35. Hukuk Dairesi

İstinaf talebinde bulunan davalı ... Çikolata Ve Pasta San. Turz. Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde de; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır. Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa, kaza 25/08/2016 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazasında yaralanma meydana geldiğinden suç teşkil eden fiil kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesi ve 66. maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak, ...’de, C2 vertebra sağ transvers proçeste parçalı kırık görüldüğü, C3 vertebra sağ transvers proçeste ve posterior arkta parçalı kırık görüldüğü anlaşılmakta olup, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusurun 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlendiği, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebileceği, müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığında dahi mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılmasının gerektiği, davacının yaralanmasının niteliği gözetilerek mahkemece müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek hükmedilecek manevi tazminat miktarından matematiksel olmamak kaydıyla bir miktar indirim yapılması gereğinin gözetilmemesi isabetsiz ise de, hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğunun, tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacı tarafın yaşadığı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacı taraf için zenginleştirici, davalı taraf yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, hükmolunan manevi tazminat hakkaniyete uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre hükmedilen miktar itibarıyla müterafik kusurun değerlendirilmemesi sonuca etkili görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Çikolata Ve Pasta Sanayi Tur. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap