7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 113 ada 5 parsel sayılı 86.838,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davacı Hazine, 113 ada 6 parsel sayılı 26.957,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., 113 ada 8 parsel sayılı 22.465,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve müştereklerinin miras bırakanı ... ..., 113 ada 21 ve 22 parsel sayılı 29.449,31 ve 19.225,09 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtlarına dayanılarak davalı ..., 113 ada 25 parsel sayılı 7.250,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, hazine adına tespiti yapılan 113 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 15.05.2007 havale tarihli rapor ve krokide dava konusu 113 ada 22 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile işaretli 1.325,70 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 113 ada 8 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile işaretli 141,51 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı hazine adına tespit gören 113 ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı hazine adına, dava konusu 113 ada 22 ve 8 parsel sayılı taşınmazların geri kalan bölümlerinin ise tespit gibi tapuya tescillerine, 550 TL vekalet ücretinin 455 TL’sinin davalı ..., 45 TL’sinin ise davalı ... ...’dan alınarak davacı hazineye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davanın kapsamı, nitelik ve içeriği dikkate alındığında yerel mahkemece oluşturulan 18.1.2008 gün ve 2006/144–2008/7 E.-K. sayılı kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğu dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Konuya ilişkin 10.4.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma sebebi sayılacağı, öte yandan yerel mahkemenin bozmadan sonra önceki karara bağlı olmaksızın çelişikliği (tenakuzu) gidermek kaydı ile vicdani kanaatine göre hüküm oluşturacağı vurgulanmıştır. Bu olgular dikkate alındığında kısa kararla uyumlu olmak üzere (çelişkisiz) gerekçeli kararın oluşturulması zorunludur. Davacı hazinenin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünde kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap