7. Hukuk Dairesi         2010/1934 E.  ,  2010/4328 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece benimsenen uzman bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükmedilen tazminatın belirlenmesi yönünden yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da dava dilekçesindeki isteme ve taleple bağlılık kuralına uygun düşmemiştir.

Bilindiği gibi hukukumuzda zarar konusunda fark teorisi benimsenmiştir. Bu teori gereğince zarar, mal varlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile zarar verici olay meydana gelmese idi bulunacağı durum arasındaki farktan ibarettir. Bu olgu dikkate alındığında hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yararla zarar denkleştirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerekir.

Ayrıca, HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Bu kural yalnızca sonuç talep yönünden değil, müddeabihi oluşturan her bir zarar kalemi yönünden de uygulanır. Bu hukuki olgu dikkate alındığında mahkemece hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde sadece dava edilen sonuç istemin aşılıp aşılmadığına bakılmakla yetinilmemesi, ayrıca her bir zarar kaleminden davacı istemlerinin aşılıp aşılmadığının da incelenmesi zorunludur. Dava dilekçesinde fazla hakkın saklı tutulması ve bazı harcama kalemlerinden davacı alacağının daha fazla olduğunun belirlenmesi diğer harcama kalemlerinden talebin aşılmasını ve fazla tazminata hükmedilmesini haklı göstermez.

Toplanan delillerden davalının yaptığı çalışma sırasında davacı tarafa ait beton direkli kafes tel ile dikenli telin ve ağaçların zarar görmesine neden olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı taraf görülen dava ile aynı yerde yeniden tesis bedeli olarak beton direkli kafes tel için 8.360 TL, beton direkli dikenli tel için 960 TL ve zarar gören ağaçların bedeli olarak da 4.815 TL olmak üzere toplam 14.135 TL tazminatı davalıdan istemiştir. Yukarıda açıklanan gerçek zarar ilkesine göre davacı tarafın zarar gören beton direkli kafes tel ile dikenli telin eski haline getirilmesi için gereken onarım bedelini isteyebileceği, bu durumda da eski beton direkli kafes tel ile dikenli telin yeni beton direkli kafes tel ile dikenli telin bedeli arasındaki eski yeni farkının hesaplanacak bedelden düşülmesi ve hasar bedelinin haksız fiil tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporunda zarar gören duvarın eski-yeni farkı düşülerek denkleştirme yapılmamış, hasar bedeli dava tarihi itibariyle toplam 13.600 TL hesaplanmış, hasar gören ağaçların bedeli davacı istemi aşılarak 5.580 TL olarak belirlenmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.

O halde, dosya yeniden bilirkişiye verilerek bilirkişiden az yukarıda açıklanan kurallar doğrultusunda davacı tarafın gerçek zararının hesaplanması için gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, davalının haksız fiil kurallarına göre sorumlu tutulabileceği gerçek zarar miktarı haksız fiil tarihi itibariyle duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davacı tarafın ağaç zararı olarak tespit raporu ile belirlenen ve davaya konu edilen zarar kaleminden istemi daha az olduğu halde mahkemece az yukarıda açıklanan taleple bağlılık kuralına aykırı olan bilirkişi kurulu raporu ile belirlenen daha fazla bedele hükmedilmesi dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 251,20 TL temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
06.07.2010 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku