11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/8348 E. , 2023/2371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 23.09.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/04267 başvuru numarası ile tescil işlemleri devam eden desen tasarım başvurusundaki 1, 5 ve 16. sıra numaralı tasarımlara davalı şirketin itiraz ettiğini ve söz konusu itirazların kısmen kabul edilerek 2017/04267-1 sıra numaralı tasarım tescilinin iptaline, sair tasarımların ise tescilinin devamına karar verildiğini, müvekkilinin 1 sıra numaralı tasarımı ile itiraza gerekçe görsellere konu ürünlerin benzer olmadıklarını, dayanak olarak sunulan kataloğun da yıl bilgilerini kanıtlayıcı belgelerin sunulmadığını, bu nedenle ilgili katalogun dikkate alınmasının doğru olmadığını, her iki şirketin tasarımlarının birbirinden farklı olduklarını, 1 sıra numaralı tasarımın İtalyan bir firmadan özel olarak tasarlatılarak satın alındığını, dolayısıyla müvekkilinin tasarımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi hükümlerince yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olduğunu ileri sürerek TPMK Yeniden Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018/T-221 sayılı kararının iptaline, müvekkilinin tasarımının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu tasarımın yeni ve ayırt edici vasfının bulunmadığını, 2017/04267-1 sıra numaralı tasarım ile itiraz ekinde sunulan NG Kütahya Presentile 2016/2 kataloğunun 43. sayfasında yer alan ve itiraza gerekçe gösterilen Opal kodlu ürünün genel izlenim itibariyle benzer olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının yerinde olduğunu, taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiğini, birebir formda ve yapıda olduğunu, tarafların faaliyet gösterdiği sektörde seçenek özgürlüğünün geniş olduğunu, davacı firmanın müvekkilinin faaliyetlerinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tasarımlar karşılaştırılırken farklı özelliklerinin değil ortak özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tasarımın tarifname bilgilerinde “...desen tasarımımız genel görünüm itibariyle kabuğu soyulmuş ağaç kütüğündeki desenleri andırmakta olup üzerinde belli bir düzene uyulmaksızın oluşan çeşitli açık ve koyu renkli çizgiler ve çatlak görünümlü izler taşımakta ve dalgalı bir görünümü bulunmaktadır.” şeklinde tanımlandığı, davalının itiraza gerekçe sunduğu kataloğunun yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesinde önceki tarihli kamuya sunulmuş bir doküman olarak dikkate alınmasının mümkün olduğu, dava konusu tasarımların genel anlamda seramik desen tasarımlarına ilişkin olduğu, ilgili sektörde çok sayıda alternatif tasarım çalışması yapılmasının mümkün olduğu, somut uyuşmazlık açısından bilgilenmiş kullanıcının doğrudan bu seramiklerin üreticisi değil, bu ürünlerin satıldığı iş yerlerindeki reyon sorumlusunun veya satış elemanının olabileceği, dava konusu tasarıma bakıldığında, seramiğin sadece bir kesitinin görüntüsüne yer verildiği, kesitte yer alan görüntünün redde gerekçe katalogda yer alan görünümlerden bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı bir algı oluşturmadığı, her iki ürünü inceleme fırsatı olan bilgilenmiş bir kullanıcının ürünleri kıyasladığında, genel anlamda doğal yapıda meydana getirilmiş ahşap/doğal taş görünümlü seramikler olarak yorumlayacağı ve başkaca ifade edecek bir özelliğinden bahsedemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait 2017/04267-1 sıra numaralı tasarımla davalı şirket tarafından yapılan itirazlarında iddia ettikleri tescilli ve kataloglarındaki görsellerin benzer olmadığını, bahse konu kataloğun o yıla ait olduğuna ilişkin kanıtlayıcı bir belgenin de sunulmadığını, bu sebeple kataloğun geçerli görülmesinin ve dikkate alınmasının doğru olmadığını, tescilin iptaline karar verilen 1 sıra numaralı tasarımın İtalya’daki Stylgraph firması ve müvekkili şirket tarafından özel olarak tasarlandığını ve ilgili firmadan bu tasarımın alındığına dair faturanın sunulmuş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu 2017/04267/1 sayılı tasarımın, reddine gerekçe gösterilen NG Kütahya Presentile 2016/2 kataloğunun 43 üncü sayfasındaki "OPAL" kodlu tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı ve anılan kataloğun, dava konusu tasarım başvurusundan önceki bir tarihte kamuya sunulduğu hususlarının Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi incelemesi ile usulüne uygun şekilde tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tescili talep edilen tasarımının İtalya'da mukim Stylgraph adlı şirketten satın alındığını, tasarımın mermer ve doğal ahşap görünümünü ihtiva ettiğini ve seramik plakalara uygulandığını, bu tür tasarımlarda desenlerin yaratılmadığını doğal desenin bir bölümünün kullanıldığını, her bir kesitin yegane olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayırt ediciliğin değerlendirilmesinde seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınması gerektiğini, doğal görünümlerin seramik plakalara aktarılmasında seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, tasarımların karşılatırılmasında farklılıklardan çok ortak özelliklerin değerledirilmesine ağırlık verilip ortak özellikler çıkarıldıktan sonra kalan kısım açısından belirgin bir farklılık olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bu hususlara riayet edilmediğini, raporda seçenek özgürlüğünün tartışılmadığını, yine raporda bilgilenmiş kullanıcının yanlış değerlendirildiğini, raporda her iki tasarımın ortak yönünün rapor edilmediğini, birbirinin aynı olan kesit olmadığını, dalgalı ve çatlak görünümün her iki tasarımda farklı olduğunu, her iki ürünün bilgilenmiş kullanıcı gözünde karıştırılmasının mümkün olmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tasarımına davalı tarafından itirazının kısmen kabulüne dair TPMK YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.