Esas No
E. 2022/7435
Karar No
K. 2024/6548
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2022/7435 K. 2024/6548 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7435, K. 2024/6548, T. 18.11.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7435
Karar No
2024/6548
Karar Tarihi
18.11.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2022/7435 E.  ,  2024/6548 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1859 E., 2022/1125 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2021/5 E., 2021/6 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 1993 yılında 3402 sayılı kanun hükümleri gereğince yapılan genel arazi kadastrosu ve 11.11.2019 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait 101 ada 12, 15 ve 38 nolu parsellerin orman kadastrosu kapsamında 2/B uygulaması ile kadastro çalışmaları sırasında yapılan uygulama kadastrosu neticesinde kendilerine ait olan tapuların Orman alanlarına dahil edildiği ve ilan edildiği, davacı adına kayıtlı olan bu parsellerde, mermer ocağını işletme ruhsatı işletme izni alınıp belirtilen tapulardaki parsellerde mermer ocağı işletildiğini ve fiili olarak kullanıldığını, davacı tarafından işletilen mermer ocağı işletmesinin 6821 sayılı Orman Kanunu'nun 16 ncı maddesi gereğince davacı şirketin bu kapsamda değerlendirilerek göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı firmanın kendi mülkiyetinde olan tapulu yerlerine iş bu izinleri aldığını ve davalı kurumun da bu duruma muvafakat ettiğini, Orman Kadastrosu 2/B Uygulama Yönetmeliğinde tapulaması ve kadastrosu yapılmış yerlerde yapılan orman kadastrosunun 19 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasına göre tapulu yerlerde bulunan ağaçların 3 hektardan küçük olması halinde ağaçlık alan sayıldığını, 3 hektardan büyük olması halinde ise mülkiyet esas alınarak devlet ormanı, amme müesseselerine ait orman ya da hususi orman olarak sınırlandırılmakta olduğunu, işbu kanun ve yönetmelik maddelerince söz konusu işletmenin bulunduğu parsellere yapılan Orman Kadastrosuna itiraz ettiklerini öne sürerek davacıya ait tapuların orman alanına dahil edilmesi ile ilgili ilan metni ve ilana ait orman kadastrosuna dahil edilen tapuları gösteren kadastro haritasına itiraza ilişkin davanın kabulü ile söz konusu orman kadastrosunun mevcut parseller yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İdaresi vekilinin duruşmada alınan beyanında özetle; dava konusu taşınmazların 1944 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ilk orman tahdit çalışmasında orman sayılan yer olarak sınırlandırıldığını, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağından davacılara verilen tapuların geçersiz olup yolsuz tescil hükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazların yasal koşulları oluşmadığı için 2/b kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmadığını, halen orman dışı tarımsal amaçla kullanılmadığını öne sürerek davanın reddini istemiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Taşınmazların orman sınırları içerisinde orman sayılan alan olarak tespitin iptalini istemek bakımından kadastro mahkemesine dava açma süresinin geçtiği, 11.11.2019 tarihi itibariyle başlayan askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açma hakkı sınırlama ve 2/B uygulamasına itirazları kapsadığı, dava konusu taşınmazlar hakkında 55 nolu Orman Kadastro komisyonunca mahkememizce alınan teknik raporlar uyarınca tespit edildiği gibi aplikasyon işlemlerinin doğru yapıldığı, yeni bir orman sınırı içine alma işleminin bulunmadığı, orman tahdit hattının sınırları açısından yeni dava hakkı tanınmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu kısımlar hakkındaki 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1944 yılında orman sınırları içine alınmasına ilişkin karara karşı açtığı davasının süre aşımına uğraması sonucunda mahkememizin görevsizliği nedeniyle işbu dosyadan mahkememiz 24.05.2021 tarihli tensip tutanağı ile tefrik edilerek mahkememizin 2021/8 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Dosya kapsamındaki talep, savunma ve Orman İşletme Şefliğine yazılan müzekkereler sonucu 55 nolu komisyonun somut tespitleri ve mahkememizce yapılan keşif sonucu orman mühendisi bilirkişilerin tespit ve değerlendirmeleri de dikkate alındığında; Dava konusu 101 ada 15 nolu parselin harita mühendisi bilirkişinin 22.06.2020 havale tarihli raporu ve ekli krokide belirtilen A1 harfli (9.620,82 m²) ve A2 harfli (1.090,30 m²) kısımların, 1944 yılında kesinleşmiş Orman Tahdit hattı dışında kaldığı ve 2019 yılında 55 nolu Orman Kadastro komisyonu tarafından da orman sınırları dışında bırakıldığı, davacı tarafından iddia edildiği gibi Orman sınırları içerisine dahil edilmediği, orman sayılmayan alanda kaldığı tespit edilen bu yerlerin, komisyon çalışmasının, sınırlandırmasının yasal mevzuata uygun olarak yapıldığı, davacının orman alanlarına dahil edildiği, orman sınırlarına ilişkin iddialarının taşınmazın bu kısımları açısından somut duruma uygun olmadığı, yeni bir orman sınırlandırması yapılmadığı dikkate alındığında, dava konusu olmayan bu kısımlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 6821 sayılı Orman Kanunu 6100 sayılı Kanun 3116 sayılı Orman Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog