6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2010/8902 E. , 2010/13495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhtesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhtesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhtesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhtesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhtesata isabet eden kısım muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Ortaklığın giderilmesine konu taşınmaza paydaşlardan biri, faydalı ve zaruri masraf yapmış ise bu masrafların satış bedelinin paylaştırılması sırasında dikkate alınması olanaklı değildir. Bu masrafların kaim değeri diğer paydaşlardan ancak satış bedelinin kendisine verilmesinden sonra sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenilebilir.
Olayımızda; davaya konu taşınmaz üzerinde, davacıya ait muhtesat niteliğinde bağ olduğu keşfen tespit edilmiştir.
Ne var ki bilirkişice muhtesata ilişkin oranlama yapılırken davacıya ait bağın tesis maliyeti ve 2.yıl bakım masraflarının oranlamaya dahil edildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklama ve ilkeler doğrultusunda, söz konusu masraf ve giderlerin oranlama yapılırken dikkate alınması mümkün değildir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle faydalı ve zaruri masraflar göz önünde bulundurulmaksızın muhtesatın kendi değerinin tespiti ile oranlamanın bu değer üzerinden yapılması gerekirken bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.