11. Hukuk Dairesi

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/36409 başvuru numaralı ve "... Group of Companies" ibareli marka başvurusunun davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiği sektör ile davalı firmanın ticari faaliyette bulunduğu sektörün farklı olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, uyuşmazlığa konu “...” ibaresinin “etken, etkili, canlı” şeklindeki yerleşik anlamları nedeniyle ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğunu ve herkes tarafından marka olarak tescil edilebildiğini, nitekim “...” esas unsurlu birçok markanın davalı kurum nezdinde farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli olduğunu, davalı firmanın böyle ayırt ediciliği zayıf bir ibareyi kendisine marka olarak seçmiş olmasının sonuçlarına katlanması gerektiğini, davacının markasındaki şekil, renk ve ilave kelime unsurlarının davalının markasından yeterli ölçüde farklılaşma sağladığını, dolayısıyla taraf markalarının birbirlerine benzemediğini, davacının ürünlerinin üretime ilişkin ürünler olması nedeniyle gerek yüksek fiyatları gerekse kullanım alanları bakımından uzmanlık bilgisi gerektiren, dikkat düzeyi yüksek, bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, davalı firmanın itirazlarının kötü niyetli, marka tescillerinin de yedekleme saikli yapıldığını, davalının markalarının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin dahil olduğu grup şirketlerinin “...” ibaresini ilk olarak 1996 yılında ticaret unvanı şeklinde tescil ettirdiğini ve o tarihten bu yana da kesintisiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve 2019/36409 kod numarası ile müvekkili adına işlem gören "... Group of Companies+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun, başvuruya konu edildiği tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1999 yılından beri bankacılık sektöründe faaliyet gösteren sektöründe öncü kuruluşlardan biri olduğunu, “...” markasını müvekkilinin sektörde bilinir hale getirdiğini, 2017 yılında bünyesine yeni iştirakler kattığını ve büyüdüğünü, “...” ibareli seri markalar yarattığını, davacının markasında geçen “group of companies” ibaresinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, bu yüzden davacının dava konusu edilen markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davacının seçebileceği sınırsız ibare mevcut iken davalının seri/tanınmış markalarının esas unsuru olan “...” ibaresini seçmiş olmasının davacının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu, davalı firmanın “...” ibaresini ilk olarak 2003 yılında tescil ettirdiğini ve günümüze kadar kesintisiz olarak kullanageldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap