Esas No
E. 2021/444
Karar No
K. 2021/444
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
T. C. ANKARA 1.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/444 Esas - 2024/294

T.C.

ANKARA

1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/444
KARAR NO: 2024/294
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: 1-....

...

VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 30/12/2021
KARAR TARİHİ: 13/06/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 09/08/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin kuruluşunun ardından ... ibareli markasını kullanmaya başladığını ve akabinde markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkilinin ... ve ... esas unsurlu markalarına yaptığı yatırım harcadığı emek ve sermaye ile markalarına ayırt edicilik kazandırdığını, ... nezdinde ... ve ... ibareli bir bir çok markası bulunduğunu, müvekkilinin ... ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı şirletin ... nolu ... ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, markaya itirazın reddedildiğini, müvekkilinin ... ibareli markasının sektörel ayırt edicilik kazandığını, dava konusu markanın tescil edilmesinin müvekkilinin faaliyetine büyük zarar vereceğini, müvekkilinin adının kanunla belirlendiğini, davalı markasının müvekkilinin markalarına aynılık derecesinde benzediğini, karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, davalı tarafça aynı ibarenin esas unsur olarak kullanıldığını, davalı şirket markasının müvekkilinin markasını taklit ederek oluşturulduğunu, davalının da markayı eğitim sektöründe tescil ettirmek istediğini, tüketicilere müvekkilinin altında eğitim verme hizmeti verdiği intibasının uyanacağını, renk kullanımlarının da çağrışım doğurduğunu, yanaşma kastı güdüldüğünü, müvekkilinin seri markaları arasına sızmaya çalıştığını, iltibas ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğunu, “u” harfinin çıkartılmasının farklılık yaratmadığını, benzerliği ortadan kaldırmadığını, tescil sınıflarının da aynı veya benzer olduğunu, müvekkilinin ve markasının son derece tanınmış marka olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmışlığından haksız şekilde yararlanmasına sebebiyet vereceğini, davalının kötüniyetli olduğunu, marka başvurusunun SMK 6/6. Maddesi gereği de reddedilmesi gerektiğini iddia ederek ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, tescili halinde ... nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 08/05/2019 tarihinde kurulduğunu, eğitim öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, markalar arasında kavramsal, işitsel ve görsel olarak ihtiva etikleri unsurların tamamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde iltibasa neden olacak olabilecek düzeyde benzer markalar olmadığını, dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... ... Şirketi adına "..." ibaresinin Uluslararası NICE Sınıflandırma Sisteminin 35. ve 41. sınıfında yer alan mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusu 28/03/2020 tarihinde yapılmış, ... kod numarası verilerek işleme alınan marka tescil başvurusu, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 16. maddesi uyarınca 13/07/2020 tarih ve 352 sayılı .... ilanına karar verilmiş, Dairenin konuya ilişkin kararı başvuru sahibi vekiline bildirilmiş, ... kod numarası altında işlem gören dava konusu "..." ibareli başvurunun yayınına .... vekili tarafından , ..., ... sayılı ve "... ...", "... ...", "... ...” ibareli markaları gerekçe gösterilerek itirazda bulunulmuş, itiraz üzerine ilgili daire tarafından yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine karar verilmiş, Dairenin bu konuya ilişkin kararı; itiraz sahibi vekiline ve başvuru sahibine bildirilmiş, İlgili Dairenin almış olduğu karara itiraz sahibi .... vekili tarafından ...’da görüşülmesi için itiraz dilekçesi sunulmuş, ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararıyla; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun yayınına yapılmış olan itirazın incelenmesi sonucunda markalar kavramsal, işitsel ve görsel olarak ihtiva ettikleri unsurların tamamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı markaların iltibasa neden olabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Markalar benzer olmadığında, itiraz gerekçesi markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağı, muteriz markalarının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ya da bunlara zarar verme ihtimallerinin bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

İtirazda ileri sürülen kötü niyet iddiasının ise yeterli bilgi ve delille ispatlanmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki iddialar da haklı bulunmamış itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:

1.Davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç. maddesi bağlamında benzer olmadığı,

2.Davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzer olmadığı,

3.Davaya konu marka başvurusunda SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı,

4.... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı,

5.... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.

Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (.... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.

Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.

Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin ...sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.

Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (.... , 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.

Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Markası Davacı Markaları ...+... ... ... (35, 41. sınıf) ... ... ... ... (16, 41, 44. sınıf) Tarafların emtia gruplarına bakıldığında;

Dava konusu davalı marka başvurusunun 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve 41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri'ni kapsadığı, Davacının önceki tarihli: ... sayılı markasının tescil kapsamının:

16.Sınıf: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç; kırtasiye tipi kağıt ürünler ve yapıştırıcılar dahil). Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Tespihler. ... sayılı markasının tescil kapsamının:

41.Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. ... sayılı markasının tescil kapsamının:

41.Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. ve 44. Sınıf: Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri. olduğu tetkik edilmiştir. Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. Sınıf yukarıda altı çizili hizmetlerin ... sayılı markasının tescil kapsamında yer alan 16. Sınıf yukarıda altı çizili, ... sayılı markasının tescil kapsamında yer alan 41. Sınıf yukarıda altı çizili, ... sayılı markasının tescil kapsamında yer alan 41. Sınıf yukarıda altı çizili, emtia/hizmetlerin taraf markalarında benzer; Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 41. Sınıf yukarıda altı çizili hizmetlerin ... sayılı markasının tescil kapsamında yer alan 41. Sınıf yukarıda altı çizili, ... sayılı markasının tescil kapsamında yer alan 41. Sınıf yukarıda altı çizili, emtia/hizmetlerin taraf markalarına aynı; olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; davaya konu davalı markası mavi zemin üzerinde orta kısmında “gökyüzü ve ay resmi” üzerine “...” ibaresi “i” ibaresinin üzerindeki noktalama işaretinin dünya görselinden oluştuğu özel bir tasarım ile karma bir marka niteliğinde olduğu, marka imajının esaslı unsurunun markanın ortasında konumlandırılmış “...” ibaresi ve arkasındaki marjinal ... unsurunun bütünün olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markalarının beyaz zemin üzerine üst kısımlarında “ ... “ ve altında “... “ ibaresinden oluştuğu, markanın üst kısmında daha büyük fontta yer alan “...” ibaresinin kısaltma olarak kullanılmakla marka imajını aktaran esaslı/asli unsurun “... ” ibaresinin tamamı olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. .... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ".." esas ibareli markalar ile davalının "...+..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, davaya konu markanın ilk başta göze çarpan baskın ibaresinin “...” ibaresi ve marjinal ... unsurunun kompozisyonu olduğu, , daha önceden davacı adına tescilli markaların göze çarpan unsurlarından birinin de “...” ibaresi olduğu , davalının marka tertibinin yeterli ayırt edicilik niteliğine sahip olduğu, taraf markalarının görsel olarak benzer olmadıkları; davaya konu markada telaffuza konu olabilecek ibarenin “..." ibareleri olması karşısında taraf markalarının sesçil olarak düşük benzer olduğu, taraf markalarında kavramsal bir benzerlikten söz edilemeyeceği (... - ... ), neticeten davalı markasının, esaslı ve tescil edilmek istenen sınıf yönünden kaynak gösterme fonksiyonundan veya özdeşleşmeden de bahsedilemeyecek “...” ibaresini içermesi, söz konusu ise de salt düz yazı şeklinde “markaların görsel, kavramsal olarak benzer olmaması, sesçil olarak ise düşük derecede benzer olması karşısında markaların bütünsel olarak benzer olmadığı; markaların görsel, kavramsal olarak farklı olması, ... Markalar Sicilinde sadece “...” ibaresi ile başlayan 395 adet marka bulunduğu, dolayısıyla doğrudan bir anlamı olmayan ve çeşitli tamlamalarda kısaltma olarak kullanılan bu ibarelerin hali hazırda kullanılan ibareler olduğu, birçok marka kaydının bulunmasından da görülebileceği, bu sebeple tek başına bu ibareleri içermesinden hareketle esaslı unsur göz ardı edilerek iltibas ihtimalinden söz edilemeyecek olması karşısında taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 Maddesi kapsamında iltibas ihtimali bulunmadığı; Özellikle görsel ve kavramsal farklılık göz önüne alındığında davaya konu markaların “aynı” yahut “ayırt edilemeyecek kadar benzer” marka olarak değerlendirmeyi mümkün kılacak bir benzerlik taşımadığı, bu nedenle 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi bağlamında tescil engelinden bahsedilemeyeceği;

Öte yandan “...” ve “...” ibaresi ile Google arama motorunda yapılan araştırmada ... ibaresi için yaklaşık 151.000, ... 814.000.000 sonuç rastlanıldığı, ... ibareli aramada ise ilk sayfanın tamamı ...’ne ait sonuçlar olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ibarenin davacıya aidiyet algısı hususunun yüksek olduğunun söylenemeyeceği, davaya konu davalıya ait marka başvurusu bakımından tescil engeli bulunmadığı, davacı tarafça davalıdan önceki tarihli “...” ibareli kullanımlarının bulunduğu iddia edilmekte ise de bu ibarenin özellikle .... vb. tarafından da yaygın olarak kısaltma şeklinde kullanılmakla ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve markalar benzer görülmediğinden gerçek hak sahipliğine dayalı tescil engeli bulunmadığı, Markalar arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle SMK m. 6/5 hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı. Dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığı, davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, SMK 6/9 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı, da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024 Katip .... Hakim ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog