12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının 5271 sayılı Kanun 141/1-a,i,j ve k maddelerinin ihlal edilmesi nedeniyle 110.000,00 TL maddi, 110.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; hakim olarak görev yapmakta iken mahkeme bağımsızlığını düzenleyen maddeye aykırı biçimde yetkisiz mercilerce soruşturma başlatıldığı ve gözaltı kararı verildiğini, ev işyeri ve araçta haksız ve hukuka aykırı arama ve el koyma yapıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, hakimlik teminatı hiçe sayılarak şekilde tutuklandığını, soruşturma aşamasında yetkisiz kararları verildiği ancak kararların tebliğ edilmediğini, tutukluluğa yapılan itirazların gerekçesiz reddedildiğini, haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini, 2802 sayılı kanuna aykırı hareket edildiğini, hukuk devleti ilkesine ilkesine aykırı hareket edildiğini, anayasal düzenine ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan suçun ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, karar gerekçesinin haklarının ihlal edildiğini, ihtimal üzerine soruşturma yapıldığını, haksız yargılama nedeniyle mesleğinden olduğunu, haksız el koyma yapıldığı ve halen teslim yapılmadığını, kredi kartı borcunu ödenmediğini, hukuksuz süreç nedeniyle zararın zararının tazmin edilmesi edilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1390 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yargılandığını, 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını,19.07.2016 tarihinde ayrı ayrı tutuklandığı, 25.07.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek bu suçtan 25.07.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, davanın 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Erzurum 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/257 Esas sayılı kamu davası açıldığı, bu suçtan davacının yargılamasının devam ettiği, koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılabilmesi için CMK'nın 142. maddesi uyarınca karar veya hükümlerin kesinleşmesi gerektiği, davacının hakkında her ne kadar anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 25.05.2017 tarihinde tahliye kararı verilmiş ise de davacının soruşturmasının devam ettiği, suç vasfının silahlı terör örgütü olan silahlı terör örgütüne üye olmak olarak değerlendirilerek hakkında kamu davası açıldığı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılamasının devam ettiği, henüz hakkında verilmiş bir beraat kararının bulunmadığı, mahkumiyet kararı verilmesi halinde davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerinin verilecek olan mahkumiyet kararından mahsup edilmesinin gerektiği, davacı hakkında verilmiş bir beraat kararı bulunmadığı ve kesinleşmediği, kesinleşmiş bir beraat kararı olmadığı için dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Kanun'un 142/9 maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/257 Esas, 2020/47 sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, UYAP'tan yapılan kontrolde henüz kesinleşmediği; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacının kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan ve tutukluluğunun devamına karar verilen, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan, (CMK 141/1-a,i,j,k) nedenlerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu, Davacının tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a,i,j,k bentleri kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.12.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın