7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 129 ada 31 parsel sayılı 13123.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 129 ada 31 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.04.2007 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 6561.71 m2 yüzölçümündeki bölümün ifrazı ile davacı adına, aynı rapor ve haritada (B) harfi ile işaretli 6561.75 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... her nekadar dava dilekçesinde taşınmazın tamamı için dava açmış ise de 10.04.2007 tarihli keşifteki usulüne uygun olarak belgelendirilen beyanında taşınmazın doğusunda bulunan bölümün yarısının kendisine ait olduğunu, bu husustaki mahalli bilirkişi ve tanık beyanına da bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir. Öte yandan tutanak bilirkişisi ... 'ın mahalli bilirkişi olarak dinlenmesi usul ve yasaya aykırı ise de davacının keşifteki beyanı dikkate alındığında HUMK'nun 95.maddesi hükmü uyarınca davasını uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 16.04.2007 günlü rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli bölümle ilgili sınırlandırdığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece davacı yönünden oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Nevarki, kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı ... tespitin tarafı olmayan davalı ... Kişiliğini de hasım göstererek dava açmıştır.Bu halde davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Davalı ... Kişiliğine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 1.bendininin sonunda yazılı “...tesciline” sözlerinden sonra “davalı ... Kişiliğine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine” sözlerinin hüküm yerine yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 13.10 TL harcın hükmü temyiz eden davacıya iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap