8. Hukuk Dairesi 2023/1860 E. , 2024/7895 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : Davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı Hazine yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Bursa ili Orhangazi ilçesi Gedelek Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 3060 parsel sayılı 8.147,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 242 parsel numarasıyla ve 8.620,16 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 3058 parsel sayılı 13.198,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 244 parsel numarasıyla ve 13.271,91 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 872 parsel sayılı 5.490,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 769 ada 56 parsel numarasıyla ve 5.688,67 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve arkadaşlarının murisi ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 3045 parsel sayılı 3.254,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 240 parsel numarasıyla ve 3.265,30 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 3043 parsel 2.040,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 245 parsel numarasıyla ve 1.943,37 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı Ak-Pet Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1442 parsel sayılı 11.725,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 241 parsel numarasıyla ve 11.649,18 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve ... adlarına tapuda kayıtlı bulunan eski 1440 parsel sayılı 9.875,00 metrekare yüzölümündeki taşınmaz, 765 ada 246 parsel numarasıyla ve 9.534,78 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1438 parsel sayılı 10.925,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 247 parsel numarasıyla ve 10.935,40 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve ...'un murisi ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1430 parsel sayılı 13.325,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 294 parsel numarasıyla ve 13.360,91 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve ... adlarına tapuda kayıtlı bulunan eski 1524 parsel sayılı 8.575,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 765 ada 295 parsel numarasıyla ve 8.888,17 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve arkadaşlarının murisi Ahmet Çakır adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1174 parsel sayılı 12.780,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 767 ada 226 parsel numarasıyla ve 13.081,56 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilinin maliki ve müştereği olduğu 765 ada 242, 244 ve 769 ada 56 parsel sayılı taşınmazlar ile davalılar adına kayıtlı 765 ada 240, 241, 245, 246, 247, 294, 295 ve 767 ada 226 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırların hatalı belirlendiğini ileri sürerek, müvekkiline ait taşınmazların hatalı belirlenen sınırlarının düzeltilmesini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında taşınmazların sınırlarının doğru belirlendiğini ve davacı adına kayıtlı taşınmazların yüzölçümlerinin arttığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında taşınmazların sınırlarının doğru belirlendiğini ve davacı adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün arttığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Hazine adına kayıtlı olmadığını belirterek, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı adına kayıtlı 769 ada 56 parsel sayılı taşınmaz ile murisi adına kayıtlı 767 ada 226 parsel sayılı taşınmaz arasında sınır bulunmadığını, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazların sınırlarının doğru belirlendiğini ve davacı adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün arttığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... dilekçelerinde; davacının zeminde göstereceği sınırlara mutabık olacaklarını, sınırların hatalı belirlendiğini belirterek, davacının keşifte belirlenecek sınırlarını kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı adına kayıtlı dava konusu 769 ada 56 parsel sayılı taşınmaz aleyhine bir değişiklik olmadığı, aradan kadastral yol geçtiği; davacı parsel aleyhine yalnızca 765 ada 294 parsel sayılı taşınmazın genişletildiği, diğer taşınmazlar yönünden yenileme öncesinde sınırlarda değişiklik yapan herhangi bir işlemin bulunmadığı, sınırlarda bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, yenilemenin dava konusu edilen müşterek sınırda koordinatları belirlenen ilk tesis kadastrosundaki sınırlara göre yapılması gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 54,96 metrekarelik bölümün çekişmeli 765 ada 294 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 765 ada 244 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, bu parsellerin sınırlarının bu şekilde belirlenmesine, alan ölçülerinin (A) harfi ile gösterilen bölümün 765 ada 294 parsel sayılı taşınmazdan çıkarılmak ve 765 ada 244 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tespit ve tescillerine; çekişmeli 765 ada 240, 241, 242, 245, 246, 247, 295, 767 ada 226 ve 769 ada 56 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "1-Davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile alınan teknik bilirkişi rapor ve ek raporlarına, davacı adına kayıtlı eski 872 yeni 769 ada 56 parsel sayılı taşınmaz yönüyle dava dilekçesinde açıkça "yolun altında kalan 2 metre genişliğinde 100 metre uzunluğundaki arazi üzerinde bulunan ağaçlarla birlikte davalı adına yazıldığını, dolayısıyla 226 parsele bırakılan alanın tescilini talep ettiklerini" bildirdiği gözetildiğinde davacı adına kayıtlı yeni 769 ada 56 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan yol yönüyle bir talebinin bulunmadığı, davacının isteminin kendisine ait olduğunu öne sürdüğü ve sınırlarını dava dilekçesinde bildirdiği bölümün 226 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını bildirerek 226 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açtığı, bu hali ile davacının niza yönelttiği 226 parsel sayılı taşınmaz ile ortak bir sınırı bulunmadığı gibi alınan teknik bilirkişi raporunda da "fotogrametrik yöntemle üretilen tesis kadastro paftasının üretilmesine esas alınan hava fotoğraflarında da her iki taşınmaz arasında yolun bulunduğunu, talep edilen yerin tesis ve uygulama kadastrosu sırasında davalı adına tespit edildiğini" bildirmelerine, nitekim davacının mülkiyete yönelik bir talebi var ise genel mahkemede dava açabilecek olmasına, ayrıca davacının paydaşlarından olduğu yeni 765 ada 242 ve 244 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle teknik bilirkişilerin "ilk tesis hava fotoğrafı ile ilk tesis paftasının uyumlu olduğu, sınırların genel olarak uyumlu olduğunun belirlendiğini, kadastro sırasında herhangi bir tersimat ve sınırlandırma hatası yapılmadığını sınırların eski ve yeni durumu arasında marjinal bir hata yapılmadığını" bildirmeleri gözetildiğinde kabule karar verilen taşınmaz haricinde davanın reddine karar verilmesinde; öte yandan çekişmeli 294 parsel sayılı taşınmaz yönüyle eski tarihli hava fotoğrafında zemin kullanım durumuyla ilgili belirleyici hiçbir sınır şekli, renk tonu v.s bulguya rastlanmadığını bildirmelerine, bu hale göre davacı adına kayıtlı taşınmaz ile çekişmeli 294 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ara sınırın geçerli sınır olarak belirlenmesi gerekmesine, her ne kadar uygulama kadastrosu sırasında da 294 parsel sayılı taşınmazın ara sınırı geçerli sınır olarak belirlenmiş ise de ölçü, değerlendirme ve tersimat hatası bulunmadığı bildirilen pafta sınırlarının çakıştırılmasında hata yapıldığı belirlenerek anılan hatanın da mahkeme hükmü ile düzeltilmesine göre;
2.Davalı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin incelenmesine gelince; ilgililer tarafından, uygulama kadastrosu sonucu yapılan işlemlere karşı 30 günlük askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesinde açılacak davada, uygulama kadastrosunun yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilmek suretiyle tespite itiraz edilebileceği, bu tür ihtilaflarda "lehine sınır değişikliği yapılan kişi"den maksadın davacı tarafın taşınmazındaki eksilmenin aksine, taşınmazının yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmaz malikleri olduğu, somut olayda davacının dava dilekçesinde ada ve parsel numarasını bildirdiği nizalı taşınmazlardan hiçbirinin davalı Hazine adına kayıtlı olmadığı gibi az yukarıda açıklandığı üzere davacı adına kayıtlı eski 872 yeni 769 ada 56 parsel sayılı taşınmaz yönüyle dava dilekçesinde açıkça "226 parsele bırakılan alanın tescilini talep ettiklerini" beyan ettiği gözetildiğinde davacı adına kayıtlı yeni 769 ada 56 parsel sayılı taşınmaz açısından sınırda bulunan yol yönüyle de bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, bu haliyle eldeki davada davalı Hazineye husumet izafe edilemeyeceği gözetilerek davalı Hazine hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen hüküm yerinde Hazine yönünden ayrım yapılmaksızın bakiye harcın davalılardan alınmasına karar verilerek harçtan muaf olan Hazineye harç yüklenmesine, öte yandan mahkemece sadece çekişmeli 765 ada 294 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabul kararı verilmekle esasen hakkında ret kararı verildiği anlaşılan 294 parsel sayılı taşınmaz maliki dışındaki davalılar Hazine ile ...'in de ret kararına rağmen bakiye harç, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu" belirtilerek, davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı Hazine yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 765 ada 244 ve 294 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 765 ada 294 parsel sayılı taşınmazın 12.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 54,92 metrekarelik bölümün bu taşınmazdan ifrazı ile 765 ada 244 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 765 ada 244 parsel sayılı taşınmazın 13.326,83 metrekare, 765 ada 294 parsel sayılı taşınmazın 13.305,99 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine; çekişmeli 765 ada 240, 241, 242, 245, 246, 247, 295, 767 ada 226 ve 769 ada 56 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanakları gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden ...'den alınmasına, 359,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 67,80 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.