6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2264
- Karar No
- 2024/3944
- Karar Tarihi
- 11.11.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Hukuk Dairesi 2023/2264 E. , 2024/3944 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan inşaat sözleşmesi gereğinin belirtilen şekilde yerine getirilmediğini, A blok yerine C blok numarası verildiğini, bu durumda C blok 2. Kat 5 no.lu bağımsız bölüm taşınmazın tapusunun tarafına verilmesi gerekirken, davalının dava dışı arsa sahiplerine isabet eden taşınmazın hisselerini diğer davalı ...'a devrettiğini, devir işleminin kötü niyetle yapıldığını, bu nedenle C Blok 2. kat 5 no.lu bağımsız bölümün diğer davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu şirket ile yapmış olduğu sözleşmenin tarafınca hiçbir suretle görülmediğini, daireyi satın aldığında da böyle bir sözleşmenin varlığından haberinin olmadığını, kendisinin dava konusu hisseleri tapu kaydına güvenerek satın aldığını, satın almış olduğu dairenin şirkete ait olmadığını, ..., ..., .... isimli şahısların ....'ye vermiş oldukları vekaletname ile tarafına sattıklarını, satın almış olduğu dairede yaklaşık iki yıldır ikamet ettiğini, bu devir işlemlerinin herhangi bir kötü niyetle yapılmadığını, davacı ile davalı şirketin aralarında yapmış oldukları sözleşmenin kendilerini bağladıklarını, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacı ile davalı yüklenici arasında 06.08.2009 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiği, davacının arsa sahibi, davalı şirketin yüklenici olduğu, bu sözleşmeye göre davacıya bir adet dairenin verildiği, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında akdedilen sözleşme, ihtarnameler ve dava dilekçesindeki açıklamalardan davacıya arsa payı karşılığı adı geçene yapılan inşaattan dava konusu C Blok 5 no.lu bağımsız bölüm tapusunun verileceğinin anlaşıldığı, davalı yüklenicinin teslim edimini yerine getirmemesi nedeniyle aralarındaki anlaşma nedeniyle davacıya düşen bağımsız bölümün davalı ...'a devredilmesi karşısında davalı ...'ın iyiniyet iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı, zira davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında dava konusu taşınmazın davacıya tahsis edildiği hususunda ihtilaf olmadığı, ayrıca C Blok 2 no.lu bağımsız bölüm halen davacı adına kayıtlı olduğundan davacı arsa sahibinin de arsa payı devrini içeren edimini tam anlamıyla yerine getirmediği, TBK.' nın 97 nci maddesi gereğince kendi edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı taraftan edimini ifa etmesini isteyemeyeceği, C Blok 2 no.lu bağımsız bölümün halen davacı adına kayıtlı olduğundan birlikte ifa kuralı gereğince davacının davasının kabulü ile, davacı ... adına kayıtlı C blok kat 1, 2 no.lu bağımsız bölümün davalı Yükseliş Mühendislik İnşaat Ticaret Taahhüt Limited Şirketine devredilmesi koşuluyla C blok, kat 2, 5 no.lu bağımsız bölümde davalı ... üzerine kayıtlı hisselerin iptali ile davacı ... adına tescili yönünde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince ve davalı ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1.6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm fıkrasında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu durum, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Somut uyuşmazlıkta, İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm fıkrası şarta ve koşula bağlı olarak kurulduğundan infaza elverişli değildir. Bu itibarla mahkemece, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi re'sen bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2022/235 E. - 2022/467 K. sayılı kararın re'sen BOZULMASINA, (2.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 11.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.