı bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, davalı .... kooperatifinin 16.06.2001 tarihli genel kurulunda alınan karar gereği diğer davalı üst birlik ile yapılan 23.05.2000 tarihli arsa tahsis sözleşmesine istinaden villa talepli veya daire talepli olmak üzere 2 farklı türde ortak kaydının oluşturulduğu, kooperatif ortaklarının özgür iradeleri ile ya daire ortağı olarak kalarak sadece genel yönetim giderlerine katılmak suretiyle ortaklığa devam etmelerine, yâda villa üyeliğine geçiş yaparak villa ruhsat, inşaat yapım giderleri ve genel yönetim giderlerine katılmak suretiyle üyeliklerine devam etme tercihlerinden birini yapma konusunda serbest bırakıldıkları, davacının anılan genel kurul kararının iptal edildiğine dair bir beyanının bulunmadığı, davalı ...nin 1998- 2018 tarihleri arasında yapılan genel kurul kararlarından anlaşıldığı üzere kooperatifin 1998-2001 tarihi arasındaki dönemde villa talepli veya daire talepli üye ayrımı yapılmaksızın tüm üyelerinden eşit tutarda arsa bedeli ve aidat ödemesini talep ve tahsil ettiği, davalı .... nin 2001 yılı genel kurulunda alınan karar gereği kooperatifte bu tarihten itibaren farklı 2 tip projeye göre üyeliğin benimsendiği (daire talepli veya villa talepli olarak) , 2002 -2018 tarihleri arasındaki dönemde villa tipine üye olan ortaklardan, (bu ortaklara yönelik arsa tahsisinin davalı üst birlik tarafından yapılması ve arsa üzerinde villa inşaatlarının projeye göre imal edilmesi nedeniyle) inşaat maliyetleri de dikkate alınarak daha fazla aylık ödemenin villa tipi ortaklardan tahsil edildiği, daire talepli üyelerden ise bu dönemde sadece kooperatif genel giderlerini karşılar şekilde aidat talep edildiği, davacının gerek dava dilekçesindeki beyanı, gerek genel kurul kararları, gerekse davalı kooperatife yaptığı ödeme tutarlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının davalı kooperatifte daire talepli ortak olarak (120 m2 lik daireye ilişkin olarak ortaklığını sürdürdüğü ve bu üyeliğe ilişkin ödemelerini yapmış olduğundan davacının davalı kooperatif nezdinde (120m2 lik) daire talepli ortak olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, davalı .... Yapı Kooperatifi Birliğinin diğer davalı .... "ne yeni ... ada 1 parsel (villa inşa etmek için) ile .... ada 2 parseli (daire talepli ortaklara daire yapmak için) değişik tarihlerde önce tahsis ederek, arsa tahsis bedellerini ... den ve onun üyelerinden tahsil ettiği, nitekim üst birlik yönetim kurulu başkanı ...'ın davalı ... nin genel kurullarına katılarak daire bloklarının yapılacağı .... ada 2 parsel sayılı arsanın da tahsisinin yapılacağı, ... ada 2 parselde yer alan 2 adet blok arsa yeri bedelinin üst birliğe ödenmiş olması nedeniyle 2. Kez bu arsa için arsa bedeli talep etmeyeceklerinin genel kurula bildirildiği, davalı .... Yapı Kooperatifi Birliğinin diğer davalı .... “ne yeni ... ada 1 parsel (villa inşa etmek için) ile ... ada 2 parseli (daire talepli ortaklara daire yapmak için) önce tahsis ederek ön tahsis ve arsa tahsis sözleşmesi düzenlediği, en son olarak 29.02.2016 tarihli ön tahsis belgesi ile Birlik sınırları içindeki İstanbul ili ... ilçesi, ... Mah, .... porjesinde .... ada 2 parseldeki alanda 2 blok inşa edilebileceğine dair ön tahsis belgesi düzenledikten sonra söz konusu ... parselin sehven tahsisinin yapıldığı, söz konusu arsa mülkiyetinin kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle 2017 yılında davalı üst birlikçe iptal edildiği, davalı .... de halen tahsisi devam edip villa inşaatlarının yapıldığı belirtilen .... ada 1 parsel yönünden tahsis işleminin halen devam ettiğinin anlaşıldığı, tapu kayıtlarına göre ( Eski ... ada 1-2 parseldeki 9 adet blok arsa yeri villa talepli ortaklara tahsis edilen) .... ADA 1 PARSEL SAYILI TAŞINMAZ MALİKLERİNİN .... hisse ile ... YAPI KOOPERATİFLER BİRLİĞİ, 76599/666986 hisse ile Nuh Taş, 195896/1333972 hisse ile ..., 136023/333493 hisse ile ....ın olduğu, (Eski ... ada 1-2 blokluk arsa yeri) ( 2 blokluk Daire talepli ortaklara tahsis edilen) ... ADA 2 PARSEL SAYILI TAŞINMAZ, MALİKLERİNİN ise /4 hisse ile ...., !4 hisse ile .... Elektromekanik Ürünler İnşaat Spor Malzemeleri İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin olduğu, ... ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalı üst birliğin malik sıfatının bulunmadığı, davacının üyeliğin başlangıcı olan 1998 tarihinden dava tarihine kadar Davalı .... Yapı Kooperatifi Genel Kurul Kararlarına göre aidat altyapı katılım payı olarak 15.408,00 TL, altyapı katılım payı olarak 630,00 TL, arsa payı olarak 5.000,04 TL ve birlik payı olarak 600,00 TL olmak üzere toplamda 21.638,04 TL ödenecek tutarın cari hesabına tahakkuk ettiği, davalı ... Yapı Kooperatifi ticari defter kayıtlarına göre davacının, 26.04.2019 dava tarihine kadarki döneme ait tahakkuk ettirilmiş 21.638,04 TL tutarı ödeyerek davalı ...K den 1,65 TL fazla ödeme yaparak alacaklı olduğu, kooperatiflerce alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılması şart olduğu bu nedenle Yapı kooperatifleri birlikleri ve merkez birliklerinde, arsa temini, alt yapı çalışmaları, ortak kooperatiflere arsa tahsisi işlemlerinin yukarıda anılan mevzuata uygun olarak yapılması gerekeceğinden somut davada davalı üst birliğin adına kayıtlı olmayan veya arsa satış vaadi sözleşmesi ile satın almadığı /alamadığı arsaları üst birlik üyesi diğer davalı .... kooperatifine tahsis ederek arsa bedeli ve alt yapı bedelini 1998 yılından beri tahsil ettikten sonra 2017 yılında gönderdiği yazı ile davaya konu .... ada 2 parselde kayıtlı arsanın maliki bulunmaması nedeniyle tahsis edemeyeceğini bu nedenle söz konusu arsa tahsisinin sehven yapıldığı, bu bağlamda geriye dönük olarak alt yapı genel gider paylarında düzenleme yapılarak yeni cari hesabın düzenlendiği yönündeki beyan ve işlemlerinin TMK 2 mad belirtilen iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağı yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığı, Sayın Mahkemenin de bu kanaatte olması durumunda davacıya ödenmesi gereken tazminattan davalı üst birliğin de TTK. m. 7 hükmü uyarınca sorumlu olması gerektiği, daire talepli ortaklardan hiç birisine bağımsız bölüm tahsis edilmediğinden, inşaat gideri dışında diğer tüm arsa, alt yapı giderlerinin tamamını genel kurul kararlarıyla uyumlu olarak muhasebe kayıtlarıyla da ödediği tespit edilen daire talepli ortak olan davacının, dava tarihi itibari ile tespit edilecek davacı hissesine isabet eden arsa bedeli değerini tazminat olarak davalılardan talep edebileceği yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığı, arsa bedeline yönelik değer tespitinin ise ancak bu hususta uzman (mühendis) bilirkişi eliyle tespit edilmesi gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası yerinde inceleme yetkisi icra edilen keşif akabinde 1 harita mühendisi 1 gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 19/11/2020 tarihli raporda özetle; İstanbul ili, ... ... Mah., ... Ada 2 parsel, 4.384.77 m2 alanlı Arsa nitelikli olup, dava Tarihi m2 arsa değerinin 950,- TL. olabileceği arsa Toplam değerin 4.384.77 m2 x 950 - 4.165.532,-TL olarak hesaplandığı, İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada 1 parsel, 13.339.72 m2 alanlı Arsa nitelikli olup, Dava Tarihi m2 arsa değerinin 1700,-TL. olabileceği, dava dilekçesinden davacıya ait 2 adet kooperatif hissesinin olduğunun anlaşıldığı, ancak kooperatif ortaklık yapısı, yapılması hedeflenen daire alanı, daire talepli ortak sayısının bilinmediği, ... Ada 2 parsel, 4.384.77 m2 olup Emsal;0,80 dir. buna göre 4.384.77 m2 x 0,80 -3.507.816 m2 inşaat yapılması hakkı olacağı, 341 konut için ortalama brüt 140 m2 inşaat alanı olacağı varsayımı ile 3508 m2 /140zx 25 konut edeceği, 1 adet konut arsa payı 1/25 -—4.165.532,-TL/25 >166.621,-TL 2 adet adet konut arsa payı 333.242,-TL olacağı, 241 konut için ortalama brüt 115 m2 inşaat alanı olacağı varsayımı ile 3508 m2 /115-36 konut edeceği, 1 adet konut arsa payı 1/36 -4.165.532,-TL/36 -115.709,-TL olduğu, 2 adet adet konut arsa payı 231.418,-TL olduğu, davacı payı belli olmadığından bu hesap mevcut imar şartları dikkate alınarak fikir verici mahiyette, varsayım üzerine yapıldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Davacının davasının tamamen ıslah etmesi üzerine, dooperatif uzmanı (...), mali müşavir (...), sektör (....) bilirkişisinden oluşan heyete tevdii ile davacı tarafın davanın tamamen ıslahı ve davalı tarafın buna karşı beyan ve itirazları ve tüm dosya kapsamı ile 19/11/2020 tarihli bilirkişiler ... ve .... tarafından sunulan rapor da değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/10/2021 tarihli ek raporda özetle; davacının yargılamanın devamı sırasında kooperatif üyeliğinden İSTİFA etmiş olması nedeniyle 1163 sayılı kooperatifler kanununun 17. , Ana sözleşmenin 15. Maddesi gereğince artık tazminat değil, çıkan ve çıkarılan ortaklarla hesaplaşma hükümlerine göre davalı kooperatiften ödemiş olduğu aidatın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin geri iadesini talep edebileceği 2020 yılı bilançosunun 2021 yılında yapılacak genel kurulda kabul edilmek suretiyle kesinleşmesinden itibaren 1 ay geçtikten sonra bu alacağın muaccel hale geleceği ve muaccel olan bu hakkın davalı kooperatiften tahsilinin talep edilebileceği, davacının çıkma payı alacağının hesaplanabilmesi için davalı kooperatifin 2021 yılında yapılan 2020 hesap yılı genel kurul tutanağının, kabul edilen kesinleşmiş 2020 hesap yılına ait bilanço gelir gider tablosunun dosyaya sunulması halinde, davacının çıkma payı alacağının kurulumuzca hesap edilebileceği, davacı ...'un üyeliği gereğince davalı kooperatife bu güne kadar aidat ve arsa payı olarak yaptığı ödemeler toplamının 25.367.69.TL olduğunun davalı kooperatif beyanı ile kabul edildiği, davacının kooperatif üyesi olduğunun sayın mahkemece kabul edilmesi halinde huzurdaki dava dosyasında daire tesliminin mümkün olmaması ve bu inşaatların yapılma imkanının da bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davacının 120 m2 lik 1 adet daire üyeliği gereğince davalı kooperatiften tahsilini talep edebileceği tazminat tutarının 19.11.2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda hesap edildiği üzere (arsa bedeli olan ) 1 adet konut arsa payı karşılığı olan 1/25 >4.165.532,-TL/25 —-166.621,-TL nin tahsilini dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften talep edilebileceği, 19.11.2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda 2 adet konut arsa payı değerinin 231.418,-TL olarak hesaplanmış olmasına rağmen, davacının davalı kooperatif nezdinde 1 adet daire ortaklığının bulunduğunun gözetilmesi gerekeceği yönünde sonucuna varıldığı, 1163 sayılı kooperatifler kanununa göre kooperatif ile ortağı arasında bulunan ilişkinin, ticari bir ilişki olmadığından tahsili talep edilebilecek — asıl alacağa, ticari faiz istenemeyeceği, davacının ticari faiz yönünden talebinin haklı ve yerinde olmayacağı, huzurdaki ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak tazminat isteminde bulunan davacının, yargılamanın devamı sırasında bu ortaklık sıfatı (kendi isteğiyle istifa etmesiyle) sona erdiği dosyaya ibraz edilen istifa ihtarı ile tevsik edildiğinden, ortaklık sıfatına sıkı sıkıya bağlı olan teslim edilemeyen daire sebebiyle tazminat bedelinin tahsilini davalı .... der talep edemeyeceği, davacının 04.03.2020 tarihli dilekçesi ile (TAMAMEN ISLAH ) ileri sürdüğü taleplerinin hukuki değerlendirilmesi ve nitelendirilmesinin tamamen sayın mahkemeye ait olacağı, davacının manevi tazminat istemine yönelik talebinin takdir ve değerlendirmesinin tamamen sayın mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Düzenlenen ek raporun akabinde eksikler giderilerek dosyanın kooperatif uzmanı (....), mali müşavir (....), ekonomi-finans uzmanı (....) bilirkişisinden oluşan heyete tevdii ile davacının talep edebileceği maddi ödence miktarının tespiti amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/01/2023 tarihli ek raporda özetle; davacının yargılamanın devamı sırasında kooperatif üyeliğinden İSTİFA etmiş olması nedeniyle 1163 sayılı kooperatifler kanununun 17. ,Ana sözleşmenin 15. Maddesi gereğince artık tazminat değil, çıkan ve çıkarılan ortaklarla hesaplaşma hükümlerine göre davalı kooperatiften ödemiş olduğu aidatın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin geri iadesini talep edebileceği,” yönünde görüş bildirmiş isek de davalı kooperatifin 02.03.2021 tarihinde yapılan 2020 hesap yılı genel kurulunun 8 nolu kararı ile davalı kooperatiften daha önce istifa eden veya ihraç edilen üyelerle yapılan hesaplaşmada bu ortakların ayrıldığı yıl bilançosuna göre hissesine isabet eden kooperatif genel gider masraf payının düşülmediği belirtilerek bundan sonra istifa eden ve ve ihraç edilen ortaklara yapılacak ödemelerden genel gider payı düşülmeden yaptıkları ödemelerin geri iadesine genel kurulca karar verilmiş olması nedeniyle somut davada kooperatif üyeliğinden kendi istemiyle ayrılan davacıya yapılacak geri ödemeden hem genel kurul kararı hem de 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği genel gider payının düşülemeyeceği, böylelikle gerek kök rapor gerekse ek raporda da belirtildiği üzere ,Davacı ...’un üyeliği gereğince davalı kooperatife bu güne kadar aidat ve arsa payı olarak yaptığı ödemeler toplamının 25.367.69.TL olduğunun kabul ve tespit edilmesi karşısında bu tutardan genel gider masraf payı düşülmeden davacıya ödediği 25.367,69.TL nin ödenmesi gerekeceği , diğer bir ifade ile davacının üyeliği gereği ödediği toplam 25.367,69.TL nin tamamını davalı kooperatiften tahsilini talep etmekte haklı bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası, dosyada mevcut bilgi, belge ve deliller ile birlikte Yargıtay .... HD'nin ... Esas, .... Karar sayılı ilamında belirtilen kıstaslar dikkate alınarak hesaplama yapılması ve tarafların dosyada mevcut raporların itirazları da karşılamak üzere 1 kooperatif alanında uzman hesap bilirkişisi, 1 gayrimenkul değerleme uzmanı ve 1 finans alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/02/2024 tarihli raporda özetle; .... YAPI KOOPERATİFİ’nin 08.09.1998 tarihli 40 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile davacı ... “1 ADET DAİRE TALEBİ” ile kooperatife üyelik talebinin kabul edildiği, davacının davalı ....YAPI KOOPERATİFİ’ne 08.09.1998 tarihinden itibaren138 nolu üyesi olduğu, davacı ...'un daire talepli ortaklığı tercih etmiş ve 16.06.2001 tarihinde yapılan Genel Kurul tutanağında şerhi bulunmadığı, genel kurulunun iptali davasını açmamış ve bir sonraki genel kurulda da itirazının bulunmadığı, davacı ... Üsküdar ... Noterliğinin .... yevmiye 08.12.2020 tarihli ihtarla kooperatif ortaklığından istifa ederek ayrıldığı, davacının istiafa ederek ayrıldığından dolayı 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine göre kooperatiften istifa eden ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ayrılmanın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına sahip olduğu, bu itibarla T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında belirtilen hesaplama yönteminin dava için uygun olmadığı, ancak, davalı ...nin 02.03.2021 tarihinde yapılan 2020 hesap yılı genel kurulunda ortakların istifası veya ihracı durumunda yapılacak ödemelerden genel giderler düşülmemiş olması onaylanarak bundan sonra istifa eden ihraç edilen ortaklara da yapılacak ödemelerden genel giderler düşülmeden yaptığı ödemelerin iadesine karar verildiği, davacı ... üyeliği gereğince davalı kooperatife Haziran 2021’e kadar aidat ve arsa payı olarak yaptığı ödemeler toplamı ise 25.367.69 TL olarak gerçekleştirdiği, Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi gereği genel gider payının düşülmemesi ve davacıya ödediği aidat, arsa payı ve diğer miktarların geri ödenmesi gerektiği, bu itibarla eşitlik ilkesi gereğince yaptığı ödemeler toplamı olan 25.367.69 TL’nin geri ödenmesi gerektiği, davacı ...’a ödenecek toplam faiz miktarının 10.791,28 TL olduğu, davacının manevi tazminat istemine yönelik talebinin takdir ve değerlendirmesinin tamamen Sayın mahkemenize ait olacağı, davaya konu .... ada 2 parselde kayıtı arsanın maliki bulunmaması nedeniyle tahsis edemeyeceğini, bu nedenle söz konusu arsa tahsisinin sehven yapıldığı, bu bağlamda geriye dönük olarak alt yapı genel gider paylarmda düzenleme yapılarak yeni cari hesabın düzenlendiği yönündeki beyan ve işlemlerinin TMK 2 mad belirtilen iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağı yönünde ve Davalı ...nin sorumlu olup olmadığı hukuki bir konu olup Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı kooperatif ile davalı üst birlik arasında imzalanan arsa payı kat karşılığı sözleşme gereği üst birliğin tahsis ettiği araziler (.... ve ... parsel) ile tahsisi iptal edilen araziye (236/2 parsel) ilişkin tapu kayıtlarının incelenmesi, yukarıda belirtilen hususlar da dikkate alınarak konut yapımının neden imkansız hale geldiği ve neden kaynaklandığı hususlarının Bilirkişi uzmanlık alanımıza girmediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Dosyanın daha önce rapor veren hesap bilirkişisi ... ve ....a tevdi edilerek, 19/02/2024 tarihli raporda yer alan asıl alacak ve faiz hesabı ile ayrılmanın kesinleştiği yılın bilançosuna göre belirlenen muacceliyet tarihi nazara alınarak dava konusu alacakla ilgili vade tarihinden dava tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verileri ( Tefe-Tüfe-Üfe ), banka vadeli mevzuat faiz oranları (Merkez Bankası verileri ), döviz kurlarındaki değişiklikler, devlet tahvil faiz oranları, asgari ücret ve diğer yatırım araçlarının getiri bilgileri ile birlikte dava konusu asıl alacağın bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde dava konusu asıl alacak ile birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile hesaplanan asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihine kadar oluşan faiz miktarı arasındaki farkın belirlenmesi ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 25/05/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı ...’un üyeliği gereğince davalı kooperatife Haziran 2021’e kadar aidat ve arsa payı olarak yaptığı ödemeler toplamının 25.367.69 TL olarak gerçekleştiği, ...nin 02.03.2021 tarihinde yapılan 2020 hesap yılı genel kurulunda ortakların istifası veya ihracı durumunda yapılacak ödemelerden genel giderler düşülmemiş olması onaylanarak bundan sonra istifa eden ihraç edilen ortaklara da yapılacak ödemelerden genel giderler düşülmeden yaptığı ödemelerin iadesine karar verildiği, davacının bir ay sonra ödediklerini İSTEME HAKKI ve DAVA HAKKI bulunduğu ve bu hakkı 03.04.2021 tarihinde başladığı, 03.04.2021 – 24.05 2024 döneminde ABD Doları, Euro, Altın (Gram), TÜFE, ÜFE, BIST100 Endeks getirisi, Asgari Ücret düzeyi, Konut Fiyat Endeksi, Tahvil ve Mevduat faizi üzerinden eşit ağırlıkla (%10) oluşturulan portföyün toplam değerinin 119.179,19 TL olduğu, oluşturulan portföyün getirisi olan 119.179,19 TL ile yasal faiz üzerinden ulaşılan 32.542,23 TL arasında farkın 86.636,96 TL ve oluşturulan portföyün getirisi olan 119.179,19 TL ile reeskont faiz üzerinden ulaşılan 41.481,56 TL arasında farkın 77.697,63 TL olduğu, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 10 uncu maddesinde düzenlendiği üzere “Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir”. -Kooperatiften çıkma hakkını kullanan veya çıkartılan ortak, "ayrılma payı" alır. Ayrılma payının “asgari” miktarı, pay sahibinin sermayeye katılma borcu için ödemiş olduğu bedeldir. Fakat ana sözleşmelerle, buna ek olarak, ortakların veya mirasçıların kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden oluştuğu düzenlenebilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanır. Kanundaki "yedek akçe" kelimesi sadece kanuni yedek akçelere inhisar ettirilmelidir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2010, s.887). -Ayrılma payının nasıl belirleneceği, Kooperatifler Kanunu’nun 17 nci maddesi ve örnek (tip) ana sözleşmenin 15 inci maddesinde düzenlenmiştir. Kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebilir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay süre geçtikten sonra bu hak talep edilebilir. -Kooperatifler Kanununun 17 nci maddesi hükmü aynen “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür” şeklindedir. -Bu yasa hükmü uyarınca ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı (istifa) veya çıkartıldığı (ihraç) yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların geri ödenmesi ise bu bilançonun kesinleşmesinden, başka bir anlatımla bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde yapılabilir. Dolayısıyla alacak, bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay sonra muaccel hale gelir. -Çıkma payı alacağının kooperatifçe benimsenerek ödenmiş olması durumunda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. Maddesindeki koşula ve sürelere gerek kalmaksızın benimseme ya da ödeme tarihi itibariyle çıkma payının muaccel olduğunun kabulü gerekir. ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6335 Esas 2022/5579 Karar Sayılı İlamı ) -Somut olayda davacı tarafın dava dilekçesinde kendisine konut tahsisi yapılmamasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu ve fakat yargılama devam ederken 03/03/2021 tarihinde tam ıslah dilekçesini sunduğu, tam ıslah talepli dilekçesinde; "fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla talep ttikleri 15.000,00 TL maddi tazminat taleplerini ıslah edip 216.418,00 TL arttırarak; davacının haklı nedenle feshetmiş olduğu üyelik sözleşmesine istinaden şimdiye kadar ödemiş olduğu tüm bedellerin ve arsa bedelinin dava tarihindeki güncel değeri olan 231.418,00 TL'nin ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın ve dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmilini" talep ettiği görülmektedir. -Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça üyeliğin haklı nedenle feshi nedeniyle maddi tazminat talepli ıslah dilekçesini ıslah ederek alacak isteminde bulunmuş ise de davacının kooperatif üyeliği kapsamında hak ve alacaklarını talep edebilmesi kooperatif üyeliğinin devamı şartına bağlı olup, bu şart dava süresince de yerine getirilmelidir. -Davacı taraf dava devam ederken 0/12/2020 tarihli ihtarname ile kooperatiften istifa yoluyla ayrılmış olup, 1163 sayılı kooperatifler kanununun 17. , Ana sözleşmenin 15. Maddesi gereğince artık tazminat değil, çıkan ve çıkarılan ortaklarla hesaplaşma hükümlerine göre davalı kooperatiften ödemiş olduğu aidatın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin geri iadesini talep edebilecektir. -Bu kapsamda bilirkişi raporları ve diğer kayıtlarla sabit olduğu üzere 25.367,69 TL'lik çıkma payının 2020 yılı bilançosunun görüşüldüğü 02/03/2021 tarihli genel kurul tarihinden 1 sonrası itibariyle muaccel olduğu sabittir. -Ancak her ne kadar davacı tarafın tam ıslah talepli dilekçesi 03/03/2021 tarihli olup, ıslah tarihi itibariyle davacının istifa nedeniyle talep edebileceği muaccel bir alacağı bulunmasa da yukarıda yer verilen Yargıtay içtihatları, .... Yapı Kooperatifi'nin kabul beyanları nazara alındığından çıkma payı alacağının kooperatifçe benimsendiği, bu nedenle davalı kooperatifin ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmaksızın, çıkma payı alacağını derhal ödemesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafın çıkma payını davalı .... Yapı Kooperatifi'nden talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. -Davacı tarafın dava dilekçesinde alacak istemine tahsis edilmeyen konutların güncel değeri ve/veya paranın değer kaybına dayandırdığı görülmektedir. Ancak her ne kadar davacı tarafça taşınmazların güncel değeri veya munzam zarar kapsamında talepte bulunulmuş ise de davacı tarafın üyelikten kendi iradesi ile istifa etmiş olması nedeniyle çıkma payı dışında bir alacak isteminde bulunamayacağı, davacının ıslah tarihi, istifa sonrası bilançonun görüşüldüğü genel kurul tarihi nazara alındığından davacının faiz dışında alacağın ödenmemesinden kaynaklı bir zararının bulunmadığı sabit olduğundan davacının bu yöndeki talepleri Mahkememizce yerinde görülmemiştir. -Yine davacı tarafın Davalı .... Yapı Kooperatifleri Birliği ile üyelik ilişkisinin bulunmadığı, istifa nedeniyle talep edilen çıkma payının iş bu kooperatifler birliğine yöneltilmesi mümkün olmadığından ... Yapı Kooperatifleri Birliği aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. -Davacı taraf ayrıca manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde zedelenen kişinin Aynı Kanunun 58. maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan nesnel (objektif) eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. TMK'nun 24. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylem, kişide elem ve üzüntü oluşturmamış, manevi olarak kişinin dünyasında herhangi bir etki yaratmamış ise yine manevi tazminattan bahsedilemez. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat istemi davalı ile aralarındaki üyelik ilişkisindeki iddialardan kaynaklanmaktadır. Ancak yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere sözleşme ilişkisinden kaynaklanan dava konusu somut olayda davacının kişilik haklarına bir saldırıdan söz edilemeyeceği gibi davacının manevi tazminat olarak talep ettiği hususlar manevi tazminat içeriğinde yer almayan, bu kapsamda talep edilemeyecek hususlardandır. Bu doğrultuda somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın