6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2010/11154 E. , 2010/13168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul 2. İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatının tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı olan 2.904,00 TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve Borçlar Yasası’nın 484. maddesi hükmü gereğince kefilin sözleşmedeki sorumluluğunun sözleşme süresi ile sınırlı olmasına göre temyiz eden davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı alacaklı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Takipte ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.07.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi davacı ile dava dışı ... arasında yapılmış olup davalı borçlu müteselsil kefildir.Davacı alacaklı, anılan kira sözleşmesine dayanarak kefil olan davalı aleyhine Kasım 2008 - Haziran 2009 ayları arası kira parası ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.272,90TL'nin tahsiline yönelik olarak İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 25544 sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
İcra İflas Yasası’nın 68/son maddesi hükmü gereğince itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın istemi üzerine % 40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Davalı borçlu, kira sözleşmesinin kefili olduğunu, kira sözleşmesinin bir yıl için geçerli olup davalının da kiralananı boşalttığını, yeniden kiraya verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
HUMK’nun 74.maddesi hükmü gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve savunmasıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.Bu durumda mahkemece, davalının tazminat talebi bulunmadığından davanın reddi ile yetinmek gerekirken talep aşılmak suretiyle davacının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.