8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1964
- Karar No
- 2024/7508
- Karar Tarihi
- 12.12.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Hukuk Dairesi 2023/1964 E. , 2024/7508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : Davalının istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Çanakkale ili Bayramiç ilçesi Tepecik köyünde 1982 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz Eylül 1927 tarih, Sıra: 28, Cilt: 16, Sayfa: 81 numaralı tapu kaydına dayalı olarak 68884,00 m2 yüz ölçümü ve tarla vasfı ile 214 ada 87 nolu parsel altında ... kızı ... adına 20.10.1982 tarihinde tespit edilmiş, tespite Orman İdaresi tarafından itiraz edilmiş, Kadastro Komisyonu tarafından dava konusu yerin orman olmadığı ve tarla olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı süresi içinde dava açılmadığından 31.05.1985 tarihinde tespit kesinleşmiştir. Davacı ... idaresi tarafından aynı konuya ilişkin Kadastro Mahkemesinde dava açılmış ancak davası reddedilmiş ve tespit malikinin mirasçıları adına tespit ve tescile karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna ve aynı kanunun 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uygulama çalışmalarına 1997 yılında başlanmış, 14.12.1998 tarihli sonuçlandırma tutanağı ile kadastro çalışmaları bitirilmiş ve kesinleşmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili Bayramiç ilçesi Tepecik Mahallesi Tepe mevkiinde bulunan 214 ada 87 parsel sayılı, 68.884 m2 yüzölçümlü taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tarla vasfı ile davalı ... adına tespit edildiğini, tapulama çalışmalarının kesinleştiğini, taşınmazın bulunduğu köyde 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarının bitirildiğini, orman kadastro haritalarının bugüne kadar sayısal hale getirilemediğinden dolayı kadastro kanunu ve diğer mevzuat gereğince cins değişikliği yapılıp, tapunun orman sınırları içerisinde kalan kısmının ayrılarak yeni tapu elde edilemediğini, yapılan incelemede davalının maliki olduğu gayrimenkulün tamamının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığından dolayı tapunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşmiş orman kadastrosu bulunması halinde de orman vasfının öncelikle kesinleşmiş orman kadastrosuna göre belirlenmesi gerektiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre O.S. 100, 101, 102 noktalarında kesinleşmiş orman kadastrosu sınırında bulunduğu ve tamamının orman sayılan yerler arasında yer aldığı, dava konusu taşınmazın orman bilirkişisi raporuna göre zemininin % 41-70 oranında 3 kapalılık derecesine sahip fıstıkçamı, meşe ve maki türünde ağaç ve ağaççık türleriyle kaplı olduğu, kuzey ve güney yönünde ayırıcı unsur bulunmaksızın Devlet ormanı ile bitişik olduğu, toprak yapısı itibariyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı, memleket haritasında orman sayılan kısımda kaldığı, 1956, 1958, 1963 tarihli hava fotoğraflarına göre de %11-40 oranında 2 kapalılık derecesine sahip bitki örtüsü ile kaplı olduğu, bu itibarla dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Çanakkale ili Bayramiç ilçesi Tepecik Mahallesi, 214 ada 87 parselde kayıtlı taşınmazın tamamının davalı adına tarla vasfı ile kayıtlı tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın 1992 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında hükmen tescille şahıslar adına tespit edildiği, 1998 yılında kesinleşen orman tahdidinde ise tümüyle orman sınırları içine alındığı, bu tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde kesin hükme dayanarak tahdide itiraz edilmediği ve mahkemece yapılan uygulama ile de kesinleşen tahdit içinde kaldığı, yöntemince yapılan uygulamadan anlaşılmakla davanın kabulüne dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, müvekkiline veyahut daha önceki maliklere tebliğ edilmiş bir kadastro kararı bulunmadığı, hak düşürücü sürelerin geçtiğinden bahisle davanın kabulü kararının yasaya uygun olduğunun tespitinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, istinaf dileklerinde belirttikleri içtihadı birleştirme kararının görmezden gelindiği, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiği, müvekkilinin taşınmazı 24.10.2016 tarihinde satış yolu ile devraldığı ve iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olduğu, tapu kütüğüne iyi niyetle güvenen müvekkilinin söz konusu taşınmazı davasız ve nizasız satın aldığı, müvekkilinin orman olduğu gerekçesiyle taşınmazını kaybedeceği, bu durumun hukuk devletine aykırı olduğu, davacı kurumun açıkça kötü niyetli olduğu, hukuka aykırı biçimde müvekkiline ait mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayı talep ettiği, hukuk ve hakkaniyete aykırı olarak hüküm tesis edildiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.