Esas No
E. 2022/415
Karar No
K. 2024/241
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA

1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/415
KARAR NO: 2024/241
DAVACI: ... Mersis No:...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 1- ...
Mersis No: ...

....

VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 28/10/2022
KARAR TARİHİ: 30/05/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkiline ait marka ile davalıya ait markanın benzerlik teşkil ettiğini, davaya konu markada yer alan “...” ibaresi teknik terim niteliği taşıdığından tüketiciler tarafından dikkate değer görülmeyeceğini ve “...” ibaresi benzerlik değerlendirmesi kapsamı dışında tutulması gerektiğini, müvekkiline ait ... markası ile dava konu ... ... ibareli markanın ilk 4 harfinin benzer olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde ilk hecelerin öenmli olduğunu, her iki marka da “...” emtiasında kullanılacağından tüketici kitlesi tamamen aynı olduğunu, “...” ibaresinin demir anlamına gelen bir ekolduğunu, vitamin türü maddeler olduğundan ayırt edilme gücüninde zayıf olduğunu, hal böyle iken markaların sonunda yer alan “...” ve “...” farklılığının tüketiciler nezdinde bir farklılık olarak algılanmayacağını ve markaların karıştırılacağını, “...” ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığını, taraflara ait marka ilaç markası dahi olsa seri marka imajını yarattığını, markaların benzer olduğu düşünüldüğünde, ilaç markaları her ne kadar bilinçli tüketiciye hitap ediyor olsa da iki ürün arasında ekonomik bağlantı bulunduğu algısı oluşacağını, davaya konu marka 05. sınıflarda tescil ettirilmek istendiğini, müvekkil şirkete ait markanın da 05. sınıfta tescilli olup, aynı emtiaları da kapsadığından markalar arasında iltibasın yaşanacağını, ...’ın, 05. sınıfta yer alan bazı emtialar sağlık çalışanları tarafından reçete ile verilse de, sağlık çalışanlarının da hata yapabileceği elverişsiz çalışma koşulları yüzünden benzer işaretleri karıştırabileceği yönünde kararları bulunduğunu, belirterek ... sayılı kararının tamamen İPTALİ ile ... başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın tescili durumunda 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” malları yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. YARGILAMA:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise dava dilekçesinde geçen mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "... ..." ibaresinin 05. sınıfta yer alan malların tescili amacıyla 14.04.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 14.06.2021 tarih ve 374 sayılı bültende ilana çıktığı, anılan ilana karşı, davacı yanın; itiraz ettiği ... tarafından yapılan inceleme sonucunda itirazın reddedildiği, söz konusu red kararına karşı, davacı yanın karara itirazda bulunduğu, itirazları inceleyen ....’nun 12.10.2022 tarih ve ... sayılı kararı ile; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan incelemede, "..." asli unsuruna sahip işbu başvuru ile ... sayılı "..." ibareli markanın bazı harflerinin ortak olduğu görülmekle birlikte, markaların işitsel olarak belirgin biçimde farklılaşması, markalar arasında kavramsal bir benzerlik bulunmaması, çekişme konusu malların hitap ettiği uzmanlaşmış tüketici kesiminin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olması, malların son kullanıcısı olan halkın genelinin ise ilaç, vb. nitelikteki sağlığa yönelik ürünlerde ortalamanın üzerinde ihtiyat gösterecek olması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek etkide olduğu kanaatine varılmış ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle 6/1 gerekçeli tirazın reddine karar verilmiştir. Bu nedenle kullanım ispatı talebi de değerlendirilmemiştir. Kurumun diğer markalar hakkında önceden verdiği kararlar, işbu başvurunun incelenmesi için emsal teşkil etmeyeceğinden ve Kurum her vakayı kendi özgün koşulları çerçevesinde değerlendirmek zorunda olduğundan, muterizin Kurumun önceki kararlarına dayalı itirazı da haklı görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı yan itirazlarının bir kez daha reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.

Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -Başvuru konusu ... sayılı marka ile davacı yanın önceki tarihli markasının 05. Sınıf 01. alt grup mallarda aynı ya da aynı tür emtiaları kapsadıkları, -Bununla birlikte markaları oluşturan işaretlerin bütünsel anlamda, ilgili niteliklerdeki tüketici kitlesi göz önüne alındığında, karıştırılma ihtimaline neden olacak bir benzerlik taşımadıkları, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Markası Davacı Markası ... ... ... (05. sınıf) (05. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka kapsamında 05. Sınıfta yer alan 05.01. alt grubunda yer alan malların tamamı, davacı yanın önceki tarihli markası kapsamında aynı sınıfta yer alan mallar ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olup taraf markalarının bu anlamda benzer tüketici kitlelerine hitap edip benzer ihtiyaçları karşıladıkları, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikamesi mümkün olan mal ve hizmetler oldukları, satış, sunum ve dağıtım kanallarının ortak oldukları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; ... şeklindeki başvurunun figüratif hiçbir unsur taşımayan bir sözcük markası olduğu, kelimenin sağ alt kısımda .... ibaresinin yer aldığı, anılan ibarenin teknik bir terim niteliği taşıdığından markada yan unsur olarak yer aldığı ve markanın .... şeklinde iki kelimenin birleştirilmesi ile oluşturulduğu, markada yer alan ... ibaresi her ne kadar ayırt ediciliğinin zayıf olsada markadaki konumlandırılışı gereği markanın esalı unsurunun bir parçası olarak yer almakta olup, marka bir bütün olarak ... kelimesi olup, anılan kelimenin dilimizde ya da İngilizcede bilinen bir anlama haiz olmadığı, ibarenin bir bütün olarak toplam 8 harften oluşan kelimenin tek bir kelime formuna sahip olacak şekilde oluşturulduğu, uyuşmazlık kapsamındaki emtialar bakımından farklılaşacağı ve ayırt edici hale gelmiş olacağı, bu nedenle başvuruda yer alan emtialar bakımından markanın bir bütün olarak algılanacağı ve yazımına uygun şekilde “kol-pılas” olarak telaffuz edileceği, başka bir ifadeyle tüketicinin anılan markayı unsurlarına bölerek algılamasına neden hiçbir durumun mevcut olmadığı, markadaki herhangi bir ibarenin diğerine nazaran vurgulu ya da ön plana çıkar şekilde konumlandırılmadığı, bütün olarak markayı oluşturan kelime kombinasyonunun bütününün markanın esas unsuru olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markasının ... ... şeklindeki başvurunun figüratif hiçbir unsur taşımayan bir sözcük markası olduğu, anılan ibarenin dilimizde ya da İngilizcede bilinen bir anlama haiz olmadığı, (....'da ... kelimesinin ... şeklinde yazıldığı) toplam 7 harften oluşan kelimenin tek bir kelime formuna sahip olduğu, markanın “...” olarak telaffuz edileceği anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. ... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "... " ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, davacı yanın “...” esas unsuruna haiz markasının bütünsel algıları itibariyle harf dizilimsel açıdan düşük düzeyli bir benzerlik taşıdıkları, davacı yanın yedi harften oluşan “...” markasını oluşturan harflerin, dava konusu “... ...” ilk 4 harfini oluşturur şekilde yer aldığı, dava konusu markanın başlangıç harf dizilimlerinin aynı olduğu, dava konusu markanın son dört harfinin “...” kelimesinin de markadaki konumları gereği bir bütün olarak algılanması halinde, ortalama zeka ve dikkat seviyesindeki bir tüketicinin, dava konusu markanın orta sesini oluşturan harfleri çekip çıkartarak geri kalan harfleri davacı taraf markaları ile ilişkilendirmesinin mümkün olmayacağı, davacının “...” şeklindeki markasının görsel ve işitsel açıdan bütün olarak bıraktığı algı itibariyle dava konusu “... ...” şeklindeki markadan farklı olduğu, davacı markasında ... kelimesi markanın esas unsurunu oluşturmamakta olup marka bir bütün olarak ... kelimesinden farklı bir formatta olan ... kelimesini barındırdırdığı, ilgili tüketici kitlesi ve hatta ortalama tüketici algısında dahi taraf markaları ile aynı ya da ayrı zamanlarda karşılaşan tüketicinin derhal ve hiç tereddütsüz iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayabileceği, ilgili tüketici kitlesi tarafından anlamları algılanabilecek nitelikteki kelimeler oldukları, dolayısıyla ilgili tüketicinin dava konusu markaya somut bir kavram yükleyebileceği ve kavramsal olarak davacı markasından derhal uzaklaşacağı, ayrıca her ne kadar işaretlerin başlangıç sesleri “...” harflerinin ortak diziliminden kaynaklı bir benzerlik taşımakta ise de 05. Sınıf 01. alt grupta yer alan mallar bakımından tüketicinin, birbirine yakın şekilde oluşturulmuş her bir markayı birbiri ile ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, ... şeklindeki davacı markasını parçalara ayırarak davalı ... başvurusu ... ile benzer bulmanın mümkün olmadığı, bu kapsamda, ... ... markalı ilaçların; marka sözcüklerinin okunuşları arasında düşük düzeyli bir benzerlik olsa da, ilacı reçeteye yazan, reçeteyi okuyan ve/veya reçetesiz şekilde ilacı öneren hekim ve eczacılar bakımından karıştırılmaları mümkün olmadığı, söz konusu tüketici kesimi, ilaç konusundaki uzmanlıkları dolayısıyla, marka işaretleri arasındaki kısmi okunuş ve görünüş farkını kolaylıkla algılayıp ayırt edecek ve markaları birbirleri ile karıştırmayacak, aralarında hiçbir şekilde bağlantı kurmayacağı, neticeten taraf markaları kapsamında aynı ya da aynı tür mallar yer almakla birlikte markaları oluşturan işaretlerin benzerlik değerlendirmesinde, işaretlerin bütünsel algıları itibariyle ilgili tüketicide bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, somut olayda dava konusu başvurunun, davacı yana ait önceki tarihli markası “...” kelimesinden kaynaklı bir benzerliği bulunsa da bu benzerliğe sahip işaretlerin her iki taraf markasında da birbirlerinden tamamen farklı algılar yaratır şekillerde kullanıldıkları, davacı markası ... şeklinde kullanılmakta iken davaya konu marka ... olup, bu markanın içinden birtakım sesleri çekip çıkarması ve algısını bu kısım üzerine yönlendirmesini tetikleyecek bir durumun mevcut olmadığı, dolayısıyla dava konusu marka ile davacı yan markaları arasında harf dizilimsel benzerlik hali dışında görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbiri ile ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, markaların bir bütün olarak birbirinden bağımsız iki ayrı iktisadi kaynağa ait markalarmış gibi algılanacakları, bahsi geçen davacı markaları ile davaya konu başvuru arasında, ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, 05. Sınıf 01. alt grubunda yer alan malların ilgili tüketici kitleleri gözetildiğinde, tüketicilerin her iki taraf markasında herhangi bir şekilde bağ kurmayacağı, işaretler arasında anılan ibareden kaynaklı oluşan benzerliğin, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açmasının önüne geçeceği, SMK 6/1 maddesi kapsamında çifte benzerlik koşulunun şartı oluşmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.